İlgezdi: 'Teklif sağlık çalışanlarının gelecek kaygılarını ortadan kaldırmadığı gibi, azaltmıyor bile'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili kanun teklifine ilişkin “Bu düzenlemeler yalnızca bazı hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirlerinde geçici bir iyileşme yaratacak; oysa sağlık sisteminin kalıcı düzenlemelere ihtiyacı var. Bu düzenlemelerle sağlık çalışanlarının gelecek kaygılarını ortadan kaldırmayı bırakın, azaltmak bile mümkün değil" dedi.

Politika 09.06.2022, 14:34
İlgezdi: 'Teklif sağlık çalışanlarının gelecek kaygılarını ortadan kaldırmadığı gibi, azaltmıyor bile'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili kanun teklifine ilişkin “Bu düzenlemeler yalnızca bazı hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirlerinde geçici bir iyileşme yaratacak; oysa sağlık sisteminin kalıcı düzenlemelere ihtiyacı var. Bu düzenlemelerle sağlık çalışanlarının gelecek kaygılarını ortadan kaldırmayı bırakın, azaltmak bile mümkün değil" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, TBMM Sağlık Komisyonu’nda görüşülen sağlık çalışanlarının özlük haklarıyla ilgili kanun teklifine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akkuş İlgezdi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“DÜZENLEME ÇOK YETERSİZ”

“Malzeme olmadığı için ameliyathanelerin kapatıldığı, insanların en erken 15 güne randevu aldığı, güç bela aldığı randevuya gitmek için de 142 kilometre kat etmek zorunda olduğu, örneğin Silivri'den Şile'ye gittikleri bir sürece evrildiği, hasta ile hekimin bu kadar karşı karşıya geldiği bir sistemde bu düzenleme çok yetersiz.

“BU SİSTEM AİLE HEKİMLİĞİ DEĞİL BİREY HEKİMLİĞİ”

Aile bireyleri istedikleri hekimlere kayıtlarını yaptırabilmektedirler. Bu nedenle de bir ailede aile nüfusu kadar aile hekimi sayısı olabiliyor. Dolayısıyla, bu sistem doğru bir aile hekimliği sistemi değil birey hekimliği sistemidir. Bu hâliyle aile hekimliği sistemi, hizmette sürekliliğin sağlanmasını mümkün kılmayan bir sistemdir. Aile hekiminin listelerinde kayıtlı bulunan kişi sayısı da çok fazla. Türkiye'de aile hekimine kayıtlı kişi sayısı 3 bin 334. Bilimsel raporlara bakacak olursak bu rakamın bin 500'ü geçmemesi gerekiyor. Hükûmet on yıl önce 2023 yılı aile hekimi başına nüfus hedefini 2 bin açıklamıştı; bu hedefi yıllar içinde düşürmek yerine 2 bin 700'e kadar yükseltti. Aile hekimlerinin bu kadar yüksek sayıda insana, nitelikli birinci basamak sağlık hizmeti sunması olanaklı değildir. Aile hekimlerinin özlük haklarında gerileme olmaksızın aile hekimi başına düşen nüfus, ivedi olarak 2 bin kişiyle sınırlandırılmalıdır. Birinci basamakta görev yapmak, sağlık ekibinin tüm üyeleri için özendirilmeli, refah düzeyi de artırılmalıdır.

"SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMINDAN VAZGEÇİLMELİ"

Kanun teklifinin genel gerekçesinde, Sağlıkta Dönüşüm Programı nedeniyle ülkemizde herkesin sağlık hakkına sahip olmadığı ve sosyal devlet anlayışının geçerli olmadığı, mevcut sistemde kaliteli hizmet sunulmadığı, uygulamada mağduriyetler ve sorunlar olduğu bizzat iktidar vekilleri tarafından itiraf edilmiştir. İş barışını zaten yeterince bozdunuz. Bu düzenlemeler yalnızca bazı hekimlerin, sağlık çalışanlarının gelirlerinde geçici bir iyileşme yaratacak; oysa sağlık sisteminin kalıcı düzenlemelere ihtiyacı var. Bu düzenlemelerle sağlık çalışanlarının gelecek kaygılarını ortadan kaldırmayı bırakın, azaltmak bile mümkün değil.

“SAĞLIK BİR BÜTÜNDÜR”

Getirilen yasal düzenleme yalnızca hekim ve diş hekimi kadro ve pozisyonlarındaki emeklileri kapsamaktadır. Sağlık bir bütündür, yalnızca hekimlerin ve diş hekimlerinin kapsama alanına girmesi diğer sağlık çalışanlarının kapsam dışı bırakılması aslında eşitlik ilkesine de aykırıdır. Bu teklifte, emekli olduktan sonra özel sektörde çalışan hekimlerin ilave aylıklarının kesintisiyle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmamıştır

“NEDEN HEKİMLERİN TEMEL MAAŞLARINDA ARTIŞ YAPMAKTAN ÇEKİNİYORSUNUZ?”

Kanun teklifinde, sağlık çalışanlarının ek ödeme tavan oranları artırılmaktadır fakat bir türlü temel ödemede artışı yapılmamaktadır. İyileştirme için yalnız ek ödemeyi esas almakta oysa sağlık çalışanlarının refah düzeyini artıracak olan temel yaklaşım temel ücretin artırılıyor olmasıdır. Temel ücretlerde yüksek bir artış sağlanmadıkça çalışanların gelirlerinde önemli bir artış sağlanmayacağı nettir.

Sağlık Bakanı’na soruyoruz: Neden hekimlerin temel maaşlarında artış yapmaktan çekiniyorsunuz? Kamudaki hekimlerden daha kısa süre eğitim almış, daha az risk taşıyan mesleklerde çalışanlara yüksek maaş veren hükümetiniz neden sağlık çalışanlarını görmezden geliyor? Sağlık çalışanlarının temel ücretlerine yüksek bir artış yapmak yerine neden süreklilik göstermediği ve eşitsiz olduğu bilinen döner sermaye bütçesinden yapılan sabit ek ödemenin merkezî yönetim bütçesinden ödenmesini düzenlemeye çalışıyorsunuz? Adına performans dediğimiz hizmet başı ödeme yaklaşımını içeren ek ödeme sisteminden bir türlü vazgeçmiyorsunuz. Tıbbi işlemler karşısında yapılacak ek ödemeleri artırarak hekimlerin çoğunluğunun sorunlarını çözemezsiniz, hekimler arasındaki giderek derinleşen eşitsizlikleri ortadan kaldıramazsınız.

"SAĞLIK ÇALIŞANLARI ARASINDA EŞİTSİZLİKTEN VAZGEÇİLMELİ"

Sağlık çalışanlarının değişik statülerde 4/B sözleşmeli, taşeron gibi istihdam edilmesi kanun teklifinin hangi meslek grubuna aylık ne kadarlık artış sağladığının anlaşılması belirsizleşiyor. Kamuda sağlık çalışanlarının istihdam biçimlerinin parçalanmasından, aynı görevi yapan sağlık çalışanları arasında gelir ve özlük hakları eşitsizlikleri yaratılmasından ivedi olarak vazgeçilmesi gerekmektedir.”

Yorumlar (0)
14
parçalı az bulutlu