Grup Vardiya’dan yeni albüm: Israrla yürümenin çağrısını yapmak istedik

Grup Vardiya’nın yeni albümü “Israrla” çıktı. “Israrla” albümünün, 5 yıl önce çıkan “Umut Dimdik Ayakta” isimli albümünün devamı niteliğinde olduğunu belirten Grup Vardiya, “Bu fırtınalar karşısında ısrarla yürüyenleri, ısrarla mücadele edenleri anlatmanın yanında ısrarla yürümenin çağrısını da yapmak istedik” diyor.

Kültür Sanat 09.05.2022, 10:15
Grup Vardiya’dan yeni albüm: Israrla yürümenin çağrısını yapmak istedik

Ayça ONURALMIŞ

Grup Vardiya’nın yeni albümü “Israrla” çıktı. “Israrla” albümünün, 5 yıl önce çıkan “Umut Dimdik Ayakta” isimli albümünün devamı niteliğinde olduğunu belirten Grup Vardiya, “Bu fırtınalar karşısında ısrarla yürüyenleri, ısrarla mücadele edenleri anlatmanın yanında ısrarla yürümenin çağrısını da yapmak istedik” diyor.

Albümde hapishanelerde özgür tutsaklar tarafından bestelenen eserlerin yanı sıra ölüm orucunda hayatlarını kaybeden Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek, bedeni günlerce yerde yatan Taybet İnan, Dersim dağlarında hayatını kaybedenler ve emeği için mücadele eden işçi ve emekçiler için bestelenen 6 parça yer alıyor.

Grup Vardiya, “Israrla” albümünü Medyaport’a anlattı…

-Albümü ismi neden Israrla?

Bizler içinde yaşadığımız coğrafyanın gerçekliklerini gören ve bu gerçeklikten hareketle müzikal çalışmalarını yapan politik bir müzik grubuyuz. Bünyesinde müzikal çalışmalarımızı yürüttüğümüz Bilim Eğitim Estetik Kültür ve Sanat Araştırmaları Vakfı’nın (BEKSAV) “Toplum için sanat, insanlık için bilim, özgürlük için politika” şiarını bizler de benimsiyoruz. Bu eksende çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu an içerisinde bulunduğumuz politik atmosferde ezilenlerden yana tarafız. İşçilerin, kadınların, LGBTİ+’ların, gençlerin, alevilerin, Kürtlerin kısacası bu coğrafyada yaşayan tüm ezilenlerden yana tarafız. Faşizme karşı bugün mücadele eden, özgürlük talebini yükseltenlerin yanında tarafız. “Savaşa karşı barış” diyenlerin tarafıyız. Bizler aynı zamanda mücadele alanlarının sesi de olmaya çalışıyoruz. Kısacası kavganın notalarını çalıyor, sözlerini dile getiriyoruz.

Yaklaşık 5 yıl önce çıkardığımız “Umut Dimdik Ayakta” isimli albümümüzde dönemin filiz kıran fırtınalarına inat umudu haykırmak istemiştik. “Israrla” albümümüz ise bu albümün devamı niteliğinde bir çalışma oldu. Bu fırtınalar karşısında ısrarla yürüyenleri, ısrarla mücadele edenleri anlatmanın yanında ısrarla yürümenin çağrısını da yapmak istedik. Bu nedenle albümümüzün ismini “Israrla” koyduk. Albümümüzü özellikle 1 Mayıs arifesinde yayınlamamız ise tesadüf değildi.

-Albüm sürecinden bahsedebilir misiniz? Kimler yer aldı, nasıl bir çalışma yürüttünüz?

Albüm çalışması uzun bir süredir gündemimizdeydi. Pandemi süreci, stüdyomuzun basılması sonrası kayıtlarımızın içinde bulunduğu bilgisayara el konulması vs derken biraz da geciktik diyebiliriz. Albümün stüdyo kayıtlarına girene kadar bestelerimizin pilot kayıtlarını aldık. Bu şarkıların sözleri ve müziği üzerinde çalışmalar yaptık. Daha sonra yaklaşık olarak bir buçuk ay süren stüdyo kayıt süreçleri başladı. Bu süreç bizim için hem heyecan verici hem de öğretici oldu. Albümümüz aslında bir dayanışmanın eseriydi. Birçok müzisyen dostumuzun katkıları da çok büyük oldu. Albümün aranjörlüğünü Sinan Güngör yaptı. Bağlama ve lavtada Tarık Çalışkan, kaval ve zurnada Serkan Yıldırım, klarnet ve saksafonda Mertcan Selçuk, kemanlarda Erkan Özkan ve Yusuf Dursun, akustik ve elektro gitarda Sinan Güngör, bas gitarda Levent Canen, perküsyonda ise Şakir Ozan Uygun yer aldı. Koromuza MKM sanatçısı Ruken Yılmaz ve Grup Munzur üyeleri Okan Erbaş ve Buket Şimşek güç verdi. Sizin aracılığınız ile albüm çalışmamızda bizleri yalnız bırakmayan dostlarımıza da teşekkür etmek isteriz.

-Albümdeki eserler nasıl oluştu, hikayeleri neler?

Albümümüz 6 eserden oluşmakta. Albümün çıkış parçası olan “Dönsün Zulmün Çarkları” adlı eser uzun bir süredir sahnelerde seslendirdiğimiz, hapishanelerde özgür tutsaklar tarafından yıllar önce bestelenmiş bir eserdi. Bu eser aslında bugün bu coğrafyadaki faşizmi ve onu al aşağı etmenin yolunu gösteren bir marş. “Görüş Yeri” adlı eserimiz ise Şafak Tamer’e ait olan şiirin, devrimci tutsak Birgül Mızrak tarafından bestelediği ve telefon görüşü sırasında kaydedilerek bizlere ulaşan bir eserdi. Bu beste aslında devrimci tutsakların gerçekten özgür olduklarının da göstergesiydi. “Yürüyene” isimli şarkımız ise Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek için bestelenmiş ve bugün her şeye rağmen mücadele edenlere atfedilen bir eserdi. “Heft Roj” isimli şarkımız ise özyönetim direnişlerinde bedeni günlerce yerde yatan Taybet İnan için bestelediğimiz bir şarkıydı. “Venge To” ise Dersim dağlarında yitirdiklerimiz için bestelenen bir şarkıydı. “İşçi Çağrısı” ise emeği ve özgürlüğü için mücadele eden işçi ve emekçilerin içerden bir çağrısıydı bizim için.

-Yakındaki konserlerinizin tarihleri ve yerleri hakkında bilgi verir misiniz?

Kadıköy Moda Sahnesi’nde 2 Haziran Perşembe günü saat 20.30’da albüm lansman konserimiz olacak. Sizin aracılığınızla bu konsere tüm dinleyicilerimizi davet etmiş olalım. İlerleyen günlerde ise diğer kentlerde konserler düzenlemek için çalışmalar yürütüyoruz.

https://www.youtube.com/watch?v=NQvLm3D4eU4&list=PLzz7R1lAEBlF9xzkknHqeAOQu842LPbPK&index=3&ab_channel=KOMM%C3%9CZ%C4%B0K

Yorumlar (0)
22
açık