11.01.2022, 00:40

Taliban'dan kaçarak Türkiye'ye gelen Mehriya Afzalı yaşadıklarını yazdı (son)

Editörden…

Mehria Afzali, Taliban şiddetinden kaçan Afganistan’ın ilk kadın televizyonu Zan TV’de siyasi programlarından sorumlu gazeteci. Mehria artık ailesi ile birlikte Türkiye’de yaşıyor. Hayatta kalmak, ailesi ve kendisi için yeni bir gelecek kurabilmek için bir gece içinde mülteci olmaya karar verdi.. Taliban’a rağmen gazetecilik yaptı. Afganistan’ın en bilinen kadın televizyoncularından biriydi. Her sohbette, mesleğine aşık olduğunu söylüyor ve Türkiye’de de mesleğini yapabilmek için çabalıyor. Medyaport olarak Mehria’ya kulak verdik; genç bir kadın gazetecinin mülteciliğe uzanan hikayesini anlatmasını istedik. Mehria, bugün gazeteciliğe giden hikayesinin son bölümüyle karşınızda. Ve artık O Türkiye'de serbest gazeteci olarak, Afganistan'daki gelişmeleri medyaport.net için yazacak. İşte Mehria'nın kaçış hikayesinin son bölümü...

Hayalim gazetecilikti. Afganistan’da yaşanan hak ihlallerini dünyaya duyurmak istiyordum.

Televizyon kuruluşuna başvurumu yaptıktan birkaç gün sonra aradılar ve ön görüşme yapmak istediklerini söylediler.

Bir mülakata katıldım. Birkaç saat sonra muhabir olarak televizyona alındığım bildirildi. Hayalim gerçekleşmişti.

Ertesi gün bir toplantı yapıldı. Televizyonu Amerikalı bir kuruluşun desteklediğini ve benim bir yıl boyunca gazetecilik eğitimi alacağımı söylediler. Bir yıl boyunca hem haber merkezinde çalıştım hem de kursa gittim. Bir yılın sonunda kursu başarıyla tamamladım. Editörlük ve sunuculuğunu yapacağım bir program verildi bana. Bir kadının televizyona çıkması ülkede hoş karşılanan bir durum değildi. Kadınların çalışması istenilmezdi. Kadınların öğretmenlik yapmalarına pek tepki gösterilmezdi. Benim de televizyona çıkmam tepki gördü. Akrabalarımdan da tepki gösteren oldu. Eşim bu süreçte hep arkamda durdu. Yöneltilen her tepkiyi susturdu.

Kendimi çok güçlü hissediyordum. Programım izleniyordu. Bu, Taliban’ın da tepkisini çekti. Ailem tehdit altındaydı. Bir gün sokakta arkamdan taş attılar. Çocuklarıma bir şey yapmalarından çok korkuyordum. Ya da onların annesiz kalmasından...

O süreçte sadece kadınlara yönelik yayın yapılacak bir televizyon kanalı kuruldu; Zan Tv. Çalışanların hepsi kadındı ve program içerikleri de kadınlara yönelikti. Zan Tv’ye geçiş yaptım. İsmim ve yüzüm iyice bilinir olmuştu. Tehditler artarak devam etti. O sabah işe giderken yolda yine arkamdan gelen birkaç adam beni ölümle tehdit etti. Televizyona gittim, fakat kendimi iyi hissetmiyordum. Taksi tutup eve dönmeye karar verdim. Yola çıktım, birden çok yüksek bir patlama sesi duyuldu. Trafik tıkandı. Camı açtım, insanlar koşturuyorlardı, “intihar saldırısı oldu” diyenler vardı. Taksiden indim. Koşan birine “patlama nerede olmuş?” diye sordum. “Azizi Bank’ın karşısında” dedi. Azizi Bank, eşimin iş yerinin karşısındaydı.

Cep telefonumdan hemen eşimi aradım. Açmadı. Defalarca, defalarca aradım. Koşarak bölgeye ulaşmaya çalıştım. Yollar kapatılmıştı. Ara yollardan patlamanın olduğu yere ulaştım. Bir bina yıkılmıştı. Yüzlerce ölü ve yaralı vardı. Şok içindeydim. O sırada telefonum çaldı. Arayan eşimdi ve iyi olduğunu, yaralılara yardım ettiğini söyledi. Bana eve gitmemi söyledi. Eve döndüm. Saatlerce eşimin eve gelmesini bekledim.

Kaygıyla geçen saatler içinde Afganistan’dan ayrılma kararı vermiştim. Afganistan’dan gitmemiz gerekiyordu. Çok kararlıydım. Eşim eve gelince boynuna sarılıp “gidelim” dedim. Eşim de kabul etti. Çocuklarımın geleceği için ülkeden ayrılmaya karar verdik. Eşim, “Türkiye’ye gidebiliriz” dedi. Benim de istediğim bir ülkeydi Türkiye. Birkaç gün içinde eşyaları topladık. Ailelerimizle vedalaştık. Gazeteci olduğum için vize alabildik. Uçak İstanbul Atatürk Havalimanı’na inerken, eşimle el ele tutuştuk ve birbirimize sarılmaya, çocuklarımıza iyi bir gelecek kurmak için çok çalışmaya söz verdik. Ankara’da sıfırdan bir hayata başladık.

İki çocuğumuz vardı. Çocuklarımız okula gidiyor. Bir çocuğumuz daha oldu. Şimdilerde vaktimin çoğunu bebeğime ayırıyorum. Türkçe’yi öğrendik. Eşim çalışıyor, ben de mülteci alanında çalışan Türkiyeli gazetecilere Farsça tercümanlığın yanı sıra serbest gazetecilik yapmaya çalışıyorum.
Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu