Ahmet Say, oğlu Fazıl Say’ın ‘Babam Ahmet Say’ bestesiyle uğurlandı

86 yaşında hayatını kaybeden Say için yapılan törene CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazısı, Oyuncu Fırat Tanış, Mustafa Alabora, Şair Ahmet Telli, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Emek Partisi Ankara İl Başkanı Şükran Doğan, Kor Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Onur Öztürk ve çok sayıda edebiyat ve siyaset dünyasından isim katıldı. Ahmet Say, Kocatepe Camisi’nde kılınan namazın ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlanırken, Kocatepe'ye CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.

Kültür Sanat 12.05.2022, 15:53 12.05.2022, 16:10
Ahmet Say, oğlu Fazıl Say’ın ‘Babam Ahmet Say’ bestesiyle uğurlandı

Müzik yazarı ve müzik eğitimcisi, edebiyatçı Ahmet Say son yolculuğuna, oğlu Fazıl Say’ın “Babam Ahmet Say” adlı bestesiyle ve “Toprak” eseriyle uğurlandı. Çok sayıda yazar, edebiyatçı, sanatçı dostları, siyasetçilerin katıldığı anma törenlerinde, Ahmet Say’ın bu ülkenin yetiştirdiği “haysiyetli bir kuşağın temsilcisi, sosyalizme inanmış bir devrimci olduğu” da ifade edildi.

Önceki gün yaşamını yitiren Ahmet Say için ilk tören Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlendi. Say’ın tabutu oğlu ve yakınlarının omuzlarında erken saatlerde salona getirilirken, girişte ve salonda gülümseyen kocaman fotoğrafları da yer aldı.

Oğlu Fazıl Say, eşi ve yakınlarının taziyeleri kabul etmesinin ardından, Say için tören yapıldı. Kürsüye ilk gelen Şair Ahmet Telli, “Ahmet Say’ı sonsuzluğa gönderiyoruz. İnsan sevdiklerini yitirince tökezliyor biraz, hatta kekemeleşiyor. Ben kendimi böyle hissediyorum” dedi.

Ahmet Say’ın kitaplarının isimlerine atıf yaparak, “Ahmet Say, haysiyetli bir aydın kuşağının temsilcisi olarak, bu dünyaya veda ederken Türkiye’de ağaçların çiçekleri solgundur biraz. Koca kurt, son numarasını çekerken; kapitalizmin açıkgöz kedisi ipek halıya ters binmektedir” diyen Ahmet Telli, Ahmet Say’ın baba ve devrimci Ahmet Say olarak iki özelliğine dikkat çekti.

Telli Ahmet Say’ın babalığını şöyle anlattı: “Baba olarak Fazıl’ın yetişmesindeki emek, çaba enerjisini tarif edici cümleler kurmakta zorlanıyorum. Hayatı Fazıl odaklı yaşadığı yılları biliyorum, kısmen tanığıyım. Fazıl’ın piyano saatlerinde ödünsüz, çocukluğuna ayıracağı saatlerde arkadaş, şaka ve güreş dahil olmak üzere argo da serbest. Uzun sözün kısası, oğul babayı mahcup etmedi, dünya alem bunu biliyor. Oğluyla arkadaş olabilen bir baba.”

DEVRİMCİ AHMET SAY

Ahmet Say’ın aynı zamanda direngen bir devrimci olduğunun da altını çizen Telli şunları söyledi:

“O, devrimci olmanın direngenlikle,eylemlilikle mümkün olduğunu dillendiren biriydi ve hayatı da öyle yaşadı. Eylemleri ve fikirleri nedeniyle hapis yattı. Hapiste açlık grevlerine de katıldı. 80 yaşına doğru, o hala uslanmaz biriydi ve Yüksel Caddesi’ndeki direnişlere bedeniyle ve sözüyle katıldı. Eşref’ten beyitler okuyarak kitlelerin duygusunu dile getirdi. Türk solu ve Türkiye solu önemlidir yaşamında. Sosyalizmin aydınlar katından işçi sınıfı mücadelelerine doğru evrildiği, kitlelerin sokaklara inmeye başladığı bir zamandır, bu dönem.

O dönem Ahmet Say Almanya’da edindiği politik bilgiler kadar politik görgüsünü de bu dergilerde yansıtmaya çalıştı. Diyalektik bir aklın başat olduğu entelektüel biriydi diyebilirim Ahmet Say için. Etik ve estetik alanda ödünsüzdü. Bunun için kimileri bunu katı ve huysuz bulmuş olabilir ama bu onun sevecenliğini, vefa duygusunu görmezden gelmek olur. Hayatlarımızın yalın anlaşılır cümlelerini onunla beraber kurduk. Onun en çok canını yakan olaylardan biri de 93 Temmuz Madımak yangınıdır. Madımak onun hem öfkesini büyüttü, hem de sağlığına bir darbe oldu. Hatta kimi şairlerin ilk kitaplarını da kendisi yayınladı. Saatler sürecek anıları vardır. Bende de öyle. Bende sımsıcaktır bu anılar ve hep öyle kalacaktır. Ahmet Say; haysiyetli aydın kuşağının temsilcilerinden biriydi ve öylece ayrılıyor işte aramızdan. Onun bıraktığı yerden yıldızlara karşı ıslık çalmayı unutmayalım.”

‘BABAMIN BİNGÖL HİKAYELERİNİ, ‘GÜNEŞİN SAVRULDUĞU YERDEN’İ GENÇ NESİLLERE TAVSİYE EDERİM’

Daha sonra kürsüye gelen oğlu Fazıl Say da babası için şunları söyledi:

“Babamın pek çok insana dokunmuş olduğunu, sevgili Ahmet Telli de anlattı. O herkesin Ahmet ağabeyiydi. Edebiyatçıların ve müzikçilerin, Türkiye’deki tüm müzikçilerin Ahmet ağabeyiydi. Ne kadar büyük bir onur benim için, Say ailesi adına da Ahmet Say gibi üretken bir sanatçının ailesi olmak. Onun edebiyat ve müzik eserlerine de en iyi şekilde sahip çıkacağız.

Uzun yıllardır bir Say Vakfı kurmayı planlıyorum ve bu vakıfta babamın tüm eserlerini, hem ülke çapında hem de dünyaya yönelik sahip çıkma olarak adımlar atacağımızı düşünüyoruz.

Ben en çok Bingöl Hikayelerini yani, ‘Güneşin Savrulduğu Yerden’i’ genç nesillere tavsiye ederim. Olağanüstü enteresan hikayelerdir. 17 yaşıma kadar babamla büyüdüğüm evimde; bu müzik ansiklopedileri, müzik tarihi… O kadar çok çalıştı ki babam 1980’li yıllarda. Sevgili eşi Handan’la beraber… Günde 16 saat çalışırlardı. Böyle bir adanmışlık, böyle bir emek hayatımda hiç görmedim. O binlerce sayfalık kitaplar, dergiler hepsi o yılların ürünüdür.

‘12 EYLÜL BABAMI MÜZİĞE YÖNLENDİRDİ’

Bugün, bütün müzik camiasının Ahmet Abi’si olması, bütün o kitaplar, tüm müzikseverlerin başlıca kullandığı kitaplardır. Biz o kitapları yenilemeye başladık, revizyondan geçirip tekrar basıyoruz. Babamın eserleri ölümsüzdür ilelebet kalacaktır; hem edebiyat eserleri, hem müzik eserleri.

Ben çocukken Metin Altınok’un kızı Ahmet Telli’nin oğlu, Cemal Süreya’nın oğlu hep beraber ‘Türkiye Yazıları’nı’, 8 bin 500 abonesine, her pazar, pulları yapıştırırdık, damgaları adresleri uhulardık. Biz çocuklar o abonelere Türkiye’nin aslında en son felsefe dergilerinden birileri olan ‘Türkiye Yazıları’nı sunardık. 12 Eylül, Ankara’daki edebiyat çevresini ve babamı yıldırdı. Babam biraz da bu yüzden müzik olayına yönelmiştir. Tek başına arabasına müzik kitaplarını koydu. Bütün müzik fakültelerine, öğretmenlerine kendi götürdü.

Sevgili Handan, babamın bu son yıllarındaki hastalık döneminde ona olağanüstü baktı. Müthiş bir şey başardı. Ben Handan’a büyük bir şükran borçluyum oğlu olarak. Ben de turnelerim arasında gelebilmeye özen gösterdim.

‘JANDARMALAR, ‘BİZE BİR MASTİKA ÇALSIN OĞLUNUZ’ DEDİ’

12 Eylül günü, eve jandarmalar gelmişti, onların gelmesine dakikalar kala bütün evdeki sol kitapları, Nazım Hikmet’ler, Marx, Lenin evde ne varsa duvar piyanosunun içine koymuştuk. Jandarmalar neredeyse parkeleri bile kaldıracak kadar evi aradılar. Sonra piyanoya baktılar, ‘Bu ne’ dediler. Babam ‘Bu bir müzik enstrümanı, piyano’ dedi. Jandarmalar ‘kim çalıyor?’ dedi. Babam ‘oğlum çalıyor’ dedi. ‘O zaman bize bir mastika çalsın oğlunuz’ dedi. Ben de mastikayı çaldım ama piyanonun içindeki kitaplarla, böyle bir avangart müzik sesleri gibi şeyler çıkıyordu…

Babamla çok hoş anılarımız var. Ahmet Say, insanlara dokunmuş, hediyeler vermiş; ruhsal, zihinsel hediyeler vermiş. Bu anlata anlata bitmez. Ben oğlu olarak çok şey kazandım. Onun oğlu olduğum için onurlu ve gururluyum. Eskiden Ankara’da ‘Ahmet Say’ın oğluydum.’ Şimdi bakıyorum gazetelere ‘Fazıl Say’ın babası’ yazmışlar. Bunlar bizim için önemli değil. Biz bir bütünüz, sonuçta.”

BABASI İÇİN ‘BABAM AHMET SAY’ BESTESİNİ İLK KEZ SESLENDİRDİ

Babası için bestelediği “Babam Ahmet Say” adlı eserini ilk kez, veda töreninde seslendiren Fazıl Say, “Bunu ilk kez dinleyeceksiniz. Ben aralık ayında besteledim. Kaydını mart ayında yaptım. Kaydının tamamı da henüz hazır değil. Kaydı hazır olsaydı, babama dinletir miydim, dinletmeye cesaret edebilir miydim ya da babam nasıl karşılardı böyle bir şeyi… Onu tanıyanlar bilir, sevinirdi bir yandan, bir yandan da ‘ne gerek vardı’ diye azarlayabilirdi de” dedi.

Tören, Fazıl Say’ın “Toprak” adlı eserini seslendirmesinin ardından sona ererken, Ahmet Say’ın tabutu yine omuzlarda cenaze aracına taşınarak, Kocatepe Camii’ne götürüldü.

Kocatepe Camisi'ne CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile parti temsilcileri, milletvekilleri de katıldı. Çok sayıda sanatçı ile edebiyatçının da katıldığı cenaze namazı sonrası Ahmet Say, Karşıyaka Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı.

Yorumlar (0)
26
açık