Altı siyasi partinin ekonomi kurmayları açıkladı: Durum ve hasar tespit komitesi kurulacak

Altı siyasi partinin ekonomi kurmaylarının oluşturduğu Kurumsal Reformlar Komisyonu, çalışma sonuçlarını Ankara’daki toplantıda açıkladı. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, iktidara geldiklerinde Durum ve Hasar Tespit Komitesi oluşturacaklarını duyurarak, “Komitenin araştırmaları sırasında belirlenen usulsüzlükler ve mevzuata aykırı durumlar yolsuzlukları araştırmak ve soruşturmakla görevlendirilecek Devlet Denetleme Kurulu’nun, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nun ve Sayıştay’ın çalışmalarına önemli girdi sağlayacaktır” dedi.

Politika 13.06.2022, 13:13
Altı siyasi partinin ekonomi kurmayları açıkladı: Durum ve hasar tespit komitesi kurulacak

Altı siyasi partinin ekonomi kurmaylarının oluşturduğu Kurumsal Reformlar Komisyonu, çalışma sonuçlarını Ankara’daki toplantıda açıkladı. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, iktidara geldiklerinde Durum ve Hasar Tespit Komitesi oluşturacaklarını duyurarak, “Komitenin araştırmaları sırasında belirlenen usulsüzlükler ve mevzuata aykırı durumlar yolsuzlukları araştırmak ve soruşturmakla görevlendirilecek Devlet Denetleme Kurulu’nun, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nun ve Sayıştay’ın çalışmalarına önemli girdi sağlayacaktır” dedi.

CHP Ekonomi Politikaları ve İşveren Örgütlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, DEVA Partisi Ekonomi ve Finans Politikaları Başkanı İbrahim Çanakcı, Demokrat Parti Ekonomik İşler Başkanı Bülent Şahinalp, Gelecek Partisi Politika İzleme Kurulu Başkanı Feridun Bilgin, İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz ve Saadet Partisi Ekonomik İşler Başkanı Sabri Tekir'den oluşan Kurumsal Reformlar Komisyonu, yaptıkları çalışmalara ilişkin hazırladıkları raporu bugün Türkiye Barolar Birliği Litai Konukevi’ndeki toplantıda açıkladı.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, toplantıda Türkiye’nin bulunduğu ekonomik krize ilişkin komisyonun tespitlerini şöyle açıkladı:

“Altı siyasi partinin genel başkanının bize tevdi ettikleri görev çerçevesinde oluşturduğumuz raporda yer alan kamu maliyesindeki gerçek durumun ve geleceğe yönelik hükümlülüklerin tespiti başlığındaki hususları sunmak üzere karşınızdayım. Ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra kuralsız, keyfi, saydam olmayan uygulamalar arttı. Devletin köklü kurumları tahrip oldu. Liyakat sahibi kadrolar tasfiye edildi. Kritik makamlara hükümet sadakati esas alan liyakatsiz atamalar yaptı. Devlet ile parti arasındaki çizgi silikleşti. Liyakat değil sadakat esas oldu. Kurumsal kapasitede yaşanan yıkım sonucunda ağır bir yönetim krizi baş gösterdi. Delik deşik olan kamu ihale sistemi, keyfi yandaşa teslim özelleştirmeler, şeffaf olmayan ihalelerle dağıtılan, hesapsız garantiler ile geleceğimizi ipotek altına alan kamu- özel- işbirliği modeli, Türkiye Varlık Fonu gibi paralel bütçe uygulamaları ve Merkez Bankası rezervlerinin kural dışı arka kapı yöntemiyle satılması, denetlenmeyen, açık ve gizli ağır yükler altına soktu. Mali disiplin bozuldu. Kamunun hesaplarına duyulan güven hızla aşındı.

“TÜİK’E GÜVEN KALMADI”

Kurumsal kapasitesi ve güvenilirliği en ağır yara alan kurumlardan biri de TÜİK olmuştur. TÜİK verilerinin kalitesi, içsel tutarlılığı ve bağımsız hesaplamalarla paralelliği ciddi biçimde kötüleşmiştir. Başta enflasyon olmak üzere işsizlik, büyüme, yoksulluk ve gelir dağılımı gibi temel istatistiklere güven kalmamıştır.

Bu durum, çalışanlarımız, emeklilerimiz, dul ve yetimlerimiz başta olmak üzere tüm yurttaşlarımızda haklarının yendiği gerekçesiyle infiale neden olmaktadır. Daha da vahimi verilerle oynanması ekonomideki sorunların doğru teşhisini ve tedavisini imkansız hale getirmektedir.

“ÜLKENİN RİSK PRİMİ DÜNYANIN EN YÜKSEĞİ”

Kamu maliyesindeki tahribatın tam olarak bilinmemesi ve istatistiklerle oynanması ekonomide ciddi bir belirsizliğe neden olmaktadır. Bu ise ekonomide ağır bir güven bunalımına yol açmaktadır. Nitekim, ülkenin risk primi (CDS) 800 baz puanı aşmıştır. Bu, dünyada bizim de içinde olduğumuz ligde en yüksek risk primidir. Ülkemiz küresel ekonominin sunduğu fırsatları kaçırmaktadır. Ekonominin içsel dayanıklılığı azalmakta, milletimiz hayat pahalılığı altında ezilmekte, hızla yoksullaşmaktadır. Hükümetin akıl ve bilim dışı uygulamaları sonucu oluşan, faiz, kur, enflasyon kısır döngüsünden çıkmak için yapılan akıl bilim dışı müdahaleler, savrulmayı, belirsizliği ve güvensizliği daha da artırmaktadır.

1970’li yıllarda ekonomiyi çökerten Dövize Çevrilebilir Mevduatın (DÇM) kopyası olan Kur Korumalı Mevduat gibi daha önce denenmiş, başarısız olmuş, vazgeçilmiş uygulamalar milletin Hazinesine büyüklüğü belirsiz maliyetler yüklemekte, ülkenin geleceğini ipotek altına almaktadır.

“İLK İŞİMİZ DURUM VE HASAR TESPİT KOMİTESİ OLUŞTURMAK OLACAK”

Altılı Masa olarak, mevcut Hükümetin ekonomide neden olduğu yıkımın, bugün görünenden çok daha ağır olduğunu biliyoruz. Bu değerlendirmelerden hareketle işe başladığımızda karşımıza çıkacak açık ve gizli tüm yükümlülük ve risklerin belirlenmesi ve ulusal istatistiklerde yaşanan veri kalitesi sorunlarının sağlıklı bir biçimde doğru ve eksiksiz olarak hızla tespiti en acil yapılması gereken işlerden biridir. Bu çerçevede iktidara gelir gelmez, ilk işimiz Cumhurbaşkanına bağlı, seçkin, liyakatli ve deneyimli denetim personeli ve uzmanlardan, bir Durum ve Hasar Tespit Komitesi oluşturmak olacaktır. Komite kurumlardan veri ve bilgi temini noktasında tam yetkiyle donatılacaktır.

DDK VE YOLSUZLUKLARI ARAŞTIRMA KOMİSYONUNA İŞARET ETTİ

Durum ve Hasar Tespit Komitesi, veri kalitesiyle ilgili sorunları, kamu zararlarını, riskleri ve açık-gizli tüm yükümlülükleri hızla Cumhurbaşkanı’na raporlayacaktır. Strateji ve Planlama Teşkilatı başta olmak üzere ilgili kurumlar bu doğru ve sağlıklı veriler ve tespitler çerçevesinde gerekli adımları atacaklardır. Komitenin araştırmaları sırasında belirlenen usulsüzlükler ve mevzuata aykırı durumlar yolsuzlukları araştırmak ve soruşturmakla görevlendirilecek Devlet Denetleme Kurulu’nun, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu’nun ve Sayıştay’ın çalışmalarına önemli girdi sağlayacaktır.

Türkiye, kuralsızlık yerine kuralın, keyfilik yerine hesap verebilirliğin hakim olacağı yeni bir dönemin şafağındadır. Bu başlangıç, önümüzdeki dönemde keyfiliğe, kuralsızlığa yolsuzluğa sıfır tolerans gösterileceğinin, kamuda israfın önleneceğinin, istatistiklerle kimsenin hakkının yenmeyeceğinin, ülke kaynaklarının, milletimizin refahı için en etkin ve en verimli şekilde kullanılacağının teminatı olacak, ülkemizde güveni yeniden sağlamaya büyük katkıda bulunacaktır.”

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu