AYM, ölüme sebebiyet veren polisler hakkında soruşturma izni verilmemesini yaşam hakkının ihlali saydı

Anayasa Mahkemesi (AYM), orantısız güç kullanarak ölüme sebebiyet veren polisler hakkında soruşturma izni verilmemesinin, yaşam hakkının hem maddi hem de usul yönünün ihlali olduğuna hükmetti.

Yargı 17.08.2022, 11:31 17.08.2022, 11:40
AYM, ölüme sebebiyet veren polisler hakkında soruşturma izni verilmemesini yaşam hakkının ihlali saydı

Anayasa Mahkemesi (AYM), orantısız güç kullanarak ölüme sebebiyet veren polisler hakkında soruşturma izni verilmemesinin, yaşam hakkının hem maddi hem de usul yönünün ihlali olduğuna hükmetti.

AYM, orantısız güç kullanarak ölüme sebebiyet veren polisler hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Binali Camgöz, Filiz Aydoğan ve Turgay Poyraz Camgöz’ün başvurularını inceledi.

Binali Camgöz, Filiz Aydoğan ve Turgay Poyraz Camgöz’ün yakını olan Y.C.C., 24 Eylül 2017 tarihinde, İzmir’in Bayraklı ilçesindeki bir parkta uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle çevre sakinleri tarafından polise şikayet edildi. Şikayet üzerine olay yerine polis memurları M.C. ve S.P. ile Y.C.C. arasında arbede yaşandı. Y.C.C., polislerin sıktığı biber gazı nedeniyle fenalaştı. Hastaneye kaldırılan Y.C.C., aynı gün hayatını kaybetti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturma başlatmıştı. Polisler hakkında 28 Şubat 2018 tarihinde disiplin soruşturulması da açıldı. Mülkiye Başmüfettişi M.H.G ve Polis Başmüfettişi M.K. tarafından 16 Temmuz 2018 tarihinde araştırma raporu düzenlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü, dosyanın işlemden kaldırılması talebiyle araştırma raporunu İzmir Valiliği’ne gönderdi. Valilik, 18 Aralık 2018 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verdi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Haziran 2018 tarihinde, polis memurları S.P. ve M.C.’nin eylemlerinin ‘taksirler ölüme neden olma’ suçunu oluşturduğunu belirterek İzmir Valiliği’nden soruşturma izni istedi.

İzmir Valiliği, İçişleri Bakanlığı’na yazı yazarak soruşturmanın müfettiş tarafından yapılmasını uygun gördüğünü belirtti. Bunun üzerine, mülkiye başmüfettişi ve polis başmüfettişi, başsavcılığın yürüttüğü doysa kapsamındaki delilleri de değerlendirerek soruşturma izni verilmemesi yönünde kanaat bildirdi. Bayraklı Kaymakamlığı, ön inceleme raporunda yer alan gerekçelerle soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

Binali Camgöz, Filiz Aydoğan ve Turgay Poyraz Camgöz, soruşturma izni verilmemesi kararına itiraz etti. İtirazı değerlendiren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi Başkanlığı, itirazı reddetti. Bunun üzerine Başsavcılık, 1 Ekim 2019 tarihinde, soruşturma izni verilmemesine dair kararın kesinleşmesi nedeniyle soruşturma koşulunun gerçekleşmediğini belirterek inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

“SADECE İDARENİN GÖRÜŞÜ DOĞRULTUSUNDA BİR GÖRÜŞE ULAŞILDIĞI GÖRÜLMÜŞTÜR”

Bunun üzerine Binali Camgöz, Filiz Aydoğan ve Turgay Poyraz Camgöz, bireysel başvuru yoluyla konuyu AYM’ye taşıdı. Başvuruyu inceleyen AYM, yaşanan olayda yaşam hakkının hem maddi hem de usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetti. AYM, kararında şunlar kaydedildi:

“Bölge İdare Mahkemesi kararında, kolluk görevlileri hakkında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte yeterli ve makul şüphe bulunmadığını belirtilerek soruşturma izni verilmemesine dair karara yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Anılan kararda, itiraz nedenlerinin hangi gerekçelerle kabul edilmediğini ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadan sadece idarenin görüşü doğrultusunda bir görüşe ulaşıldığı görülmüştür. Bölge İdare Mahkemesi kararının soruşturmada elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olması gerekliliğini karşılamadığı, yaşam hakkına yönelik müdahalenin ölçülü bir müdahale olup olmadığına yönelik bir değerlendirme içermediği, bu değerlendirmelerin de yer alabileceği bir soruşturma ve gerektiğinde kovuşturma yapılmasını engellediği anlaşılmıştır.”

Yorumlar (0)
26
açık