Cüneyt Arkın'a veda

28 Haziran'da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden sinemanın efsane ismi Cüneyt Arkın, bugün İstanbul'da Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen tören ile son yolculuğuna uğurlandı.

Kültür Sanat 30.06.2022, 10:43 30.06.2022, 18:21
Cüneyt Arkın'a veda

Türk sinemasının usta isimlerinden Cüneyt Arkın, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetmişti. Arkın için İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde cenaze töreni düzenlendi.

Cüneyt Arkın'ın cenazesi Zincirlikuyu Gasilhanesi'nden alınarak, Atatürk Kültür Merkezi'ne götürüldü. Burada ailesinin, yakınları ve sevenlerinin katıldığı cenaze töreni düzenlendi.

 28 Haziran'da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden sinemanın efsane ismi Cüneyt Arkın'a bugün düzenlenen törenle veda ediliyor.Törenin ardından Arkın Teşvikiye Camii'nde kılanacak cenaze namazı sonrası, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Usta oyuncu için Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törene eşi Betül Cüreklibatır, oğulları Kaan ve Murat Cüreklibatır başta olmak üzere torunları ve yakınları, sanatçı Ediz Hun ve Nuri Alço'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda oyuncu ve sanatçılar, sevenleri katıldı. Katılanlar arasında Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de yer aldı.

'O DAİMA HATIRLANACAK'

Törende önce video ile Cüneyt Arkın anlatıldı. Daha sonra konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dram, romantik, komedi, sinemanın hangi türde olursa olsun canlandırdığı karakterin hakkını sonuna kadar verdi. Hepsinden öte Türk tarihine sinema perdesi üzerinden eşsiz bir kapı açtı. Cüneyt Arkın daima hatırlanacak. Ne kadar zaman geçerse geçsin, mihenk taşı gibi değer ölçüsü olmaya, yol ve yön göstermeye, hafızamızı tazelemeye devam edecektir. Cüneyt Arkın ismini yaşatmak en önemli sorumluluk Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bize düşüyor. Bu bağlamda biz, Atlas Sineması’nı ve Türk Sinema Müzesini hayata geçirdik. Kendisi kovid sebebiyle istemesine rağmen açılışa katılamamıştı. Kovid geçer geçmez gezeriz inşallah demişti. Biz ailesinin öngördüğü şekilde Atlas Sineması’nda bir köşeyi Cüneyt Arkın’a ayıracağız. Onların öngördüğü şekilde anısını, mirasını gelecek nesillere aktaracak şekilde yaşatacağız. En kısa zamanda ailesiyle birlikte bunu gerçekleştireceğiz"  dedi.

'3 KUŞAĞIN KAHRAMANI'

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya da "Cüneyt Arkın, pek çoğumuzun olduğu gibi benim de ilk gençlik yıllarımın kahramanıydı. Babamın kahramanı, benim kahramanım, evlatlarımın da kahramanı. Öyle dolu hayat yaşadı ki 3 kuşağın sevgilisi, kahramanı oldu, kolay değil" diye konuştu.

İMAMOĞLU: 'HİÇ UNUTMAYACAĞIZ'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da şunları söyledi: "Benim de sinemayla tanışmama vesile olan Cüneyt Arkın'ı uğurluyoruz. Cüneyt Arkın ve onun gibi isimler hep evimizde, hiç çıkmadılar, bizimle oldular, ama bizi büyüttüler ama bizimle büyüdüler. Mütevazılığı, vatan sevgisi, nezaketi, abiliği, bunu hissettiren bir insan oluşu… Cüneyt Arkın’ı hiç unutmayacağız, unutmamız mümkün değil. Yaşatmak konusunda da sorumluluk sahibiyiz."

Arkın’ın Eskişehir'den sınıf arkadaşı, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de üzüntü ve acı içerisinde olduklarını belirterek; şunları ifade etti: "Hepimiz büyük acı içerisindeyiz. Bu acıyı çekenlerden birisi de benim. Gençlik yıllarımızı bir arada geçirdiğimiz günler hep gözümün önünde sinema şeridi gibi akıp geliyor. Fahrettin sinema dünyasına doktorluk tam vazgeçerek girmiş değerli arkadaşımdı. Çalışkan bir öğrenciydi, buna rağmen fırsat buldukça Eskişehir'e gelir, ailesini ziyaret eder, bizlerle hoşça vakit geçirirdi. Çok büyük sanatçı olduğunu biliyorum. Fahrettin yalnızca iyi bir oyuncu değil aynı zamanda çok yetenekli bir edebiyatçıydı. Dönemin sanat dergilerinde hikayeleri çıkardı. İkimiz de aynı sırayı lisede paylaşma şansına eriştik. Eğer sinema dünyasına katılmasaydı belki de Türkiye’nin en büyük çocuk hastanelerinden birini yapmak gibi bir ideali vardı. Cumhuriyetçiydi, halkçıydı, bir halk kahramanıydı. 1950’li yıllarda Eskişehir’de kurulan kan bankasına kanlarımızı satarak amatör tiyatro kurma girişiminde de bulunan bir gruptuk."

Oğulları ve oyuncular Cüneyt Arkın için neler söylediler:

OĞLU MURAT ARKIN: "Bizim ailemiz sandığımızdan çok daha büyük çok daha güzelmiş. O hayatında hep milletim dedi, halkım dedi, vatanım dedi. O şimdi cennete gitti biliyorum ama işte böyle adamlar cenneti bile vatan yapacak adamlar. Benim için konuşmak çok güç. Baktığım her yerde o var, biz her şeyi ondan öğrendik. Satrançta yaptığım her hamlede o var, attığım her adımda o var, muhabbet ettiğim her insanın gözünde o var, başım belaya girdiğinde yine o var. Gelen mesajlardan şunu gördüm ve gurur duydum. Dini, dili, ırkı, mezhebi, rengi, politik görüşü ne olursa olsun tüm insanlarımızın üzerinde anlaştığı, uzlaştığı birleştirici bir unsur olmuş Cüneyt Arkın, ne mutlu böyle değerimiz olduğu için. Ağlamayın be, böyle insanlara ağıt değil destan yaraşır."

OĞLU KAAN POLAT CÜREKLİBATIR: "Onunki ölüm değil, ölümle gelen bir ölümsüzlük. Hayatı çok zor yaşamış ama dolu dolu... Hafızalara kazınan filmleriyle büyüdük. En önemlisi de vatanı ve milletine olan sevgisini birleştirerek yapmasıyla oldu. Anneme hep şöyle derdi. 'Betül, sen dünyaya yetecek kocaman merhametsin.' Muratla satranç oynardı, 'Beni yine yendin oğlum' derdi. Bana gelince 'Ne güzel gözlerin var, dünyaya mavi mavi gülümsüyorsun' derdi. En önemlisi iyi insanların hep kazandığını, kötülerin bir şekilde kaybettiğini öğrendim. Son kitabını, yazılarını bana yazdırmıştı. Bütün ruhunun bana geçtiğini hissediyorum. Orda da şöyle diyordu. 'Hayatı yaşamak cesaret ister'. Aslında kitabın özetiydi. Orada yaşama cesaretinin ta kendisiydi o. Bizim yapmamız gereken bundan sonra onun anısını yaşatmak, gençlere de eserlerini tanıtmak boynumuzun borcu olsun."

OYUNCU EDİZ HUN: "Her rolün üstesinden gelebilecek kabiliyete haizdi, emsalsizdi. Çok çalışkandı, çok azimliydi. Her türlü rolün üstesinden başarıyla gelebilmiş, çok büyük bir sanatçıdır. Dünya çerçevesi içerisinde değerlendirme yapmak istiyorum. Amerikan sinemasında kovboy filmleri vardı… Çok iyi at binerlerdi, çok iyi silah kullanırlardı. Ama Cüneyt gibi melekelere sahip değillerdi. Ben adeta bedenimden bir parça kopmuş gibi hissediyorum. Olağanüstü bir insandı, emsalsizdi.

Biraz deli dolu tarafları vardı Cüneyt’in ama onu toparladı. En büyük şansı Betül hanım gibi bir eşe sahip olmasıdır. Bizim de can kardeşimiz. 1963 yılının sonbaharında beraber sinemaya girdik. O günden bugüne 59 yıl geçti. Bu 59 yılda hep beraber olduk. Çok cana yakındı, karizmatik bir kardeşimizdi."

OYUNCU NURİ ALÇO: "Dostlar sağ olsun. Türk sinemasının en büyük duayenini kaybettik. Dünya çapında bir aktör kendisi. Kendini mesleğini bırakıp sanata adamış bir insan. Kendi çalıştırdığı emektarlarını bile unutmayan çok güzel bir insandı. Güzel bir hemşerim, iyi bir insandı."

Konuşmaların ardından Cüneyt Arkın Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazı sonrası: Zincirlikuyu Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı.

CÜNEYT ARKIN KİMDİR?

Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan ünlü oyuncu 1937'de Eskişehir'de doğdu.

İlk evliliğini 1964'te Güler Mocan ile yapan Cüneyt Arkın'ın bu evliliğinden kızı Filiz doğdu. 1970'te Betül Işıl ile evlendi. Bu evliliğinden de Murat ve Kaan adlı iki oğlu dünyaya geldi.

Asıl mesleği doktorluğu bırakan Fahrettin Cüreklibatır, 1963'te Halit Refiğ'in dikkatini çekti ve Cüneyt Arkın adıyla sinema hayatına başladı. Kısa sürede 10'larca filmde rol aldı ve 1964'te Gurbet Kuşları filmiyle geniş bir izleyici kitlesine kendini gösterdi.

Yıkılmayan Adam, Vatandaş Rıza, Dünyayı Kurtaran Adam, Komiser Kemal, Malkoçoğlu, Battal Gazi, Kara Murat gibi filmlerle simasını sinema izleyecisinin hafızasına kazıdı.

  • Cüneyt Arkın, 1963'te Artist Mecmuası'nın Artist Yarışmasında birinci oldu.   
  • 1969'da İnsanlar Yaşadıkça ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
  • 1972'de Yaralı Kurt ile Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
  • 1976'da Mağlup Edilemeyenler ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.
  • 1999'da Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne layık görüldü.
  • 2013'te Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından "Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü" verildi.
  • 2013'te 18. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" verildi.
  • 2013'te Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nde değer görüldü.
  • 2021'de Türkiye Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nde değer görüldü.

Yorumlar (0)
28
az bulutlu