Meral Hanım umudu mu kırdı? Kılıçdaroğlu, kazanamayacağı seçime girer mi?

Altılı Masa ve Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı, Kemal Kılıçdaroğlu ismi üzerinden tartışılmaya devam ediyor. Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Bursalı, Meral Akşener'in Kılıçdaroğlu'nun adaylığına tepkilerini köşesine taşıdı:

Politika 29.09.2022, 11:10
Meral Hanım umudu mu kırdı? Kılıçdaroğlu, kazanamayacağı seçime girer mi?

Meral Hanım “6’lı masa noter değil” dedi, Fatih Altaylı’nın sorularına verdiği yanıtta. İkincisi “Vefa borcumuz yok CHP’ye, 31 Mart’ta belediye seçimlerinde bu borcu ödedik” dedi. “Seçilebilecek bir aday” istedi. Aslında Meral Hanım’ın tüm bu söylediklerinde 6’lı masada durumu değiştirecek yeni bir şey yok. Meral Hanım oldukça istikrarlı. Hiç yalpalamıyor. Eski tutumu ve sözlerini başka sözlerle yeniliyor.

Ama yeni bir şey yok derken, açıklık var.

Mesela “Noter değiliz” derken peşinen dayatmalara karşı çıkıyor; tüm partilerin, Kılıçdaroğlu dahil, “6’lı masa karar verecek” iradesini tekrarlıyor.

Partiler masada eşittir diyeceksin, ama Kılıçdaroğlu’nun peşinen onaylanmasını isteyeceksin. Şüphesiz ki etik değil. Bazı CHP’lilerin “Seçmezlerse masa dağılır” biçiminde gözdağı vermeleri zaten kökten yanlıştı. İnsanlar ağızlarını tutamıyor. Kılıçdaroğlu’nun İzmir’deki sözleri de tamamen kendi partisine yönelikti. CHP’nin adayı şimdiki koşullarda Kılıçdaroğlu’dur ve. Orada aday tekleşti.

‘SEÇİLEBİLİRLİĞİNİ GÖRELİM’

Meral Hanım herkes aday olabilir, sözleriyle şunu demek istiyor: Kılıçdaroğlu’nun adaylığını gördük, fakat seçilebilirliğini görmemiz gerekir. Haklı. Meral Hanım, Kılıçdaroğlu’nun hızla seçilebilirliğe doğru yükseldiğini de görüyor. Muhalefette hızla tek adaylığa doğru yükseliyor. Yeni yıla kadar bu yükselişini daha hızlı tırmandırması için üç ayı var. 6’lı masa aday belirlemede acele etmeyecek. Biz gazeteciler ne kadar açıkla açıkla diye bastırsak da bunun faydası yok. Seçmen kimin yükseldiğini zaten görüyor.

Aday isminin erken konmasını isteyen 1) iktidar (saldırmak için) ve 2) medya (liderlere durmadan bu soru yöneltecekler, yeni laflar ve boş bulunup enteresan sözler ağızlardan alabilmek ve gündem yaratmak için, işi bu medyanın, yoksa aynı şeyleri çiğneyecek millet).

KILIÇDAROĞLU ONAYLANIR

Pazartesi yazımda şunu belirttim, 6’lı masa Kılıçdaroğlu’nu onaylayacak ve partiler şimdiden iktidarda etkin olabilmeyi düşünüyor, bu öngörüm geçerliliği koruyor.

6’lı masanın seçilemeyecek birini aday gösterelim diye bir saplantısı yok ki gözlüyorlar ve bekliyorlar. Hepsi, en iyi yönetecek uzlaşılacak adayın Kılıçdaroğlu olduğunun farkında. Hepsi ülkenin ve kendilerinin de tarihi bir dönemeçte olduklarının farkında. Zor bir görevdeler. Bu nedenle beklemede ve gözlemlemedeler.

İktidar sahiplerinin seçimler için her şeyi yapabileceğinin bilincinde.. Biraz da buna hazırlıklı olmalılar.

Öngörüm, Kılıçdaroğlu bu gidişle, eğer beklenmedik bir durum olmazsa, adaylığını sağlamlaştırarak ilerleyecek ve 6’lı masada konu tartışılarak onay çıkacak. Üç ay içinde!

YA SEÇİLEMEZSEM?!

Soruyu tersten soralım: Kılıçdaroğlu gerçekçidir. Seçilemeyeceğini görürse, aday olur mu? Olmaz. O zaman başka birini aday gösterir. Çünkü konu Türkiye’dir, gelecektir.

Meral Hanım’ın “vefa borcu” konusundaki söyledikleri de gerçekçidir. Bugün birçok belediyede rejime karşı olanların ortak desteğiyle iktidar devrilmiştir. Ben buna “Milletin Birleşik Gücü” diyorum. Ama Meral Hanım 15 milletvekili olayını da unutmuyor. CHP en büyük parti olarak ortak seçilmiştir.

Diğer konu, bazı oyunu bozacakların HDP’yi neden almıyorsunuz dayatmasıdır. Siyaset bilmez veya bilir de kendileri oyunun içinde olmadığı için ortalığı karıştırmayı sevenler.

Zaten HDP’nin öyle bir talebi de yok, ama talep yaratmaya çalışanlar var.

HDP ve seçmeni gelecekleri için nasıl oy kullanacaklarına kendileri karar verecek. Kime nasıl oy kullanacaklarını bilirler. PKK’nin ülkede bir geleceği yok. HDP’liler bunu gördükçe, daha özgür bir ortamda siyaset yapacaklar. Orada da yol ayrımı veya özgürleşme tartışılıyor. 

Yorumlar (0)
GazetelerTümü