TTB: Erzincan İliç ve Manisa'daki doğa yıkımları durdurulmalıdır

Türk Tabipleri Birliği, Erzincan İliç ve Manisa'daki doğa yıkımların durdurulması gerektiğini belirterek, "Çöpler Altın Madeni İşletmesi’nin acilen kapatılması, atık baraj gölünde biriken binlerce ton tehlikeli atığın, liç yığınlarının, pasa dağlarının bilimsel yöntemlerle zararsız hale getirilmesinin en kısa zamanda sağlanması gereklidir" ifadelerini kullandı.

Gündem 29.06.2022, 17:22
TTB: Erzincan İliç ve Manisa'daki doğa yıkımları durdurulmalıdır

Türk Tabipleri Birliği, Erzincan İliç ve Manisa'daki doğa yıkımların durdurulması gerektiğini belirterek, "Çöpler Altın Madeni İşletmesi’nin acilen kapatılması, atık baraj gölünde biriken binlerce ton tehlikeli atığın, liç yığınlarının, pasa dağlarının bilimsel yöntemlerle zararsız hale getirilmesinin en kısa zamanda sağlanması gereklidir" ifadelerini kullandı.

TTB'den yapılan açıklamada, Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan altın madeninde yaşananların Türkiye için bir ilk olmadığı vurgulanarak, şöyle denildi:

"2011 yılında Kütahya’da; geçtiğimiz yıl Giresun Şebinkarahisar’da, Gördes’te yaşanan, birkaç gün önce Manisa’nın Yunusemre ilçesinde meydana gelen ve “kaza” diye nitelenen olaylarda; ağır metallerden zengin büyük miktarda atığın, atık havuzlarından çevreye yayıldığı unutulmamıştır. Üst üste gelen bu olaylar kapitalist sistemin doğayı daha yüksek kâr için sömürüsünün ve canlı yaşamını hiçe saymasının sonucudur. Ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile çalışan altın madenlerinin neden olduğu ekosistem yıkımları, bu yönüyle de değerlendirilmelidir.
Erzincan'ın İliç ilçesindeki altın madeninde, 21 Haziran 2022 gecesi liç yığınlarına siyanür taşıyan borunun kırılarak (veya başka bir şekilde), toprağa en az üç saat süren siyanür akışının da eğim nedeniyle akarsuya erişme olasılığı çok yüksektir. Basına yansıdığı kadarıyla kolluk güçleri tarafından yerinde yapılan değerlendirmede, 20 ton siyanür içeren sıvının taşıma borusundan dışarı aktığının raporlara yansıdığı anlaşılmaktadır. Siyanür toprakta bileşik halde bulunan ağır metallerin yapısını bozarak element formuna dönüştürüp ve yeni siyanür bileşikleri oluşturacak ve bunlar da akarsuya taşınacaktır. Sürecin sonrasındaki olay ise bu toksik kimyasalların Fırat nehri tarafından taşınarak etkinin yaygınlaştırılmasıdır. Bu olayın boyutları, yayılımın nerelere ulaştığı bağımsız kurumlar tarafından alınacak örneklerin analizi ile ortaya konabilecektir. Akarsuya karışan toksik kimyasalların akarsu ekosisteminde çok büyük tahribata neden olacağı, yörenin yüzey ve yer altı su kaynaklarının kirlenmesine neden olacağı, yörede besin döngüsüne katılacağı (tatlı su balıklarının, sulama nedeniyle tarımsal ürünlerin yapısına girerek), bunun da yörede halk sağlığını olumsuz etkileyeceği açıktır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yaptığı açıklama ile Erzincan İliç’teki altın madeninin faaliyetlerini “bölgede yapılan analiz sonuçları” çıkıncaya kadar durdurulduğunu açıklamıştır. Bugüne kadar bakanlığın bu izlemleri yapmaması ve yaşanan olaydan sonra kamuoyu tepkisi ortaya çıkıncaya kadar sessiz kalması büyük bir yanlıştır. Bölgede gerçek durumun kamuoyu ile paylaşılabilmesi açısından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalara, ilgili meslek odaları temsilcilerinin de katılması şarttır.
Çöpler Altın Madeni İşletmesi’nin acilen kapatılması, atık baraj gölünde biriken binlerce ton tehlikeli atığın, liç yığınlarının, pasa dağlarının bilimsel yöntemlerle zararsız hale getirilmesinin en kısa zamanda sağlanması gereklidir. Kuşkusuz ülkemizde aynı tehlikeleri içeren diğer altın madeni işletmelerinde de benzer önlemlerin alınarak olası ekosistem yıkımlarının önlenmesi gereklidir. Ülkemizi yönetenleri; tüm canlıların yaşamına ve ekosistemlere saygılı olmaya, ülkemizde siyanür liçi yöntemi ile madenciliği yasaklamaya davet ediyoruz.

Yorumlar (0)
22
açık