Diyarbakı'da tutuklu 16 gazetecinin avukatlarından Resul Temur: Adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor

Avukat Temur: Denetiminin de adliye olması gereken bir süreç. Ama biz pratikte operasyonların adliyeden başlamadığını, adliyeden yürütülmediğini adliyede sonuçlandırılmadığını çok iyi biliyoruz.

Medya 24.09.2022, 09:28
Diyarbakı'da tutuklu 16 gazetecinin avukatlarından Resul Temur: Adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor
© Eylem Nazlıer/Evrensel

Avukat Resul Temur, Diyarbakır'da tutuklanan 16 Kürt gazeteci hakkında hala bir iddianame hazırlanmadığını, gazetecilerin tutuklanmasının siyasi olduğunu söyledi. Avukat Temur, Evrensel Gazetesi'nden Şerif  Karataş'a konuştu: 

Diyarbakır’da yapılan ev baskınlarında 8 Haziran’da gözaltına alınıp 16 Haziran’da tutuklanan 16 gazetecinin halen iddianameleri hazırlanmadı. Gazetecilerin avukatlarından Resul Temur, gazetecilerin tutuklanmasının siyasi olduğunu dikkat çekti. Yargılamanın adliyeden yürütülmediğini belirten Temur, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine vurgu yaptı. Temur, Kürt gazeteciliğinin cezalandırılmak istendiğine de işaret yaptı.

16 Kürt gazetecinin avukatlarından Resul Temur, tutuklu bulunan gazeteciler hakkında halen iddianame hazırlanmamasına ilişkin gazetemize konuştu. İddianameyle ilgili bir kısım müzekkerenin yazıldığını cevapların beklendiğini belirten Temur, “Müzekkerelerin cevapları geldikten sonra iddianame hazırlanacağı söylendi ama henüz hazırlanmış değil” dedi. İddianame için bir süre sınırı olmadığını anlatan Temur, “Fakat, en başından beri söylediğimiz şey şu: Bu operasyon yapılırken özellikle yandaş medyaya, yapılan haber aktarımlarını bize söylediler. Dediler,  ‘Ki biz belli sayıda programları izledik bu programları izleyerek, izledikleri programların çözümlemelerini yaptıktan sonra bu operasyonu gerçekleştirdik.’ Bu dosya kapsamında olmamakla birlikte daha önce alınmış birkaç şahsın beyanları var. Şimdi bunların hepsi aslında operasyonun hangi amaçla ve neden yapıldığını ortaya koyan şeylerdir. Operasyonun temeli bunlardı” ifadelerini kullandı.  “Operasyonun temeli bunlarsa bunlar da operasyon öncesinden dosya arasına alınmışsa burada toplanacak ya da bekletilecek çok fazla bir şeyin olmadığı sonucu ortaya çıkıyor” diyen Temur, “Buna rağmen iddianame hazırlamamak, makul süre açısından bir tartışmaya neden oluyor bu. Makul sürede açılmaması da adil yargılanma hakkını ihlal edecek diye düşünüyoruz” dedi.

"BELİRSİZLİK, DIŞARININ DAYANIŞMASIYLA ATLATILABİLİR"

Operasyonun normal koşullarda ya da hukuka göre adliyeden başlaması gerektiğine dikkat çeken Temur şunları söyledi: “Denetiminin de adliyede olması gereken bir süreç. Ama biz pratikte operasyonların adliyeden başlamadığını, adliyeden yürütülmediğini adliyede sonuçlandırılmadığını çok iyi biliyoruz. Adliye artık sadece bir onama makamı haline gelmiş. Bu sebepten dolayı dosyalar, operasyon süreci sonrasında adliyeye teslim edildiğinde savcılar bu dosyalara aşina olmadıkları için süreci bizzat kendileri yürütmedikleri için bu dosyaların içerisinden çıkamadıklarını inanıyorum.”Kürt kentlerinde operasyonların adliyede değil, siyasi saiklerle hep yürütüldüğüne vurgu yapan Temur, “Çok değişen bir şey yok. Sadece sıfatlar ve yüzler değişiyor. Onun dışında geriye kalan her şey aynı” dedi.  Tutuklu 16 gazetecinin karşılaştığı sıkıntılılarla ilgili Temur, “Belirsiz olan sürece dair bir bu muğlaklık onları rahatsız ediyor. Fakat bu belirsizliği, dışarının desteği ve dayanışmasıyla daha rahat atlatabileceklerini söyleyebilirim” dedi.

KÜRT GAZETECİLİĞİ CEZALANDIRILMAK İSTENİYOR

Gazeteci Nurcan Yalçın’a verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla ilgili Temur, “Kürt gazetecilerine ya da Kürt basınına yönelik baskı ve yargı süreci sistematik bir hal aldı. Baskıların ve yargılama sürecinin sistematik hal aldığını söylerken Nurcan Yalçın’ın aldığı ceza ve benzeri cezalardan bahsediyoruz. Sadece Nurcan Yalçın değil. Mesela bu hafta içerisinde Hatice Şahin, gazetecilik faaliyetlerini maniple etmeye yönelik gizli tanıkların beyanı üzerinden 6 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Kürtçe yayın yapan Xwebûn Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kadri Esen yapmış olduğu bir sosyal medya paylaşımı sebebiyle 1 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Nurcan Yalçın da Sur’da henüz sokağa çıkma yasaklarının olmadığı 2015 kasım ayında Sur’da yaşananları takip edip röportaj yaptığı için cezalandırıldı. Mahkeme karar verirken, Mahkeme Başkanı, doğrudan kullandığı dil ve izlenilen yayın politikası sebebiyle alt sınırdan uzaklaştıklarını da dile getirdi. Bu da asıl amacın ne olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor” diye konuştu.  

İktidarın Kürt gazetecileri kriminalize etmekle kalmadığına da dikkat çeken Temur, “Yaptığı müdahale öyle bir hal almış ki, kullandığı dil, yayın politikası, editoryal seçimlerine kadar bütün gazetecilik faaliyetlerin hepsi suç gibi gösteriliyor” dedi.

"GAZETECİLER DURDUĞU YERİ TERK ETMEMELİ"

Temur, gazetecilerin karşılaştığı hukuksuzluğun aşılması için gazetecilerin durduğu yeri terk etmemeleri gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Özellikle Kürt gazetecilerinin sürekli durdukları yeri, haber dilini, yayın politikasını terk etmemesi cezalandırma gerekçesi yapılıyor. Çoğu zaman basın kuruluşlarından ya da farklı gazetecilerden biraz daha Kürt basınının kullandığı dili ya da yayın politikasını terk etmesine yönelik telkinlerde bulunduğunu görüp duyuyoruz. Aslında tam da bundan vazgeçmek gerekiyor. Cezalandırmanın temel motivasyonu neydi? Adliye yoluyla tanımlamaya çalışılıyor. Bu tanımlamaya karşı çıkıp herkesin kendi tanımıyla kabul etmek gerektiğine inanıyorum”

NE OLMUŞTU?

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 8 Haziran’da gözaltına alınan 22 kişiden 16 gazeteci, 16 Haziran’da “örgüt üyesi” iddiası ile tutuklanmıştı. Nöbetçi Sulh Mahkemesine sevk edilen JİNNEWS Müdürü Safiye Alağaş, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eş Başkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklanmıştı. Gazeteciler Esmer Tunç, Mehmet Yalçın, Kadir Bayram ile Feynaz Koçuk ve İhsan Ergülen adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Yorumlar (0)