Ankara Kadın Platformundan 25 Kasım açıklaması: Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok isyan var!

Ankara Kadın Platformu 25 Kasım Cuma günü saat 18.30’da Sakarya Meydanı’nda olacaklarını belirterek Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok isyan var demek için seni de çağırıyoruz” dedi.

Kadın 16.11.2022, 14:13 16.11.2022, 14:21
Ankara Kadın Platformundan 25 Kasım açıklaması: Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok isyan var!
© Haber ve foto:Evrensel

Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için basın açıklaması yaptı. Kadına yönelik şiddeti önleme yükümlülüğü olan devletin, kadınlara yönelttiği cezasızlık politikasıyla, erkek yargı mekanizmasıyla, İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere kadın kazanımlarını hedef alan hukuksuz uygulamalarıyla şiddetin faili durumda olduğunu vurgulayan Ece Türközü “Ankaralı kadınlar olarak; 25 Kasım Cuma günü saat 18.30’da Sakarya Meydanı’nda erkek ve devlet şiddetine karşı sesimizi yükseltiyoruz. Umutsuzluğu birlikte yok edip, cesareti kenetlenen ellerimizde hissediyoruz. Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok isyan var demek için seni de çağırıyoruz” dedi.

Yapılan açıklamada platform adına konuşan Ece Türközü, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne, Dominik’te Mirabel Kardeşleri katleden Trujillo diktatörlüğünün kadın düşmanı politikalarını aratmayan AKP-MHP ittifakının, kadın mücadelesinin kazanımlarını hedef alan politikalarıyla gidiyoruz. Kadınlara yönelik saldırıların her geçen gün derinleştiği ve kadınların dünyanın dört bir yanında diktatörlere karşı örgütlendiği, direndiği, isyan ettiği bir süreci yaşıyoruz” diye konuştu.

Kadına yönelik şiddeti önleme yükümlülüğü olan devletin, kadınlara yönelttiği cezasızlık politikasıyla, erkek yargı mekanizmasıyla, İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere kadın kazanımlarını hedef alan hukuksuz uygulamalarıyla şiddetin faili durumda olduğunu vurgulayan Türközü, “Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri her geçen gün artarken, bu ölümlere ilişkin etkin soruşturma yürütülmüyor, cinayetlerin üstü kapatılmaya çalışılıyor. Gülistan’ı, İpek Er’i, Nadira’yı, Ceren’i unutmuyoruz. Kadın cinayetlerini olağanlaştıran erkek adalete itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz. Yaşamak istiyoruz diyen kadınlara sokakları yasaklayanlar, aynı sokaklarda şeriat propagandası yapanların, nefret yürüyüşüne çıkanların güvenliğini sağlıyor. Gözaltılarla, tutuklamalarla kıramadıkları kadın iradesini, hapishanelerde çıplak aramayla, işkenceyle kırmaya çalışıyorlar. Kadın mücadelesine yönelik baskı ve yok etme politikalarına itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz” dedi. 

“İRAN’DA ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE EDEN KADINLAR İÇİN İSYANI BÜYÜTÜYORUZ”

Coğrafyalara göre biçim değiştirse de erkek ve devlet şiddetinin aynı sistemden beslendiğini söyleyen Türközü, “Mirabel Kardeşler’in de,  Mahsa Amini’nin de, Nagihan Akarsel’in de failini yüzyıllardır tanıyoruz. Bu yüzden gücümüzü birbirimizden, sınırları aşan dayanışmamızdan alıyoruz. İran’da özgürlüğü için mücadele eden, yaşamları ellerinden alınan, idamla yargılanan kadınların her bir saç teli için isyanı büyütüyoruz. İran’da, Türkiye’de dünyanın her yerinde  yaşamlarımızı karartmak isteyenlere karşı Jin Jiyan Azadi çığlığını bir kar topu gibi büyüterek erkek ve devlet şiddetine karşı  itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz. Kadını aileden ibaret görenler; boşanmaları zorlaştırıp, Aile İrşad Büroları eliyle kadınları susmaya zorluyorlar. Aileye hapsedilmeyi reddediyor ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini savunanlara itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz” diye konuştu.

“KADINLAR İÇİN ESNEK VE GÜVENCESİZ ÇALIŞMA KALICILAŞTI”

Tarikat yurtlarında çocukların istismara maruz bırakılırken çocukları korumayanların, bugün aileyi koruduklarını söylediklerini belirten Türközü, “Anayasa değişikliği ile kadınların özgürlüğünü diline dolayanlar, kadınların nafaka hakkına dâhi göz koyuyorlar. Nefret yürüyüşleriyle LGBTİ+ düşmanlarına kol kanat gerenlere, onur yürüyüşlerine saldıranlara, homofobiye, transfobiye itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz. Siyasal iktidarın erkek devlet ittifakı, kadın emeğini değersizleştirerek emek sömürüsünü her geçen gün daha da derinleştiriyor. Kadınlar için esnek ve güvencesiz çalışma biçimi kalıcı hale getirilirken, kadının kariyeri çocuk doğurmaya indirgeniyor. İşçi kadınlara kod 29 ile saldırıyor. Kadınlar hâlâ eşit işe eşit ücret alamıyor, iktidar ise hâlâ Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi olan ILO 190’ı imzalamıyor. Emek düşmanlarına karşı itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz” dedi.

“MÜLTECİ KADINLAR AĞIR EMEK SÖMÜRÜSÜNE MARUZ BIRAKILIYOR”

Açıklanan 2023 bütçesinde sadece savaş ve güvenlik harcamalarına ayrılan payın 2022 bütçesini ikiye katladığına dikkat çeken Türközü, “Diyanete 7 ayrı bakanlıktan daha fazla bütçe veriliyor. İktidarın savaşı ve sermayeyi besleyen ekonomi politikaları yoksulluğu her geçen gün daha da derinleştiriyor. Mülteci kadınlar ucuz  işgücü olarak son derece ağır emek sömürüsüne maruz bırakılıyor, ayrımcı politikalarla hedef haline getiriliyor. Savaş politikalarına karşı  barışı savunuyor ve savaş politikalarına karşı itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz.Kadınlar en temel ihtiyaçlarına bile ücretsiz ulaşamıyor. Kürtaj yasağı, kadınları merdiven altı yerlerde kürtaj olmaya mecbur bırakarak yaşamlarını tehdit ediyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 2000 kadın rahim ağzı kanserinden yaşamını yitirirken, HPV aşısı hâlâ ücretsiz yapılmıyor. Sağlık hakkımızı gasp edenlere itaat yok isyan var demek için sokağa çıkıyoruz” dedi.

“CESARETİ KENETLENEN ELLERİMİZDE HİSSEDİYORUZ”

“Erkek şiddetine karşı yaşamını savunan, savaşa karşı barışın sesini yükselten kadınlar tutuklanıyor, kampüslerde taciz faili hocaları barındırmayan üniversiteli kadınlar yurtlarından atılıyor, kadınların gündemini haberleştiren gazeteciler tutuklanıyor” diyen Türközü, kadına yönelik şiddetin her türlüsü ile mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini vurgulayarak,  “Ankaralı kadınlar olarak; 25 Kasım Cuma günü saat 18.30’da Sakarya Meydanı’nda erkek ve devlet şiddetine karşı sesimizi yükseltiyoruz. Umutsuzluğu birlikte yok edip, cesareti kenetlenen ellerimizde hissediyoruz. Erkek ve devlet şiddetine karşı itaat yok isyan var demek için seni de çağırıyoruz” dedi.

Yorumlar (0)