Evrensel bütün baskılara karşın 27 yıldır susmadı bugün de susturulamayacak!

Basın İlan Kurumu'nun, resmi ilan hakkını iptal ettiği Evrensel Gazetesi Yazarı İhsan Çaralan, "27 yıldır susmayan, her türlü baskıya rağmen yoluna devam eden, susturulamayan Evrensel Gazetesi'nin, bugün de susturulamayacağını" yazdı. Çaralan, bu susturma politikalarına karşı çıkan herkesi Evrensel Gazetesi ile dayanışmaya çağırdı.

Medya 25.08.2022, 09:49 25.08.2022, 23:56
Evrensel bütün baskılara karşın 27 yıldır susmadı bugün de susturulamayacak!

Gazetemiz salı günü yine “Evrensel Susmaz” manşetiyle çıktı.

Bu kaçıncı “Evrensel Susmaz”, “Evrensel Susmayacak”… manşetidir, ilk sayısından beri içinde olan ben bile artık sayamıyorum.

Çünkü, Evrensel “ilk sayısı”ndan itibaren sermaye iktidarları tarafından susturulmaya çalışılan bir gazete oldu!

“İlk sayısı” derken genelleme yaparak söylemiyorum. Çok somut olarak söylüyorum.

Gazete merkezindeki çalışanlar gazetenin ilk sayısını bayilere verdiği gün, gazetenin okuyucular tarafından nasıl karşılandığı ile ilgili haberleri heyecanla beklerken akşam saatlerinde gazetenin kapısını polis çaldı!

Evrensel’in ilk sayısı toplatılmıştı! Polis bunu “tebliğ” ediyordu!

Hem de İsmail Gülgeç’in “Bizi hayvanlar yönetiyor” karikatüründen dolayı! Doğrusu biz bile ilk sayımızın toplatılmasını beklemiyorduk. Hele de karikatürden dolayı!

Ama bundan sonra hemen her gün akşama doğru polis “Gazeteniz yine toplatıldı” tebligatı ile gelecekti.

Zamanla, bu tebligatın gelmediği gün hayret ediyorduk. Aramızda “Demek ki bugün iyi bir gazete çıkarmamışız” diye konuşuyorduk!

SADECE TOPLATILMA MI?

Sorunumuz sadece toplatılma değildi.

O sırada OHAL Valiliği kararıyla, Diyarbakır merkezli 11 ile Evrensel’in girmesi 2002 kasımına kadar yasaktı!

Daha deneme sayısı çıkarmak için çalıştığımız günlerde, muhabirlerimiz eylem ve etkinlikleri izlerken polisin ciddi engellemeleriyle karşılaşmaya başlamıştı. “Sarı basın kartın yok”, “Akredite değilsin”, “Siz militan gazetecisiniz” gibi ipe sapa gelmez gerekçelerle muhabirlerimizin olayları izlemesini zorlaştırmak için darbedilmesi, fotoğraf makinesi ve kayıt cihazlarının kırılması, sudan nedenlerle gözaltına alınması gibi engellemeler, daha gazetenin ilk sayısı çıkmadan bile rutin hale gelmişti. Bu baskılar ve hedefe konma 8 Ocak 1996’da Metin Göktepe’nin gözaltına alınıp katledilmesiyle zirveye vardı. Ama bundan sonra da muhabirlerimizin çalışmasının engellenmesine yönelik baskılar azalmadı.

Ama öte yandan “toplatmalar”ın Evrensel’i engelleyemeyeceğini gördükleri için gazetemiz 1996’nın kasım ayında mahkeme kararıyla kapatıldı! Ama Evrensel kapatılmasından 10 gün sonra “emek evrenseldir” alt başlığı ile “Emek” gazetesi olarak çıktı!

“Emek” kapatıldı, “Yeni Evrensel”, o da kapatıldı “Günlük Evrensel” olarak “zuhur etti” Evrensel!

Geldik bugüne!

BASIN İLAN KURUMU (BİK) BASKILARA TÜY DİKTİ!

Üçüncü kez yeniden çıktıktan sonra da baskılar konjonktüre göre bazen azalıp bazen çoğalarak sürdü.

Ama AKP’nin medyayı ele geçirmeyi bir projeye dönüştürerek görsel ve yazılı medyanın nicel bakımdan yüzde 90’ını ele geçirmesinden sonra geriye kalan ve gerçekleri iktidarın hoşuna gitmeyecek biçimde göstermekte ve yazmakta ısrar eden TV ve gazetelerin hizaya getirilmesi için, iki devlet kurumu, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve BİK devreye sokuldu!

RTÜK “muhalif” gördüğü TV kanallarını cezaya boğarak hizaya getirmeye çalışırken BİK ise sadece ilan-reklam üstünden cezalandırmakla kalmadı, işi iktidarın hoşuna gitmeyen haberler üstünden ilan kesme cezası vermeye kadar götürdü. Bir sansür kuruluna da dönüştü!

BİK şimdi bir adım daha atarak, Evrensel’in üç yıldır askıda tuttuğu ilan hakkını tümden iptal ederek, hak hukuk ne diyor bakmadan, gazetelere ilan verme yetkisini kullanmakta sınır tanımayacağını gösterdi. Böylece BİK bu tutumuyla sadece Evrensel’i cezalandırmayı amaçlamadı, aynı zamanda;

  • Hizaya getirmek istediği diğer gazeteleri, “Eğer bizim dediğimiz çizgiye çekilmezseniz sizin de ilan hakkınızı tümden iptal ederim” diye tehdit etti.
  • Anayasa Mahkemesinin RTÜK ve BİK’in uygulamalarının basın ve halkın haber alma özgürlüğünün ihlali olduğunu söyleyen kararına karşı da “Siz ne karar alırsanız alın bizi bağlamaz. Biz, bizi bu göreve getirenlerin bizden beklediğini yaparız” diye meydan da okudu!

Böylece BİK, yasakçı, sansürcü tutumuna tüy dikmiş oldu!

EVRENSEL 4-5 BİN OKURU OLAN BİR GAZETE OLMANIN ÇOK ÖTESİNDEDİR!

Sermaye ve onların iktidardaki temsilcileri; Evrensel’in muhabirlerinin çalışmalarını engelleyerek, gazeteyi toplatarak, mali bakımdan kuşatarak ya da Metin Göktepe’ye yaptıkları gibi katlederek yok edilebilecek, 4-5 bin okuru olan bir gazete olarak gördükleri için baskılara dayanamayıp kapanıp gideceğini umuyorlardı!

Ama öyle olmadı. Tersine, 27 yıl boyunca bütün bu baskılara karşı mücadelede Evrensel, yeri geldi ağır bedeller ödeyerek, yeri geldi küllerinden yeniden doğarak basın tarihimizde olduğu gibi işçi sınıfının mücadele tarihinde de seçkin bir yer edinmeyi başardı.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; arkasında medya holdinglerinin olduğu bir gazete değil; ofislerinde genç gazetecilerin büyük bir özveriyle çalıştığı, her okurunun aynı zamanda muhabiri ve dağıtımcısı olduğu bir gazetedir.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; 27 yıl boyunca nerede işçi sınıfının hak mücadelesi, nerede bir grev, bir direniş varsa orada mücadele eden işçilerin, emekçilerin yanı başında oldu. İşçilerin, emekçilerin ileri kesimlerinin, mücadeleci sendikacıların kılavuzu oldu. Uzun yıllar boyunca yüz binlerce işçi ve emekçiye dokundu, onların aklında kalbinde bir iz bıraktı.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; yayın yaşamı boyunca ülkemizin demokratikleşme mücadelesini iki temel sorunun öznesi olan Kürt halkının “kendi kaderini tayin hakkı” ve Alevilerin “eşit yurttaşlık hakları”nın savunulmasında da “amasız”, “fakatsız” tutum alarak laik ve demokratik Türkiye mücadelesi içinde yer alan her kesim içinde kendine has bir yer açtı.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; kadın ve gençlik mücadelesinin, çevre hareketinin taleplerini savunmada ısrar ederek bütün toplumun bu dinamik kesimleri içinde bir yere sahip oldu.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; gerçeklerin peşinde koşan tutumuyla Evrensel’de çalışmasa bile pek çok gazeteci için halkın haber alma hakkını savunma ve gerçeklerin açıklanmasında ısrar eden bir gazeteciliğin okulu oldu. 25 yıldır verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleriyle de, gerçeğin peşinde koşan gazetecilik çizgisini kurumsallaştırdı. Böylece Evrensel sadece genç kuşak gazeteciler için değil gerçeğin peşinde koşan her kuşaktan gazeteci, aydın ve demokrat çevreler içinde de önemli bir saygınlığa sahip oldu.

ÇÜNKÜ EVRENSEL; sadece Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesinin tartışıldığı bir kolektif örgütleyici olmanın ötesinde; Avrupa, Amerika, Afrika, Asya, bütün kıtalardaki işçi sınıfı mücadelesinin deneyimlerinin, mücadelesinin tartışılıp yaygınlaştırıldığı bir platform olarak, işçi sınıfının kendisini sermaye cenahından gelen saldırılara karşı uluslararası planda yükselteceği bir gazetedir. Dahası Evrensel dünyada işçi sınıfının davasını savunan günlük olarak çıkan “tek işçi gazetesi”dir de! Bu yüzden de Evrensel’e sermaye cenahından gelen saldırılar sadece içeride değil dünyanın her kesimindeki emek güçleri tarafından da tepkiyle karşılanmaktadır. Bugün de bu uluslararası tepkilerin gündeme gelmesi, dolayısıyla Evrensel için enternasyonalist bir dayanışmanın da ortaya çıkması tartışmasızdır.

HAYDİ EVRENSEL’LE DAYANIŞMAYA!

Kısacası; BİK’iyle, yandaş gazetecisiyle, iktidarıyla sermaye güçleri bilmelidir ki Evrensel 4-5 bin okurundan ibaret bir gazete değildir. Tersine Evrensel, ağır çalışma koşullarına, işsizliğe, yoksulluğa karşı mücadele veren milyonlarca işçi ve emekçinin yanı sıra, barış ve refah içinde laik ve demokratik bir Türkiye mücadelesi veren emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesi için vazgeçilemez bir gazetedir.

Şimdi bir kez daha Evrensel’le dayanışma göstermenin zamanıdır.

Birkaç gündür BİK’i protesto eden, dayanışma ve destek açıklayan her kesimden Evrensel dostlarının belirttiği gibi şimdi BİK üstünden yapılan sermaye saldırısına karşı dayanışmayla yanıt verme zamanıdır.

Bunun pratikteki yansıması da;

  • Okurlarımızın gazeteye haber yapma, mektup yazma ve etraflarında gazeteyi dağıtma sorumluluğunu daha bir disiplinle yapması,
  • E-gazete’ye abone olmak ve aboneliği yaygınlaştırmak,
  • Basılı gazeteyi bayilerden almayı yaygınlaştırmak ve her okurun gazeteyi etrafına dağıtımı için adımlar atması,
  • Sendikaların, emek örgütlerinin, ilerici demokrat dernek ve çevrelerin, siyasi çevrelerin gazeteye basılı ya da “e-gazete” üstünden abone olmasıyla, haber olarak desteklemesiyle mümkün olabilecektir.

Bu dayanışma oldukça Evrensel susmayacak, susturulamayacaktır!

27 yıllık Evrensel’in kendi deneyimleri bunu açıkça göstermektedir!

Yorumlar (0)
26
açık