24.11.2022, 12:45

Taşlar sallanmaya devam edecek

İyi Parti olağan İl Kongresi yaklaştıkça parti gündemi de hızlı değişikliklere tanık oluyor. Bu nedenle de söz konusu İyi Parti olunca bizde sözcüklerimizi olabildiğince özenli seçmeye çalışıyoruz.

Ama geçtiğimiz pazartesi (21 Kasım 2022) itibarı ile Abdullah Erdoğan senaryosunun bitişine tanık olduk. Abdullah Erdoğan, kendisine yapılan İl Başkanlığı teklifini, kendisine has nezaket ile ‘sağlık sorunları ve ailevi durumlarını’ gerekçe göstererek reddetti. Abdullah Erdoğan’ın kendi iç dünyasında neler yaşanıyor bilemeyiz ama eğer teklifi kabul etseydi de çok zor bir il örgütünün başına geçeceği kesindi.

Çok zor. Çünkü Antalya, İyi Parti için Türkiye’de en stratejik illerden birisi konumunda. Ülke genelinde, nüfus yoğunluğu baz alındığında, en yüksek oy oranının yakalandığı kent Antalya. Durum böyle olunca, genel merkez de Antalya’yı kendi kontrolü altında tutmak için büyük çaba gösteriyor. Burada şu soru yanlış olmaz. Hangi genel merkez. Çünkü Abdullah Erdoğan formülü, Antalya’da yapılan ön hazırlıklar neticesinde bizzat Meral Akşener’in Demre ziyaretinde gündeme getirilmişti. Bu formül sonrasında da, ‘koskoca Antalya İl Örgütü’nde bir kişi kalmadı da, dışarıdan mı başkan getiriliyor’ eleştirileri yükselmişti. Ancak formülü sahiplenen Meral Akşener olunca, eleştirilerin dozu belirli bir desibelin üzerine yükselmemişti. Ancak Abdullah Erdoğan, bütün çabalara rağmen adaylığı kabul etmeyince senaryo akamete uğradı.

Bu noktadan sonra İyi Parti Genel Merkezi, Antalya’nın kendi içinde üreteceği adaylardan birisini desteklemek seçeneği ile karşı karşıya kaldı. Bunun önemini anlamak için önce adaylara göz atalım.

İki adayın ismi öncelikli olarak dillendiriliyor. Birisi eski il başkanı Ahmet Aydın, diğeri ise İlhami Okudan. Bu ikilinin yanına Ali Adnan Kaya, İrfan Yılmaz gibi isimler de ekleniyor. Bir de kendisi derin bir sessizliği içinde olsa da Nihat Kavşut var. Nihat Kavşut’un sessizliğine rağmen denklemdeki etkisi İyi Parti çevrelerinde biliniyor. Bu nedenle Kavşut’u dikkatle izlemek lazım.

Bu isimlerinin hepsinin ortak noktası, ülkücü kökenli olmaları. Dikkat ederseniz, bu aşamada, Mehmet Başaran benzeri merkez sağ bir isim gündemde değil. Gerçi, zayıf olasılık da olsa, Mehmet Başaran’ın devam edebileceği söylentisi mevcut. Ancak bugünkü tabloda, Antalya İyi Parti İl Başkanının ülkücü kökenli olması kuvvetli bir olasılık gibi duruyor.

İşte İyi Parti Genel Merkezi’nin seçmek zorunda kalacağı isim bu kadrolar içinden olacak. Meral Akşener’in bugüne kadar parti içi hamlelerine bakacak olursak, çok da istenilen bir durum değil.

Bu tablonun bir başka yansıması da, orta vadede Antalya siyasetine etkileri olacak. Şöyle ki; genel seçim sonrası Antalya siyasetine şekil vermek isteyen bazı çevreler, İyi Parti üzerinde yapmak istedikleri kurguda bekledikleri sonucu, şu anda, elde edemediler. Şayet süreç bu şekilde devam ederse, Antalya siyasetinde yeni dönemin taşları bir müddet daha sallanmaya devam edecek.

Son olarak; CHP il ve ilçelere milletvekili olmak isteyen yöneticilerin 5 Aralık – 26 Aralık tarihleri arasında istifa etmeleri gerektiğini belirten yazısını gönderdi. Bu da önemli bir konu.

Bunu da bir sonraki yazıya bırakalım.

Yorumlar (0)