Eda-Erman Eltemur kardeşler aynı gün birincilik kürsüsüne çıktılar

Antrenör babaları Şener Eltemur'un çalışmalarını izleyerek, onun yönlendirmesiyle 6 yaşında karateye başladı Eda-Erman Eltemur kardeşler. Çalışmalarını da yine babaları ile birlikte yürüttüler, kendilerine de “altın madalya” sözü verdiler. Gaziantep’te yapılan Avrupa Şampiyonası’nda da iki kardeş bir “ilk”e imza atarak, altın madalya kazanıp, kürsüye birlikte çıktılar.

Spor 17.07.2022, 11:21 17.07.2022, 11:40
Eda-Erman Eltemur kardeşler aynı gün birincilik kürsüsüne çıktılar

Ali ERDOĞAN

Avrupa Karate Şampiyonasında altın madalya kazanan Erman-Eda Eltemur kardeşler aynı gün birincilik kürsüsüne çıktıklarını, Türk sporunda bir ilki başarmaları nedeniyle büyük mutluluk yaşadıklarını belirterek, “Hayalimizdi. Bir rüyaydı. Gerçek oldu” dediler. Erman-Eda kardeşlerin babası Şener Eltemur eski bir karateci ve milli takımda çocuklarının da antrenörlüğünü yapıyor.

Eda-Erman kardeşler MedyaPort.net’in sorularını yanıtladı.

Eda- Erman kardeşler babaları Şener Altemur ile...

Karateye nasıl başladınız?

Eda: 2006 yılında 6 yaşında, babamın karate antrenörü olması nedeniyle abimle babamın bireysel idmanlarını izlemek bana, karateye başlama isteği verdi..

Erman:1999 yılında babamın teşviki ve öncülüğünde kardeşim gibi ben de 6 yaşında başladım.

Milli takıma ilk kez ne zaman seçildiniz?

Eda: Milli takıma 2013 yılında yıldızlar kategorisinde girdim. İlk derecem de Balkan üçüncülüğü oldu. 2015 yılından itibaren Ümit,Genç, 21 yaş altı kategorilerinde Avrupa, Dünya şampiyonalarında milli formayı giydim ve madalyalar kazandım. Artık milli formayı giymeye başladım. Büyükler kategorisinde milli takıma 2017 yılında başladım. 5 senedir ülkemi temsil ediyorum.

Erman: Babamla yıllarca gelişim gösterdikten sonra ilk kez 2007 yılında milli formayı Balkan Şampiyonasında giydim. 2009 yılından itibaren ise Avrupa ve Dünya şampiyonlarında milli formayı giymeye devam ettim.

Abi-kardeş aynı gün altın madalya kazandınız. Nasıl bir duygu?

Eda: Çok mutluyum. Bu başarıyı kelimelerle tarif etmem mümkün değil. Bu başarıya ulaşmak için inancımızla çıktık. Çünkü abimle aynı gün tatamiye (mindere) çıktık. Altın madalya kazandık. Hep bunun hayalini kuruyorduk. Rüya gibiydi. Gerçek oldu.

Erman: Kendi ülkemde, ailemin önünde, kız kardeşimle altın madalya kazanıp bayrağımızı göndere çektirip, İstiklal Marşımızı söyletmenin gururunu yaşattık. Türk spor tarihinde bir ilk’e imza attık. Eda’nın benden önce altın madalya kazanması beni motive etti. Şampiyonadan önce kardeşim altın madalya alacağımızı söylemişti. Bunu gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.

Altın madalyalar nasıl geldi?

Eda: Geçen sene ülkemizde yapılan Avrupa Şampiyonasında bronz madalya aldım, üzüldüm tabi. Kafaya koydum, kendi kendime söz verdim, ‘altın madalya kazanacağım’ diye. Özgüven ve motivasyonla altın madalyayı kazandım. Bu unvanımı ileri ki şampiyonalarda da sürdürmek ve ülkeme madalyalar kazandırmak istiyorum.

Erman: 2016 yılında Fransa’da yapılan Avrupa şampiyonasında Azeri rakibime yenilerek gümüş madalya da kalmıştım. Altın madalyayı çok istiyordum. Büyük bir inancım vardı. 6 yıl sonra beklediğim gün geldi ve altın madalyayı kazandım.

Kamplarda ve müsabakalar öncesi iki kardeş ne konuşurdu?

Eda: Öncelikle şunu belirteyim, babamın bizde büyük emeği var. Milli takımda tüm sporculara bize gösterdiği ilginin fazlasını gösterirdi. Abim bana ben de kendisine moral verir, çıkıp dolaşır, ara sıra da müzik dinlerdik.

Erman: Kardeşime altın madalya kazanacağı yönünde motive eder ve sakin olmasını söylerdim. Bazen karşılıklı antrenman yaptığımız olurdu. Kamplar uzun olduğu zaman şakalaşır, müzik dinler, zamanımızı böyle geçirirdik.

Altın madalyayı kazandığınızda aileniz de tribündeydi. Neler hissettiniz?

Eda: Annem ve babam bize büyük emek verdiler. Onların bu başarıya ortak olmaları

Hem bizim, hem kendileri için büyük bir gurur kaynağı oldu. Ayrıca onları yanımızda görmek bizi daha da mutlu etti elbette.

Erman: Her ikisi de sevinçten hem ağlıyorlar hem de birbirlerine sarılıyorlardı. İki çocuklarının mutluluğunu yaşadılar. Bu da bizi, kardeşler olarak çok mutlu etti, biz de bu duyguyu onlara kekrar yaşatmak istiyoruz.

Son sözleriniz ne olur?

Eda: Karate beni bırakana kadar ben bırakmak istemiyorum. Bıraktıktan sonra yönetici ve antrenör olarak Karate’ye hizmet etmek istiyorum.

Erman: Sporun yaşı yok. Sakatlık ve başka şanssızlıklar olmadığı sürece devam edeceğim. Ben de babamın izinden gidip antrenör olarak karatede yeni şampiyonlar çıkarmak istiyorum.

Yorumlar (0)
28
az bulutlu