Eğlence değil, esaret parkı! Yunus Park'lar...

* Marmaris Onmega Dolphin Park yunuslara mezar oluyor. Bu gösteri merkezinde bir yunusun hayatını kaybetmesine tepki gösteren eski Yunus Eğitmeni Melisa Sevim “Esaretteyken ölen belugalar gizli bir şekilde restaurantın arka bahçesine gömüldü” dedi ve “Herkes yunusların, hep gülümsediklerini sanıyor, ama öldüklerinde de o gülümseme orada kalıyor” diye ekledi. ** Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucusu Öykü Yağcı ise “Yunus ile terapi” ücretinin 3 ila 5 bin euro arasında değiştiğini ve “eğitimli” yunusların 300 bin dolara satıldığını söyledi. Yağcı; ekonomik ve siyasi çıkarların ağır bastığının, hayvanların acılarının göz ardı edildiğinin altını çizdi.

Hayvan Hakları 31.07.2022, 11:40 31.07.2022, 11:47
Eğlence değil, esaret parkı! Yunus Park'lar...

Kübra KÖKLÜ

Özgürlük Platformu, geçtiğimiz günlerde Muğla’nın Marmaris ilçesinde faaliyet gösteren Marmaris Onmega Dolphin Park’ta Splash adlı yunusun hayatını kaybettiğini ve bu ölümün, tesiste kısa bir zaman diliminde gerçekleşen dördüncü ölüm olduğunu açıkladı. Bu olayın ardından yunus parklarının kapatılması yeniden gündeme geldi. Yunuslara Özgürlük Platformu, 12 yıldır yunus parkların kapatılması için mücadele ediyor. Eski Yunus Eğitmeni Melisa Sevim ve Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucusu Öykü Yağcı ile yunus parklarında yaşanan olayları konuştuk.

Melisa Sevim (Eski yunus eğitmeni, yunuslara yapılanlar üzerine bu mesleği yürütmüyor artık)

Eski Yunus Eğitmeni Melisa Sevim, esarette ölen deniz memelerinin gizli bir şekilde gömüldüğünü vurgulayarak, hamile olan yunusların çalıştırıldığına dikkat çekti. İnsanların yunus parklarına gitmediği takdirde yunus parklarının kapatılacağını dile getiren Sevim, “Çalıştığım yunus parkında bir yunus ölü doğdu. Ve bu ölü doğan yunus, yetkililere bilgi verilmeden hemen gizlice gömüldü. Bodrumda esarette olan ve ölen belugalar ise gizlice restoranın arka bahçesine gömüldü” dedi.

O sevimli dostların, sevgilerini her fırsatta gösteren yunusların, eziyet çektiklerine dikkat çeken Sevim, bu eziyeti şöyle anlattı: “Çocukları gerçekten hiç ama hiç sevmeyen bir yunusla çalışıyordum. Yunus, çocuklardan rahatsız oldu ve havuzun diğer tarafından üzerime öyle bir atladı ki, 200-250 kiloluk hayvan kafama inecekti. Neyse ki, tam yanıma denk geldi. Yemek yememe pahasına hareketleri yapmayan yunuslar vardı. Hareketleri yapmayan yunuslar aç bırakılıyordu. Hamile olan yunuslar çalıştırılıyordu.”

‘AKP’DEN ÖNCE TÜRKİYE’DE YUNUS PARKLARI YOKTU’

Yunus Parkların sahipleri tarafından deniz memelerinin ölümleri ve ölüm nedenlerinin örtbas edildiğini kaydeden Yunuslara Özgürlük Platformu Kurucusu Öykü Yağcı da AKP’den önce Türkiye’de yunus parklarının olmadığını söyledi. Yağcı, AKP’nin iktidarıyla birlikte hayvanların tematik akvaryumlarda, alışveriş merkezlerindeki hayvanat bahçelerinde esaret altına alınmasına neden olduğunun altını çizdi.

Marmaris Onmega Dolphin Park’ta Splash adlı yunusun ölmesine değinen Yağcı, “Marmaris’teki yunusların ölümüne aynı zamanda denizin kirliliği de neden olmuş olabilir. Bu parktaki yunuslar denizin içinde küçük bir alana hapsedilmiş durumdalar. Su sığ ve yunus dışkısıyla dolu olduğu için oradaki deniz dibi canlıları da ölüyor. İnsanlar da bulaşıcı hastalık ve kaza-ölüm riski altında. Çünkü burada insanlar da yunuslarla aynı alanda yüzdürülüyor. Hem hayvanların sağlığı hem de halk sağlığı tehdit ediliyor” dedi.

Yunusların bu tür esarete dayanamadıklarını, esarete alındıktan sonraki ilk bir ay içinde ölüm oranlarının 6 kat fazla olduğunu, doğada 50 yıl yaşayabilen yunusların esarette en fazla 12 ila 15 yıl yaşadığını aktaran Yağcı; “Ölüm oranlarının da yüzde 60’a ulaştığı tespit edilmiş durumda. Esarette dünyaya gelmiş yunusların yüzde52’sinin ise 1 yaşını bile doldurmadan hayatını kaybettikleri gözlemlendi” diye anlattı vehameti.

‘YUNUS İLE TERAPİ’ YUNUSLARI ÖLDÜRÜYOR

“Yunus ile terapi” ücretinin 3 ila 5 bin euro arasında değiştiğine ve “eğitimli” yunusların 300 bin dolara satıldığına dikkat çeken Yağcı, ekonomik ve siyasi çıkarların ağır bastığını, hayvanların acılarının göz ardı edildiğini söyledi. İktidarın yunus parklarını kapatmak istemediğini öne süren Yağcı, ‘’Bunun nedeni de belli ki bu parklardan çıkarları var. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da parklardan biri ile bağlantısı olduğunu öğrendik. AKP’li milletvekillerinin yunus parkı sahipleri ile sarmaş dolaş çekildiği fotoğrafları da gördük. 2019’da olduğu gibi, 2014 yılında da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çevre Komisyonu’na yunus parklarının kapatılması için bilimsel rapor sunduk. Ancak raporumuza karşılık eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, “Yunus parkları bizim ekonomik ve kültürel zenginliğimizdir. Kapatılamaz” dedi. AKP’li milletvekillerinin oy çokluğuyla yunus parkları kapatılmadı. Bu oylamanın ardından yaklaşık 1,5 sene sonra Fettah Tamince’ye ait büyük bir otel zinciri ve içinde yeni bir yunus parkı daha açıldı” dedi.

‘YUNUSLARI GİZLİ BİR ŞEKİLDE GÖMÜYORLAR’

“Deniz memeleri doğalarından koparılarak katliam yapılıyor” diyen Yağcı, bu hayvanların doğadan yakalanması sırasında yaralanıp öldüğünü, Türkiye’de yunusların avlanmasının yasak olmasına rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırı hareket ederek, 2006- 2007 yıllarında yunus parklarına denizden canlı yunus yakalanması için özel izin verdiğini kaydetti. Yunus parklarının açıldığı 2006 yılından bugüne kadar çok fazla deniz memelisinin hayatını kaybettiğini vurgulayan Yağcı, “2010 yılında yurttaşlar bizleri telefon ile arayarak ‘yunusları gizli bir şekilde gömüyorlar’ diye ihbar ediyorlardı. Yunusların hep güler yüzlü görünmesinin ardında çok büyük bir acı söz var. Bu hayvanlar yıllardır esaret altında. İnsanların empati yapmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

‘DİŞLERİ SÖKÜLÜYOR’

Yunus parklarında bulunan deniz canlılarının ziyaretçilere ve eğitmenlere verebilecek zararı en aza indirmek için dişlerinin söküldüğünü vurgulayan Yağcı, şunları vurguladı: “Diş sökme, törpüleme ve delme işlemi, hatta hayvanların çeşitli organlarını çıkarma uygulaması, esaret endüstrisinin gizlemeye çalıştığı, pek çok bilimsel rapor ve haberle tespit edilip kanıtlanmış gerçeklerden biri. Esarete alıştırılmaları sürecinde başta kusmalarına ve yememelerine rağmen ölü balık yemeğe zorlanıyorlar. Yunuslar üzerine çalışan veteriner hekimlerin ve akademisyenlerin makaleler yoluyla aktarımlarına göre bu tesislerde, insanlara yönelik saldırganlığı ve akranlar arası agresyonu en aza indirgemek amacıyla hayvanlara, düzenli olarak sakinleştiriciler veriliyor.”

Yorumlar (0)
30
açık