CHP’li Öztrak: Bu yaptıkları zam değil zulümdür

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, asgari ücretle yapılan ara zam ile ilgili, “Bu yaptıkları zam değil, zulümdür. Zamlı asgari ücret şu haliyle mevcut açlık sınırının 891 lira altında. Ve önümüzde koskoca bir altı ay daha var. Emekçiye, işçiye bu yapılan hak mıdır, reva mıdır?” dedi.

Politika 04.07.2022, 16:41
CHP’li Öztrak: Bu yaptıkları zam değil zulümdür

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, asgari ücretle yapılan ara zam ile ilgili, “Bu yaptıkları zam değil, zulümdür. Zamlı asgari ücret şu haliyle mevcut açlık sınırının 891 lira altında. Ve önümüzde koskoca bir altı ay daha var. Emekçiye, işçiye bu yapılan hak mıdır, reva mıdır?” dedi. Memur ve emekliye yapılan zam hakkında da Öztrak, “ENAG’ın hesaplamalarına göre, bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon ise yüzde 71,4. Böyle bakılırsa, memur ve memur emeklisine ödenecek enflasyon farkı, 59,4 puan. TÜİK ile arasında neredeyse iki kat fark var. İşte aradaki bu iki kat fark, yedikleri kul hakkıdır… Emeklilerimiz 2018 mayısında, eline geçen bayram ikramiyesiyle, bin ekmek alabiliyordu. Şimdi bin 100 lirayla 367 ekmek alabiliyor. Bu vicdansız, adaletsiz AK Parti iktidarı, emeklinin sofrasından 633 ekmeğini çaldı” tepkisi gösterdi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) devam ederken, CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Öztrak, enflasyon dolayısıyla asgari ücretli, memur ve emekliye yapılan zamları değerlendirdi.

Öztrak’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Geçtiğimiz ağustos başında, Erdoğan millete ne vadetmişti? ‘Bundan böyle, enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil, ağustos ayı kırılma noktasıdır, artık biz düşük enflasyona inşallah geçeceğiz.’ Erdoğan bu sözleri sarfettiğinde, ülkemizde enflasyon yüzde 19’du. Beş ayda, geçtiğimiz yıl sonunda yüzde 36 oldu. Düşecek dediği enflasyon sadece dört ayda neredeyse ikiye katlandı. Bunlar da tabi, TÜİK ’in makyajlı verileriyle.

Bugün haziran ayı enflasyon verileri açıklandı. TÜİK’in ağır makyajlı rakamları ile tüketici enflasyonu yüzde 79. Üretici enflasyonu da yüzde 138. ENAG’a göre ise 12 aylık enflasyon yüzde 176. TÜİK’in üretici ve tüketici enflasyonu arasındaki fark 60 puan. Bu inanılmaz bir rekor, böyle bir makası daha önce hiç görmedik. Tüketici enflasyonu 1998 Eylül ayından bu yana, üretici enflasyonu ise 1995 Şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Erdoğan’ın millete vaatleri birer birer yok olurken Nebati Bakan’ı, geçtiğimiz aralık ayında altı aylık bir uykuya daldı. Altı ay sonra uyandığında da güya çok farklı noktalara gidecektik. Nebati Bakan, daldığı uykudan uyandı. Baktı ki paramız daha da pul olmuş, dış ticaret açığı azalmak bir yana her ay rekor kırmış, enflasyon cephesinde işler altüst olmuş, ondan sonra Nebati Bakan, o kadar uykuya rağmen saçmalamaya devam etmiş. Anlaşılıyor ki Nebati Bakan’ın niyeti, yata yata Bakanlığı bitirmek. Murathan Mungan’ın dediği gibi, ‘Bu ülkede her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız.’ Bu işi beceremediniz, kabul edin.

TÜİK’in makyajlı rakamlarıyla bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon yüzde 42,4. Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 47,6. Ulaştırma fiyatlarındaki artış yüzde 58,3. Elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış yüzde 72.  Ama asgari ücrete yapılan ara zam, yüzde 29,3. Güya, adında adalet olan bir partinin adaleti işte bu. Bu arada çakma ekonomistin ya matematiği zayıf dört işlem yapma yeteneği yok, bu nedenle yüzde 29,3 zammı yüzde 25 diye açıkladı ya da saray şürekâsı içinde en kibirlisi en adaletsizi o. Aklı Madrid’e giderken, ‘asgari ücreti yüzde 25 artırın’ diye verdiği talimatta kalmış. Dönünce aklında kalanı söylüyor ama evdeki hesap çarşıya uymamış. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, biraz daha insaflı çıkmış; yüzde 29,3 zam kararı alınmış. Kulağına bu fısıldanınca da ‘yüzde 30 zam’ diyor. Şu hesaba bir daha baksın net asgari ücrete yaptıkları zam ne yüzde 25 ne de yüzde 30. Yapılan zam tamı tamına yüzde 29,3, ilk altı aydaki enflasyonun 13 puan altında. Ama ne olursa olsun, AK Parti Genel Başkanı o kadar çaresiz ki asgari ücretliyi, enflasyona ezdiren bir zam oranını dahi Çalışma Bakanı’na bırakmayıp, kendisi açıklıyor. 

Ama ha Ali açıklasın ha Veli…  Bu yaptıkları zam değil, zulümdür. Zamlı asgari ücret şu haliyle mevcut açlık sınırının 891 lira altında. Ve önümüzde koskoca bir altı ay daha var. Emekçiye, işçiye bu yapılan hak mıdır, reva mıdır? Sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor? ‘İşçinin ücretini alın teri kurumadan ödeyiniz.’ Bunlar bıraktık alın teri kurumadan işçinin hakkını vermeyi TÜİK’in makyajlı enflasyonuyla işçinin alın terini gasp ediyorlar. İşte bu kul hakkı yemenin daniskasıdır.

Bir tek asgari ücretlinin kul hakkını değil, TÜİK’in makyajlı rakamlarıyla, milyonlarca memur ve emeklinin kul hakkını da yiyorlar. 2022’nin ilk yarısında, memur ve emeklilere yüzde 7,5 zam yaptılar. Yılın ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon, yüzde 42,4. TÜİK’e göre memur ve emeklilere yılın ilk altı ayı için 32,4 puan enflasyon farkı ödenmesi gerekiyor. Bağımsız iktisatçıların ENAG’ın hesaplamalarına göre, bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen enflasyon ise yüzde 71,4. Böyle bakılırsa, memur ve memur emeklisine ödenecek enflasyon farkı, 59,4 puan. TÜİK ile arasında neredeyse iki kat fark var. İşte aradaki bu iki kat fark, TÜİK aracılığı ile yedikleri kul hakkıdır. Biz bu fark nereden kaynaklanıyor diye sorarken, TÜİK madde sepetini açıklamaktan vazgeçti. Veri saklamaya başladı. Delil karartıyor. İstediği kadar eğip büksün.

Önümüz bayram. Emekliye bayram ikramiyesini bizim zorumuzla, mayıs 2018’de ilk kez 1.000 lira olarak verdiler. Yine bizim zorumuzla geçen yıl, bayram ikramiyesini 1.100 lira yaptılar. Emeklilerimiz 2018 mayısında, eline geçen bayram ikramiyesiyle, bin ekmek alabiliyordu. Şimdi bin 100 lirayla 367 ekmek alabiliyor. Bu vicdansız, adaletsiz AK Parti iktidarı, emeklinin sofrasından 633 somunu çaldı. Bunların elinde memleketimizin bereketi kaçtı.

Erdoğan’ın Bursa’da birtakım açılışlar yapacağı söylenmişti. İşin aslı Belediye kaynaklarıyla, Erdoğan’a miting yaptıracaklardı. Ama Erdoğan gelemedi. Bursa’ya gidip nutuk atma görevi, Binali Yıldırım’a kaldı. Binali Yıldırım Bursa’ya helikopterle giderken, bu sefer de havada pilot rahatsızlandı. Helikopter Bilecik’e zorunlu iniş yaptı. Çekilen fotoğraflardan, Binali Yıldırım’ı taşıyan helikopterin Cumhurbaşkanlığı helikopteri olduğunu gördük. Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığında görevli bir kişi mi? Hayır. AK Parti’nin Genel Başkanvekili, nasıl oluyor da kendisi, Cumhurbaşkanlığı helikopterine biniyor. Binali Yıldırım bu helikopteri, nasıl ve hangi hakla kullanabiliyor? Onların partisi de bizim gibi Hazine yardımı almıyor mu? Alıyor. Biz uçak ve helikopter paralarını kendimiz verip kiralıyoruz da AK Parti Genel Başkanvekili, Cumhurbaşkanlığının helikopterine bedavadan nasıl kuruluyor? Adalet bunun neresinde?

Bu arada hükümet, Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması işlemlerine hız vermiş. Bu vesileyle de Merkez Bankası’nın liyakatli, tecrübeli personelini emekli etmek veya kurumdan uzaklaştırmak için mobbingin her türlüsünü yapıyorlar. Buradan bir kez daha uyarıyoruz. Merkez Bankası Kanunu son derece açıktır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın merkezi Ankara’dadır. İş başına geldiğimizde, Merkez Bankası Ankara’ya dönecek. Nokta… Kanunsuz taşınma işlemi nedeniyle oluşan kamu zararı, ilgililerine rücu edilecek. Nokta… Daha önce uyardık, bir kez daha uyarmış olalım. Sonra kimse çıkıp, ağlayıp, sızlamasın.

Biz altı parti olarak; yüksek enflasyon ve işsizliği bitirmeye kararlıyız. Çiftçimizi, emekçimizi, sanayicimizi, esnafımızı, memurumuzu, emeklimizi; refaha kavuşturmakta kararlıyız. Hiçbir çalışanımızı, açlık sınırının altında bir asgari ücrete mahkûm etmemeye kararlıyız. Basın ve ifade özgürlüğünü sonuna kadar savunmaya kararlıyız. Dış politikamızı şahsi menfaatlere göre değil, milli menfaatlere göre yönetmeye kararlıyız. Türkiye’yi sözü dinlenen, saygın ve bölgesinin en güçlü ülkesi yapmaya kararlıyız.”

Öztrak, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İsveç ve Finlandiya ile imzalanan mutabakat metni ile ilgili soruya Öztrak, “Biz NATO’nun genişlemesinden yanayız. Ama mevcut müttefiklerinizden de Türkiye’deki terörle mücadele hassasiyetine saygı göstermelerini bekliyoruz. Bu süreçte, Erdoğan vermiş olduğu sözleri unutabilir ama biz verilen sözlerin takipçisi olacağız” yanıtını verdi.

Menderes Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarının sorulması üzerine Öztrak, “Bahsedilen soruşturma ve iddialar, AK Partili önceki dönem belediye başkanı zamanında başlayan araç ve temizlik ihaleleri ile ilgili bir soruşturma. Gözaltına alınanlar arasında önceki dönem başkan ve yardımcısının akrabaları var. Bunun duyumunu aldık. Yargının kararını hep beraber bekleyeceğiz. Pek çok belediyemize İçişleri Bakanlığı tarafından operasyon düzenlendiğini ya da operasyon hazırlığı yapıldığını biliyoruz. Buradan altını çizerek bir kere daha ifade edeyim. Bizim belediyelerimiz düzgün çalışır, verilmeyecek hesabımız da yoktur” dedi.

HDP kongresi ile ilgili açılan soruşturmanın sorulması üzerine Öztrak, “Teröre ve terörün her türlüsüne karşı olduğumuzu defalarca ifade ettik. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamemizde de toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesi için tüm terör örgütleri ve yer altı suç örgütleri ile mücadeleyi ödün vermeksizin sürdüreceğimizi taahhüt ettik. Terör örgütü elebaşının övülmesi konusunda başsavcılığın soruşturma açması görevinin gereğidir” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın Abdullah Öcalan’ın tecridinin kaldırılması konusunda çağrıda bulunması ve Millet İttifakı’na ortak aday mesajı vermesine ilişkin soru üzerine Öztrak, “Biz hiçbir zaman Beka Vadisi’nde terör elebaşıyla görüşüp çiçek teatisinde bulunanlardan olmadık, mektubunu devlet televizyonunda okutanlardan olmadık. Cumhur İttifakı’nın bu konularda müktesebatı çok zengindir. Bu soruları onlara yöneltin” dedi.

Yorumlar (0)
26
parçalı az bulutlu