Dicle Anter: Musa Anter davasını adaletin, hukukun bir aynası gibi görmek lazım

Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de Kürt aydın, gazeteci ve yazar Musa Anter’in katledilmesine ilişkin davanın duruşması, 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından 5 gün önceye ertelendi. Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, “Bu davayı, Türkiye’deki adaletin, hukukun bir aynası gibi görmek lazım” dedi.

İnsan Hakları 20.06.2022, 16:38
Dicle Anter: Musa Anter davasını adaletin, hukukun bir aynası gibi görmek lazım

Ayça ONURALMIŞ

Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de Kürt aydın, gazeteci ve yazar Musa Anter’in katledilmesine ilişkin davanın duruşması, 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından 5 gün önceye ertelendi. Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, “Bu davayı, Türkiye’deki adaletin, hukukun bir aynası gibi görmek lazım” dedi.

Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de Kürt aydın, gazeteci ve yazar Musa Anter’in katledilmesine ilişkin davanın duruşması Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, davanın sonraki duruşmasını 15 Eylül’e erteledi. 30 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından 5 gün önceye ertelenen duruşmadan sonra, İHD Ankara Şube’de basın toplantısı düzenlendi.

Toplantıda konuşan Musa Anter’in oğlu Dicle Anter şunları söyledi:

“Bu davayı, Türkiye’deki adaletin, hukukun bir aynası gibi görmek lazım. Çünkü bu davanın açılması, sonuca ermesi sonunda Türkiye’nin o kirli dönemlerine ilişkin pek çok veri ortaya çıkacaktır ama maalesef hukuksuzluk her boyutta her zaman yaşandığı için bir sonuç çıkmadı. 20 Eylül’de 30 senesi dolan davanın böyle sonuçlanmasını kabul etmeyeceğiz.”

‘YÜZLEŞMEDİKÇE FAİLİ BELLİ OLAN FAİLİ MEÇHUL KALMAYA DEVAM EDECEK’

İnsan Hakları Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Hafıza Merkezi ve Çağdaş Hukukçular Derneği adına ortak açıklamayı Hafıza Merkezi’nden Esra Kılıç okudu. Kılıç, Kürt gazeteci, aydın ve yazar Musa Anter’in 20 Eylül 1992'de Belediye tarafından düzenlenen Kültür ve Sanat Festivali'ne katılmak üzere davet edildiği Diyarbakır’da silahla vurularak öldürüldüğünü anımsattı.

Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 20 Eylül 2022 tarihi itibariyle, uygulamada başvurulan 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasıyla Musa Anter’in öldürülmesine ilişkin sanıklara yöneltilen suçlamaların düşmesinin öngörüldüğünü söyleyen Kılıç, şu ifadeleri kullandı:

“Musa Anter cinayeti davası da dahil bu dönem işlenen devlet suçları ile ilgili açılan davalar, 1990’lı yıllarda devlet içerisinde gayrı resmi bir statüyle faaliyet gösteren Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Birimi’nin (JİTEM) işlediği suçlar ve ağır insan hakları ihlalleri ile hesaplaşmak için çok önemli bir imkân sunmaktaydı. 2010’lu yılların başında haklarında güçlü iddianameler hazırlanan ve ağır hapis cezaları talep edilen, insanlığa karşı suç işledikleri iddiasıyla yargılanan, üst düzey rütbeli kamu görevlisi ve askerlerin bugün teker teker aklandığını görüyoruz.

Bu davanın da belirtilen şekilde sonuçlanması Türkiye’de kolluk kuvvetleri tarafından işlenen suçların cezasız kalması geleneğini devam ettirmesi anlamına geliyor. Cezasız bırakılan her suç bir yenisini çağırırken, 1990’lı yıllardaki ağır insan hakları ihlalleri ile yüzleşmedikçe ve katliamların faillerini yargı önüne çıkarıp adil bir şekilde yargılamadıkça, aslında faili belli olan faili meçhul kalmaya devam edecek.

Aynı akıbetin Musa Anter cinayeti bakımından da gerçekleşmemesi için yargı makamlarını davada etkili soruşturma yürütmeye ve hakikati ortaya çıkarma yükümlülüğünü yerine getirmeye davet ediyoruz. Böylesi bir resmi aklama süreci karşısında bizler sorumluların cezalandırılmasını, mağdur zararlarının giderilmesini ve hakikatin ortaya çıkarılmasını hep beraber ısrarlı olarak talep ediyoruz.”

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu