19.10.2022, 00:16

Kader Planı: Erdoğan’ın Ebced hesabı

Bekir Coşkun’a özlemle...

Ah be Bekir Abim,

Güzel Abim...

İki yıl olmuş gideli...

Daha çok erkendi be Abi.

Halbuki yazılacak daha çok yazın vardı, atılacak çok kahkahan, söylenecek şarkın, türkün...

Hani o meşhur ‘Ayrılık’ yazındaki gibi;

“Böyle mi esecekti bu mevsimde bu rüzgâr

Bütün kuşlar vefasız, mevsim artık sonbahar...”

Halimizi soracak olursan abi;

O her sabah yaptığın gibi “Ne var ne yok” diyeceksen...

Unutmak mümkün mü abi, “İyilik sağlık” cevabı veren muhabirlere çok kızdığını,

O dudaklarında hınzır, hafif bir gülümsemeyle “Onu sormuyorum onu, haber var mı haber” dediğini...

Haber çok Bekir abi de memleketin durumunda pek iyi bir şey yok...

Görsen, duysan şaşırır mıydın bilmiyorum ama senin o çok sevdiğin “yandaş” bazı isimler var ya...

Onlar şimdi muhalif...

Hem de her gün muhalif basının baş köşelerinde, ekranlardan da inmiyor.

Kim mi?

Hangi birini sayalım ki...

Akif Beki dersem gerisini sen düşün be abi...

Hani yazmıştın ya literatüre girmişti.

“Akif De ki...”

Ne güzel yazıydı ama...

“Ona ‘Akif de ki...’ diye talimat verir.

Akif deki ‘Peki’ der...”

Seni toprağa verdiğimizde O da konuştu, “hiddetlenmemiş” sen bunu yazdığında, hatta gülerek okumuş.

Bugünlerde bir de “Kader Planı” lafı ortalıkta çok dolaşıyor.

Bartın’da 41 madenci karanlığa gömüldü acı bir şekilde.

Önceden ‘fıtrat’ deniyordu, şimdi ‘kader planı’...

Sen olsan ne güzel döktürürdün, ama haberin olsun, çok kızıyorlar “lanet olsun böyle kadere” diyenlere.

Hatırlar mısın Bekir Abi,

Senin ‘Akif De ki’ yıllar önce yazmıştı ‘Kader Planı’nı daha başbakanlığın ilk günlerinde.

“Erdoğan’ın Harfleri” idi kitabın adı...

Hatta tanıtımında şöyle cümleler de vardı:

“-M. Akif Beki de bu çalışmada dil-zihin işbirliğini inceleyen modern dilbilimin imkânlarıyla Tayyip Erdoğan’ın zihin fotoğrafını çekiyor.

-Bu kitapta harfleri Erdoğan’ı anlatıyor. Geçmiş zamandan bir hurufî, Erdoğan’ın harflerini yorumluyor, kader planını deşifre ediyor.”

Çok iddialı cümleler değil mi?

Ebced hesabıymış.

Geleceği keşfetmeye yarıyormuş, bir nevi fal yani...

Bizim köyde “Ebced Ahmet” vardı, babamın terzi çırağı...

Matematiği iyiydi hatırladığım, falcılığını bilmem.

Neyse

Akif kitapta uzun uzun anlatmıştı, o bitmez tükenmez iktidarlarının daha ilk günlerinde:

“Kader planı harfler hiyerarşisinde gizli: Erdoğan’ın harfleri Sin ve Dad. (Arapça harfler.) Erdoğan’ın harfler hiyerarşisinde durumu şöyle: Yıldızı Müşteri (Jüpiter), harfi Dad. Bu mertebeye tekabül eden (eşdeğer) isim Alim. Bu mertebenin peygamberi ise Musa. Günü perşembe. Yaradılışın beşinci günü, göklerde ikinci kat.

"Dad harfinin sayısal değeri 800. İbn Arabi bu tür sayılar için ebced-i kebir hesabına başvuruyor. Bu işleme göre aynı harfin değeri 8’e düşüyor. Sin harfinin değeri ise 60 olarak karşımıza çıkıyor. Ebced hesabına göre Tayyip Erdoğan’ın bu iki harfinin temsil ettiği sayılar hem ayrı ayrı, hem de birlikte toplam olarak yaşamında önemli yer tutuyor. “

Yazar kitabında uyarmış, “60 yaşına geldiğinde çok dikkatli olunması gerekli” demiş.

60 yaşında iken ne oldu bilmiyorum, Gezi olayları, Fetö’nün darbe girişimi, ameliyat falan o tarihlere mi denk geliyor bilmiyorum, bakmak lazım. Ama bir uyarısı da var senin ‘De ki’nin:

“...İki harfin toplam değeri 68. Bu sayı hayatında önemli bir tarihe işaret olarak kabul edilebilir. Bir Hurufi (harflerden anlam çıkaran) bundan hareketle Tayyip Erdoğan’ın 68 yaşında çok kritik bir badire atlatabileceğini, yaşamını değiştirebilecek bir olayla karşılaşabileceğini söyleyebilir.”

Galiba bu sene 68 yaşında, seçimler de yakın.

Kim bilir o büyüğümüzün sık sık ve çok güzel okuduğu şiirdeki gibi;

"Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır...

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır..."

Kim bilir, belki bu kez göklerden değil, aşağıdan, tabandan gelen bir karar vardır.

Yorumlar (0)