Sosyal yardım projesi Erdoğan'ın iletişim hamlesi oldu

Evrensel Gazetesi Yazarı Cihan Soylu: "Erdoğan yönetimi -ve iktidar cephesi, kitlelerin saflarında ekonomik sosyal sorunların giderek dayanılmaz boyutlarda ağırlaşması nedeniyle ortaya çıkan tepkilerin ciddi bir destek kaybına dönüşmesini engellemek için yeni ataklara ihtiyaç duymaktadır. Yeni TOKİ evleri, öğrencilere “müjdeler”, yurt sorunlarının çözüleceği söylemi, kaynağı belirsiz dolar akışına hız verilmesi, pahalılığın engelleneceği propagandası, istihdamın arttırılacağı, asgari ücretin ve maaşların yükseltileceği yönündeki açıklamalar bu amaçlı -ve yapılması durumunda seçim yatırımları arasında yer alan ataklar kapsamındadır."

Gündem 22.09.2022, 08:35
Sosyal yardım projesi Erdoğan'ın iletişim hamlesi oldu

Kitle desteğindeki düşüş üzerine neredeyse tüm ‘analistler’in fikir birliği içinde oldukları Erdoğan yönetiminin son dönemde yeniden hız verdiği ve muhaliflerini de etkisizleştirmenin güçlü bir aracı olarak kullanmak üzere gündeme getirdiği ekonomik-sosyal “projeler”in önemli bir hedefi de, kitlelerle iletişimindeki sorunları aşmaktır. Burjuva yönetimleri, ürünü olarak ortaya çıkıp korumaya aldıkları sömürü sistemini sadece baskı ve şiddete dayanarak güvenceye alamayacaklarının deneyim ve bilgisine sahiptirler. Onlar, toplumun sömürülen ve ezilen kesimlerine karşı politikalarında başarılı olmanın, baskı ve şiddet araçlarının kullanılmasında gösterilen yetkinliğin yanı sıra, ve hatta kimi koşullarda ondan da daha fazla, kitleleri ideolojik-siyasal, kültürel ve sosyal bağlarla sisteme bağlamanın belirleyici işlev gördüğünü bilerek kitle iletişimi araç ve yöntemlerini kullanırlar. Kitlelerle iletişimdeki başarıları, konjonktürel sorunların aşılmasında rol oynayacağı gibi, daha temel önemdeki sınıfsal çatışma nedenlerinin örtük hale getirilmesine de hizmet eder. Yalan ve saptırma, önyargı ve hurafelere dayanan masalsı anlatılar, iletişimsel malzeme deposunun yığınağında büyük hacme sahiptir. Her gün ve neredeyse her bir vesileyle sürdürülen yinelemelerle sorunların girdabında didinen insanlar aldatılmaya; yaşadıkları ve boğuştukları sorunlar konusunda yanıltılmaya çalışılır.

Erdoğan yönetimi -ve iktidar cephesi, kitlelerin saflarında ekonomik sosyal sorunların giderek dayanılmaz boyutlarda ağırlaşması nedeniyle ortaya çıkan tepkilerin ciddi bir destek kaybına dönüşmesini engellemek için yeni ataklara ihtiyaç duymaktadır. Yeni TOKİ evleri, öğrencilere “müjdeler”, yurt sorunlarının çözüleceği söylemi, kaynağı belirsiz dolar akışına hız verilmesi, pahalılığın engelleneceği propagandası, istihdamın arttırılacağı, asgari ücretin ve maaşların yükseltileceği yönündeki açıklamalar bu amaçlı -ve yapılması durumunda seçim yatırımları arasında yer alan ataklar kapsamındadır. Buna, burjuva muhalefetinin söylemini etkisizleştirmek için kullanılan yanıltarak yedekte tutma hedefli yalan ve çarpıtma eklenmiştir. İktidar aygıtının elden kaçırılmaması için her yol ve araca başvurulacağı gizlenmeksizin ilan edilmiştir.

Bu politikaları da üreten sorunlardaki ağırlaşmanın bir diğer özelliği, burjuva muhalefetinin “kurtarıcılık” ve sorun çözücülük iddialarını büyük oranda açmaza düşürmesidir. Burjuva muhalefeti, mevcut sistemi ve yıpratıldığını söyleyerek yeniden yapılandırmayla kurtarıcılığına aday olduğu devlet aygıtını kararlıca sahiplenmekte; bürokratik aygıtın işleyişine ilişkin yeni bazı düzenlemeler eşliğinde siyasal ve kısmi bazı sosyal iyileştirmeler vaat etmektedir. Sömürülen ve ezilenlerin başlıca acil ve temel talepleriyle karşıtlık içinde olduğu gizli değil, alenidir. Bütün dünyada kapitalist ekonomik sorunların ağırlaşmasının, siyasal-askeri ve diplomatik ilişkilerde gerginlik ve çatışma unsurlarının öne çıkmasının ve bağlı olarak halk kitlelerine yönelik politikalarda daha fazla sertleşmeye yol alınmasının, burjuva muhalefetinin “çözerim” iddiasını da büyük oranda açmaza alması bir yana, burjuva muhalefetinin, sisteme karşı gelişmesi durumunda işçi-emekçi mücadelesinin karşısına dikilmesi, sınıfsal karakteriyle uygunluk gösterir.

Düzen cephesindeki tüm gelişmeler daha gergin, daha çatışmalı bir döneme yol alındığını gösteriyor. Mevcut iktidarın sözcülerinin yanı sıra ilişki içinde oldukları paramiliter güçlerin çeşitli düzeydeki yönetici ve temsilcileri de “temizlik”ten, “hizaya getirmek”ten söz ederek baskı, yasak ve şiddetin yoğunlaştırılması; aldatı ve satın alma yöntem ve araçlarına yeniden ve daha fazla başvurulması politikasını dillendirmekten kaçınmamaktadırlar. Bunlar, iktidarı sürdürme kararlılığının göstergeleri kapsamındadır. Emekçilerin talepleri için giriştikleri en küçük etkinliklerine karşı dahi büyük öfke ve nefretle saldırıya geçen bir yönetimi yenilgiye uğratarak bir “nefes alma olasılığı” yaratabilmek için dahi, geniş halk kitlelerinin daha etkin bir mücadelesine ihtiyaç vardır. Günden güne büyüyerek artan ihtiyaç sömürülen ve ezilenlerin birleşik bir güç olarak ortaya çıkmalarıdır. 

Parçalı-lokal ve sınırlı etkiye sahip mücadele ve eylem biçimleriyle burjuva otokratik, oligarşik ve diktatöryal yönetimlerin halk düşmanı politikalarının engellenemeyeceği gerçeğinin daha çok sayıdaki işçi ve emekçi tarafından anlaşılması, proletarya ve kent-kır emekçilerinin günümüzde karşı karşıya bulundukları mücadele geriliği ve dağınıklığın aşılması açısından da büyük öneme sahiptir. Toplumun orta ve küçük burjuva tabakalarının mevcut durumlarının daha çok kötüleşerek işçilerin saflarına katılan kesimlerinin arttığı bir dönemde, emekçilerin birleşik mücadelesi bütün kapitalist ülkelerde artan bir önem kazanmıştır.

Bunun devrimci ve sosyalist kişi, grup, parti ve örgütlerin önüne getirdiği acil görev ve sorumluluk ise, ideolojik mücadele dışlanmaksızın güç ve eylem birliğinin, emekçilerin manevi moral güç bulacakları şekilde etkin kılınmasıdır. Kitlelerle iletişimin devrimci biçimi de ancak bu yol ve araçlar aracıyla daha etkin tarzda geliştirilip güçlendirilebilir.

Bu gereklilikleri dikkate almayarak devrimciler arası ilişkileri sabote edici istismarı malzeme edinenler, proletarya ve emekçilerin sömürüden kurtuluşu ve sosyalizm mücadelesinin geliştirilip ilerletilmesine hizmet etmiş olmazlar. Sosyalist olanların parti birliğiyle sosyalist ya da öyle olma iddiası taşıyanların güç birliğinin bir ihtiyaç ve gereklilik olması, baskı altındaki emekçilerin geniş kesimlerinin-ve onların çeşitli biçimlerde temsil iddiasıyla ortaya çıkan demokratik vb. örgütlenmelerin mümkün en çok sayıda olanlarıyla güç ve eylem birliğinin engeli olarak alınamayacağı gibi, bu sermaye karşıtı mücadelede başarılı olmak isteyen bir siyasal taktik ve hedefe bağlanmış devrimci sosyalist strateji açısından da zorunluluk gösterir. Türkiye’de ve tüm diğer kapitalist ülkelerde bu tutumun geliştirilmesi acil gereksinimdir.

Yorumlar (0)
19
açık