Van’daki mülteciler: Bu gölden ilk kez ölmeden geçiyoruz

Yıllardır Van’da yaşayan mülteci kadınlar, mültecilerin geçiş hattı olan Van Gölü’ne bu kez bir sosyal etkinlik kapsamında geziye gitti. Tekne gezisine çıkan kadınlar, duygu dolu anlar yaşadı. Bir kadın, hislerini, “Bu gölden belki de ilk kez boğulmadan geçiyoruz” diye anlatırken, bir diğeri, “Gölün dibindeki mültecileri incitiyormuşum gibi bir his var içimde” diyor…

Gündem 03.06.2022, 09:48 03.06.2022, 09:53
Van’daki mülteciler: Bu gölden ilk kez ölmeden geçiyoruz

Salih Sertkal/ MedyaPort

Van’da yoğunluklu olarak mülteci kadın ve çocuklara dönük çalışma yürüten Lider Kadın Derneği, Van’da bulunan mülteci kadın başvurucuları için Van Gölü’nde bulanan Akdamar Adası’na bir gezi etkinliği düzenledi. Geziye büyük çoğunluğu Afgan olmak üzere onlarca mülteci kadın katıldı.

Derneğin ‘Sosyal uyum’ çerçevesinde düzenlediği etkinliğe katılan mülteci kadınların çoğunun yıllardır Van’da yaşamasına rağmen Van Gölü’nü görmedikleri, ilk defa bir deniz gördürdükleri, ilk defa bir adayı ziyaret ederek bir kiliseyi gördükleri öğrenildi. Birçok ilki bir etkinlikte yaşayan mülteci  kadınlar, heyecan, korku, hüzün ve sevinci bir anda yaşadıklarını belirtirken, dünyadaki tüm kadınlar gibi özgür olmayı ve insanca bir yaşam sürmeyi istediklerini aktarıyor.

Büyük çoğunluğu Afganistan olmak üzere sınırın çok ötelerinden Van’a uzanan mülteci yolculuğunda şimdiye değin binlerce mülteci sınırları aşmaya çalışırken hayatını kaybetti, sınırları aşmayı başaranların bir kısmı da kaza geçiren araçların alev alması sonucu kül oldu ya da tekneyle geçmeye çalıştıkları Van Gölü’nün sularında boğularak yolculukları son buldu. Bir kısmı da ya Van’da kalarak bir gün Avrupaya gitmenin hayalini kurdu ya da Türkiye’nin batısına doğru yola koyularak Avrupa ülkelerinin sınırlarına daha yakın olmanın yollarını aradı. Van’a bir şekliyle uluşan ve sığınma hakkı kazanarak geçici oturum alan yüzlerce mülteci aile var. Aileler şehirde en kötü koşullarda yaşamak zorunda kaldıkları evlerde zorlu ekonomik koşullarda yaşamlarını idame etmeye çalışıyor.

Erkekler sigortasız işlerde ucuz iş gücü olarak yer bulurken; kadın ve çocuklar ise evde hiçbir şey yapmadan öylece yaşama tutunmaya çalışarak aslında bir hapis hayatı yaşıyor. Bu ailelerin normal koşullarda Van’da sosyal etkinlik (spor merkezleri, kültür-sanat kursları, eğitim kursları) alanlarına  sahip olup sosyalleşmeleri ekonomik olarak çok da mümkün olmuyor. Bu durumda kadın ve çocuklar için evler birer açık cezaevinin ötesine gidemiyor.

MÜLTECİ KADINLAR İÇİN AKDAMAR ADASI ZİYARETİ ETKİNLİĞİ

Mülteci ya da sığınmacı olarak Türkiye’ye gelen ve Van’da yaşayan mülteci-sığınmacı kadın ve çocuklara dönük Van’da Lider Kadın Derneği çeşitli çalışmalar yürütüyor. Genelde mülteci kadın ve çocuklara dönük çalışma yürüten dernek ‘Sosyal uyum’ çalışmaları kapsamında mülteci kadınlar için Van Gölü’nde bulunan Akdamar Adası’na onlarca mülteci kadının katılımıyla ziyaret etkinliği düzenledi. 

MÜLTECİ KADINLAR İLKLERİ YAŞADI

Etkinliğe katılan mülteci kadınların çoğu ilk defa deniz gördüğünü söyledi. Ayrıca yıllardır yaşadıkları Van’da ilk defa Van Gölü’nü gördükleri, tekneye bindikleri ve Akdamar Adası’nı ziyaret ederek ilk defa bir kilise gördükleri öğrenildi. Bu kadar büyüklükte bir su kütlesini göl yada deniz fark etmeksizin ilk defa gören mülteci kadınların heyecan ve korkuları yüzlerinden okunuyordu.

GÖLÜ İLK KEZ GÖRDÜLER

Geziye katılan mülteci kadınları büyük çoğunluğu bir deniz ya da gölü ilk defa gördüklerini aktardı. Van Gölü’nü ya da bir denizi ilk defa gören mülteci kadınlar şaşkınlıklarını elleriyle ağızlarını kapatarak beden dilleriyle ele veriyorlardı. Burası mı Van Gölü bunun adı Van Gölü’mü diyecek kadar da aslında yıllardır yaşadıkları şehirden mecburi olarak bihaber oldukları anlaşılıyordu. Kadınlar bu şaşkınlık haliyle beraber hemen resim çekilmeye koyuldular. Gölü ilk defa gören kadınların, sırada tekneyle 40 dakika yapacakları bir yolculuk ve bu yolculuk sonunda varacakları Akdamar Adası adında bir ada vardı. Tekneye korkarak çekinerek ilk adımlarını atan mülteci kadınlar ilk etapta teknenin kapalı alanında oturmayı tercih etseler de ilerleyen dakikalarda korkularını yenecek olacaklar ki kendilerini büyük teknenin güvertesinde yada üstündeki açık alana attılar. Afgan şarkı ve türkülerin son ses açıldığı ve sadece kadınların olduğu tekne gezisinde, Afgan kadınlar adaya eğlenerek vardılar.

YAŞASIN KADINLAR YAŞASIN ÖZGÜRLÜK..

İlk andan itibaren sürekli fotoğraf, video çekerek anı ölümsüzleştirmeye çalışan mülteci kadınlar, gölün maviliklerinde ilerleyen teknenin güvertesine çıkıp zafer işareti yaparak ‘Yaşasın kadınlar’ demeyi de ihmal etmiyorlardı. Bu görüntü bir dönem IŞİD’in zulmü altında kalan ve sonrasında özgürlüğüne kavuştuğu anda IŞİD’in kendilerine zorla giydirdiği çarşafı çıkarıp fırlatan kadınların o günkü görüntülerini andırıyor gibiydi. Bunu söylerken şuan Afganistanda milyonlarca kadının Talibanın islami şeriat kuralları altında ezildiklerini yok edildiklerini belirtiyorlar.

GÖLÜN DİBİNDE MÜLTECİ BEDENLERİNİ İNCİTİR GİBİ HİSEDİYORUM..

Gölü ilk defa gören ve gölün adının Van Gölü olduğunu duyan kimi mülteci Afgan kadınlar, biran derin bir sessizliğe gömüldü. Bir anlık bu durgunluğun ve sessizliğin sebebi sorulduğunda ise aralarında kadın ve çocukların da olduğu batan tekne faciasını hatırladıklarını aktarıyorlar. Van Gölü’nde 27 Haziran 2020 tarihinde yüzden fazla mültecinin bindirildiği teknenin batması sonucu resmi rakamlara göre 61 mülteci hayatını kaybetmişti. O anı hiçbir mültecinin sığınmacının asla unutmadığını belirten ve isminin sadece baş harflerinin kullanılmasını isteyen F.N Afgan mülteci kadın, “Şuan bu gölün üzerinde biz tekneyle giderken dibinde hala mültecilerin cesetleri varmış gibi hissediyorum. Ve onları bu şekilde sanki incitiyormuş gibi bir his var içimde “ diyerek bir katliam denilecek düzeydeki facianın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen kimsenin daha unutmadığını bizlere hatırlatıyor.

VAN GÖLÜ SULARINDA BELKİ DE İLK DEFA ÖLMEDEN GEÇİYORUZ

S. S adındaki başka bir Afgan mülteci kadın ise Van Gölü’ne ilişkin şunu belirtiyor: İlk defa bu gölün üzerinden biz Afganlar kaçak göçek değil de dünyanın her yerindeki normal bir insan gibi bir adayı  ziyaret etmek için seyahat ediyoruz . Bu benim ve bizler için çok anlamlı ve çok duygu dolu. Ben hayatımda hiç deniz görmemiştim, göl de görmemiştim. Tekneye hiç binmemiştim belki de mülteciler olarak ilk defa göl sularında boğulmadan geçiyoruz. Bu gün buradaki tüm kadınlar açısından her anlamda ilklerin günü oldu. Biz mülteciler ve özellikle kadınlar olarak biz de her insan gibi insan olmaktan doğan haklarımızdan yararlanmak istiyoruz.. diyerek adeta tekrardan yeni bir İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yazılmasına ihtiyaç varmış gibi serzenişte bulunuyor…

İLK DEFA BİR KİLİSE GÖRDÜLER

Adaya varıldığında tekneden inen kadınları adadaki badem ağaçları arasından yürüyerek kiliseye varmadan önceki mesire alanında oturarak evlerinden yapıp getirdikleri yiyecek ve içecekleri birbirlerine etkinlik yöneticilerine ikram etmeye başlıyorlar. Dinlenme arasından sonra kiliseye doğru yola koyulan mülteci kadınları ihtişamlı güzel mimarisiyle Surp Haç Kilisesi bekliyordu.Taliban gibi radikal islami örgütlerin kasıp kavurduğu Afganistan’da, 2001 yılında Buda heykelleri put inancını temsil ettiği için havaya uçurulmuştu. Afganistan’ın başkenti Kabil haricinde belki de tek bir kiliseye rastlamanın pek mümkün olmadığı da biliniyor. Bunun için nüfusun büyük çoğunluğu farklı inançlara ait bir ibadethane görmüş değillerdi. Aynı şekilde etkinliğe katılan Afgan mülteci kadınlar çoğu ilk defa kilise görüyorlardı. Cami mimarisinden çok farklı bir mimari görmüş olacaklar ki dakikalarca kiliseyi inceleyerek bakakaldılar. Kilisenin içine girdiklerinde sanki bir günah işliyorlarmış gibi bir hisse kapıldıkları yüzlerinden okunan kadınlara bu durum sorulduğunda sebebini bilmediklerini aktarıyorlardı.

Kilise ziyareti sonrası mülteci kadınlar dernek çatısı altında aldıkları Erbane Kursu derslerinden birini de açık havada yaparak renkli görüntüler oluşturdu.Saatlerce adada zaman geçiren mülteci kadınlar belki de ilk defa bu kadar mutlu ve huzurlulardı. Ada ziyareti sonrasında tekneye binen onlarca mülteci kadın tüm enerjilerini tüketmiş vaziyette kent merkezine tekrar geri döndüler.

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu