Şebnem Korur Fincancı yazdı: Memleketten haberler

Çoktan vazgeçtikleri koruyucu sağlık hizmetlerini memleketin en derin uçurumlarına atıp insanlara ‘6 dakika’ reva gördüler, hatta size o da çok diyerek teşviki artırmanın yolunu birkaç dakikaya sığdırmakta buldular.

Gündem 29.08.2022, 12:01
Şebnem Korur Fincancı yazdı: Memleketten haberler

Şebnem Korur Fincancı'nın Evrensel'de yayımlanan yazısı şöyle:

Yazamadığım zaman diliminde Türk Tabipleri Birliğinin tüm üyelerine iletilen haftalık haber bülteni de posta kutuma düşünce, olan bitene, bu dönemde yaptıklarımıza şöyle bir göz atıp memleket sathındaki gelişmelerle iki haftada zihnimden akıp giden, gidemeyip tortusu zihnime kurşun gibi çökenlerden birkaçını sizlerle de paylaşsam dedim.

Neredeyse 20 yıldır bazen haftalık bazen daha geniş aralıklarla yazdığım, yazmaktan onur duyduğum Evrensel ile başlamalı. Neredeyse tüm kamu kurumları iktidara tümüyle bağımlı kılınıp, tek taraflı bir denetim mekanizması içinde hayatlarımızı zapturapt altına almanın türlü yolları denenirken, Basın İlan Kurumu da muhalif basını bezdirme yöntemi olarak kullandığı ilan kesme uygulamasını doruğa çıkardı. Evrensel yıllardır muhalif basının yaşadığı baskılarla karşı karşıya kaldı, kapatıldı, muhabiri katledildi, davalarla susturulmaya çalışıldı, ekonomik yaptırımlarla cezalandırılmak istendi. Hakikati görünür kılmaktan vazgeçmeyince de iktidarın basını kontrol etme aygıtlarından birine dönüşmüş olan Basın İlan Kurumu, bizim cebimizden toplanan milyarlarca lirayı iktidarı destekleyen basın kuruluşlarına bahşedip yıllardır muhalif basının ve elbette Evrensel’in resmi ilan yayımlama hakkına engel olmasının ardından son verdiği kararla resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını tümüyle ortadan kaldırdı. Hakikatle ilişkisine pandemiyle hayatımız pahasına tanıklık ettiğimiz bir iktidardan beklendiği üzere hakikatten kurtulmanın en kalıcı çözümünü bulduklarını zannediyorlar anlaşılan ama yağma yok! Dayanışma var. Ne baskılardan aşıp geldik dayanışmayla, bunu da aşarız.

Sağlığı üreten bizlerin mücadelesinde geçtiğimiz aralık ayından beri iktidarın taleplerimizi asla karşılamayacak ama hakikati büküp ağızlara bir parmak bal çalmayı amaçlayan, aba altından sopayla dayanışmayı da ortadan kaldıracak hamlelerine tanıklık ediyoruz. Bu son haftalarda da “en iyi Resmi Gazete” reklamıyla gecelerimizi karartıp tribünlere oynama halini iyiden iyiye görünür kıldı. Hak talepli eylemleri nasıl durduracaklarını incelikle hesapladıkları cezalandırma yönetmelikleriyle, performansın adını değiştirip teşvikle daha fazla hasta, daha fazla işlemi ikinci basamaktan birinci basamağa da indirdiler. Çoktan vazgeçtikleri koruyucu sağlık hizmetlerini memleketin en derin uçurumlarına atıp insanlara “6 dakika” reva gördüler, hatta size o da çok diyerek teşviki artırmanın yolunu birkaç dakikaya sığdırmakta buldular. Bize düşen de gene dayanışmayı büyütmekti, öyle yaptık.

Üzerimize boca edilen bu karanlığın orta yerinde dayanışmanın o karanlığı nasıl da yırtıp atabildiğine tanıklığımızı da söylemeden olmaz. Brezilya Uçak Gemisi São Paulo’nun yola çıkışı öncesi başlayan çabalar, kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu gereği TTB Halk Sağlığı Kolu’muzun düzenlediği panelden, eylemlere, geminin güzergahındaki ülkelerin Tabip Birliklerine yazdığımız mektuplara, son olarak açılan davaya ve yapılan açıklama ardından gelişin durdurulduğu haberine ulaştığımızda, bu süreç hepimize dayanışmanın, mücadelenin etkisini bir kez daha gösterdi.

Sevgili Esin Şenol Hoca’mı tehditlere boğan, yollarına diller döşeyip silah gösterileri yapan Mustafa Yücel iktidarla sarmaş dolaş fotoğraflarını paylaşadursun, birden bileğinde olmayan altın bileziğin elektroniğinden ayak bileğine takıldığını öğreniverdik. Adli kontrolünü Eskişehir Ankara arasında dolaşarak geçirirken, bu da bir gelişmedir desek de Gülşen’in kaç yıl önce yaptığı bir şakanın iktidara değmesinin bedeli birkaç günde atama derecelerini hızla aşmasını karga tulumba sağladıklarıyla hapse dönüştürülünce muhalefetin sayısı arttıkça artan ittifaklarını da durup yeniden düşünmekte yarar var. Dayanışma ayrımsız, fakatsız olmadan biz daha çok hak gasbıyla uyanırız sabahlara. Hayatımızı değersiz kılan, hak veriyormuş gibi gösterip hakikati büken, kamu kurumlarını iktidar araçlarına dönüştürdükleri bu memleketi yeniden hepimize ait kılmanın tek yolu dayanışma, birlikte düşünüp birlikte eylemek. Başka yolu yok!

Yorumlar (0)
13
parçalı az bulutlu