Sancar: Cumhurbaşkanlığı seçimde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Cumhurbaşkanlığı seçimde tutumumuz nettir. Bizler kamuoyu önünde açık şeffaf görüşmeler yapılması halinde tutum belgemizde de belirttiğimiz ilkeler çerçevesinde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız. Eğer bu çağrımıza karşılık bulamazsak en doğal hakkımız olan seçimlere kendi adayımızla girme seçeneği de güçlü bir seçenek olarak durmaktadır” dedi.

Politika 03.07.2022, 13:01
Sancar: Cumhurbaşkanlığı seçimde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Cumhurbaşkanlığı seçimde tutumumuz nettir. Bizler kamuoyu önünde açık şeffaf görüşmeler yapılması halinde tutum belgemizde de belirttiğimiz ilkeler çerçevesinde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız. Eğer bu çağrımıza karşılık bulamazsak en doğal hakkımız olan seçimlere kendi adayımızla girme seçeneği de güçlü bir seçenek olarak durmaktadır” dedi.

HDP 5. Olağan Kongresi, Ankara Kapalı Spor Salonu’nda yapılıyor. Sancar, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin egemen anlayışı ve geleneksel siyasetinin, bu denli radikal bir muhalefetle, bu denli olgun, istikrarlı ve kararlı bir siyasetle ve bu denli inanmış örgütlü mücadeleyle tarihinin hiçbir döneminde karşılaşmadığını söyledi. HDP’den duyulan rahatsızlığın temelinde bunun yattığına dikkat çeken Sancar, şöyle konuştu:

“ÇÖZÜME DİYALOG VE DEMOKRATİK SİYASETLE ULAŞILABİLİR: Bizim fikriyatımızın gücü hakikate olan bağlılığından, hakikatleri esas alarak yol almasından geliyor. İşte o hakikatlerden biri ve en önemlisi de Kürt sorunudur. Yüz yıllık bir tarihi olan, kırk yıla yaklaşan bir çatışmayla iç içe geçmiş, başta demokrasi olmak üzere birçok sorunun doğrudan veya dolaylı temelinde yatan bir hakikattir Kürt sorunu. Bu iç içeliği görmezden gelmek, çözümü ve barışı birbirinden ayırmaya çalışmak demektir. Bu da hakikati yok saymaktan başka bir anlama gelmez. O nedenle biz diyoruz ki çözüm ve barış iç içedir. Özellikle vurgulamak isterim ki, çözümün yöntemi savaş-çatışma-şiddet olamaz. Çözüme ve barışa, ancak ve ancak diyalog, müzakere ve demokratik ve demokratik siyasetle ulaşılabilir. Hep yüzleşme, hep hakikat diyoruz. İşte bu hakikatin de mutlaka görülmesi gerektiğinde ısrar ediyoruz. Çözümdeki ısrarımız tabanımızın büyük çoğunluğunun Kürtlerden oluşmasından kaynaklanmıyor. Tarihsel ve güncel olarak bütün meselelerde bu çok boyutlu meselenin izlerini görüyoruz. Kürt sorunun demokratik yollarla çözülmesinin inkar, imha ve asimilasyon politikalarından vazgeçilmesinin bu topraklara huzur, barış kazandıracağına inanıyoruz, bu nedenle sürekli barış diyoruz, ısrarla büyük barışı savunuyoruz.

KÜRT SORUNUNDA ÇÖZÜM İÇİN MECLİSİN MERKEZİNDE YER ALDIĞI BİR SÜREÇ: Biz barış istiyoruz, bunun önündeki en büyük engelin HDP fikriyatına düşmanlık siyaseti olduğunu biliyoruz. HDP’ye yaklaşım, Kürt siyasetine ve onların temsilcilerine yaklaşımın bu ülkede demokrasi ve barışa yaklaşımın temelini oluşturuyor. Çünkü bu kesimlerin tümünün sorunlarına ilişkin çözüm önerilerimiz var. Biz bu yola çıkarken söz verdik, çözüm biziz, sözümüz var. Kürt sorununun demokratik yollarla çözümü için meclisin merkezinde yer aldığı bir süreç öneriyoruz. Tüm siyasi partilerin ve toplumun bütün kesimlerini mümkün ölçüde en geniş şekilde dahil olduğu bir barış sürecinden bahsediyor. Tabandan kurulacak ve toplumsal mutabakat la kurulacak bir barış sürecinden bahsediyoruz. Toplumsal mutabakatla hayata geçirilecek bir barış sürecini öneriyoruz. Meclisin merkezde olmasını neden istiyoruz, sürecin güvencesini oluşturacaktır oluşturmalıdır, şeffaflığı sağlayacaktır, sağlamalıdır. Katılımcılığı mümkün kılacaktır, kılmalıdır Bunlar olmadan barış sürecini çözüme götürmek kalıcı kılmak mümkün değildir. Birkaç adım atılabilir, bunlar zor adımlar değil. Zor da olsa atılmalıdır. Bizler öneriyoruz. Birkaç başlık sayacağım. Böyle bir sürecin işlemesi için atılacak bu adımların yolu açacağına inanıyoruz.

ATILACAK ADIMLAR: Hak temelli eşit yurttaşlığın güvence altına alınması, Anadilinde eğitim başta olmak üzere kimlik haklarının tanınması, Yerel Demokrasinin kabul ve inşa edilmesi, Yargı aracılığıyla yaratılan bütün tahribatların onarılması, daha açık söyleyeyim tüm siyasi mahkumiyetlerin ve davaların sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması, Siyasi irade ve kazanımlara yönelik gasplara, başta belediyeler olmak üzere her alandaki kayyım rejimine son verilmesi, Bunların müzakere edilip hayata geçirileceği yer en başta meclis olmalıdır. Bunları topluma mal etmek için güçlü bir barış ve çözüm iradesi hayata geçirilmelidir.

İMRALI ADINA SÖZ KURMAYIN, TECRİDE SON VERİN: Seçimler yaklaştıkça Kürt sorununun, en başta iktidar tarafından kısır siyasi hesapların ve ikbal senaryolarının aracı haline getirilmek istendiğini görüyoruz. Bu bağlamda, son dönemde, İmralı’da uygulanan mutlak tecritle ilgili tartışmaların bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Hükümeti buradan uyarıyoruz, tecrit üzerinden oyun oynamayın, tüm ülkeyi ve bölgeyi ilgilendiren bu denli önemli ve hassas bir meseleyi siyasi ikbal ve iktidar hedeflerinize alet etmeyin. Etmeye kalkarsanız da başaramazsınız. İmralı adına söz kurmayın, halkı yanıltmaya çalışarak afaki gündemler yaratmayın. Tecride son verin, Abdullah Öcalan’ın ne düşündüğünü kamuoyunun öğrenmesini sağlayacak ve esasen hakkı olan bütün imkanları sağlayın. Diğer muhalefet partilerine de buradan seslenmek istiyorum. Tecrit meselesi, iktidarın tekeline ve manipülasyonlarına terk edilemeyecek kadar ciddidir ve önemlidir. Barış konusunda belirleyici katkı sağlayacağı geçmişte defalarca kanıtlanmış bir aktörün şimdi de bu rolünü oynamasını mümkün kılacak şartların yaratılmasını muhalefetin ve demokrasi güçlerinin de talep etmesi lazım. Tecridi kaldırma meselesi tecrit üzerine tecrit bu ülkede çözüme katkı sunmaz, aksine çözümsüzlüğü derinleştirir.

DEMOKRASİ İTTİFAKI GEÇİCİ BİR SEÇİM BİRLİKTELİĞİ DEĞİL: Demokrasi ittifakını geçici bir seçim birlikteliği değil, yeni bir başlangıç yapmanın ve yeni yaşamı inşa etmenin stratejik yolu olarak görmemiz bundandır. Barışı da iktidarlarla yapmak mecburiyeti yoktur iktidarlarla yapılan barış anlaşmalarının da içinde halk olmadan başarma şansı da yoktur. Biz demokrasi ittifakını büyük bir toplumsal hareket haline getirip ve onurlu kalıcı barışı getirmenin yolunu tabanda öreceğiz. Bunu da hep birlikte ve emek vererek gerçekleştireceğiz. Buna da sözümüz var. Final yılı olarak adlandırdığımız ve ülkenin kaderini gerçek anlamda belirleyecek olan seçimlere dair sözlerimiz var elbette. Bir kez daha hatırlatayım: Kürtler başta olmak üzere HDP tabanını, seçim hesaplarında bir sayı olarak görenler ne siyasetten anlıyorlar ne de tarih biliyorlar. Bu ülkenin siyasal bilinci ve örgütlülüğü en yüksek kesimini oluşturan bu milyonlar, demokrasi ve barış mücadelesinin en dinamik gücüdür. Bu güç hesaba katılmadan, ülkeye ne demokrasi, ne adalet ne de barış gelir.

BİR ANLAŞMA ARANIYORSA İKTİDARIN ARKASINA DİZİLENLERE BAKIN: Seçimler yaklaştığında iktidar ile anlaşma gibi zırvalar, zeka yoksunu senaryolar tedavüle sokuluyor. Güya bizler töhmet altında bırakılıyoruz. Bunları ortaya atanlara bakın bunların değeri hakkında fikrinizi kolayca belirtirsiniz. Kimler bunlar, bir anlaşma aranıyorsa savaş tezkerelerine onay verenlere, savaş politikalarında iktidar ile aynı fikre ve zikre sahip olanlara, Kürtlere, HDP’ye ve demokrasi güçlerine yönelik baskılara dair ses çıkarmayıp iktidarın arkasına dizilenlere bakın. Bizim anlaşmamız ezilenlerledir. Bizim anlaşmamız emeğinin hakkını isteyenlerledir. Eşit, özgür ve güvenceli yaşam isteyen kadınlarladır, gençlerledir. Bizim anlaşmamız demokratik bir geleceği eşit yurttaşlık haklarıyla kurmak isteyen, barış isteyen milyonlarladır. İnancını özgürce yaşamak isteyen bütün insanlarladır. Talana karşı doğasına, deresine, ormanına, toprağına sahip çıkanlarladır bizim anlaşmamız. Bunun dışındaki her şey lafügüzaftır, çarpıtmadır, manipülasyondur. Bu konuda halkımıza sözümüz var. Bu ittifakı mutlaka gerçekleştireceğiz ve demokrasi ittifakını bu ülkenin geleceğinin kurucu gücü haline getireceğiz.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMDE TUTUMUMUZ NET: Parlamento seçimlerine nasıl gireceğimizi söyledik; bu ittifakla gireceğiz. Hedefimiz halkların, ezilenlerin, dışlananların ortak iradesi parlamentoda en güçlü şekilde temsil hedefimizde en ufak bir tereddüdümüz yoktur. Bu yürüyüş bu hedefe doğru ilerlemektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimde ise yine tutumumuz nettir. Bizler kamuoyu önünde açık şeffaf görüşmeler yapılması halinde tutum belgemizde de belirttiğimiz ilkeler çerçevesinde müzakerelere ve ortak aday fikrine açığız. Eğer bu çağrımıza karşılık bulamazsak en doğal hakkımız olan seçimlere kendi adayımızla girme seçeneği de güçlü bir seçenek olarak durmaktadır. Böyle bir durum olursa tabanımızla, demokrasi ittifakının bileşenleriyle, ulaşabileceğimiz tüm kesimlerle, aday belirleyeceğiz. Hedefimiz de en az ikinci tura çıkmak olacaktır. Bu ülkenin barış, adalet, özgürlük, kadın, gençlik, kayyum rejimi, yoksulluk, yolsuzluk, çoklu krizlerin yaşadığı sorun alanlarında çözümü işte bu ilkelerle getireceğiz. Milyonlar değişim istiyor açlık aldı başını gidiyor yoksulluk ülkeyi kasıp kavuruyor. Yalancı talancı sistem ülkeyi sömürüyor felakete sürüklüyor. Bizler işte bu siyasete ve bu iktidarı yaratan düzene karşı, en güçlü mücadele adresiyiz. sözümüz var, çözüm gücü de sizden gelecektir. Çözüm biziz. Bu birlikteliği kurarsak bu ülkeyi yönetmek sadece bir amaç değil bizim için bir mecburiyet olacak. İşte bu yürüyüş bu hedefe doğru yeni bir yaşam, toplumsal sözleşme ve bu temelde demokratik cumhuriyeti kurma yürüyüşüdür. Bu yürüyüşte başarılı olacağımıza inanıyoruz.”

Yorumlar (0)
30
açık