ODTÜ bileşenleri akademisyenlerin açığa alınmasına tepki gösterdi

ODTÜ bileşenleri, araştırma görevlileri Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu'nun Rektörlük tarafından açığa alınmasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

Gündem 20.06.2022, 14:33 20.06.2022, 14:37
ODTÜ bileşenleri akademisyenlerin açığa alınmasına tepki gösterdi

ODTÜ bileşenleri, Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Sibel Bekiroğlu ve Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi Mehmet Mutlu’nun Rektörlük tarafından açığa alınmasına ilişkin basın açıklamasında bulundu.

Evrensel Gazetesi'nin haberine göre, Otoriter zorbalığın, sopasını üniversiteler üzerinde sallamaya devam ettiğini belirten Öğretim Görevlisi Ayşen Yılmazer, “Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu’ya kefiliz, hocalarımızın yanındayız. Yonca Özdemir, Sibel Bekiroğlu, Serhat Selışık ve Mehmet Mutlu ve Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevlerinden alınan hocalarımızın görevlerine ivedilikle iadesini, maddi ve manevi kayıplarının tazmin ve telafi edilmesini, güvenceli çalışma koşullarının garanti altına alınmasını talep ediyoruz. Taleplerimiz gerçekleşene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.

Öğrencilerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Beşeri Bilimler Fakültesi önünde yaptıkları açıklamanın ardından ODTÜ bileşenleri Rektörlük önünde açıklamada bulundu.Yapılan ortak açıklamada konuşan Ayşen Yılmazer, otoriter zorbalığın, sopasını üniversiteler üzerinde sallamaya devam ettiğini belirtti. ODTÜ’de, Boğaziçi Üniversitesi’nde ve ülkedeki bütün kampüslerinde eğitim ve bilim emekçileri ile öğrencileri hedef alan gayri hukuki uygulamalara her gün bir yenisinin daha eklendiğini ifade eden, “Atanmış rektörler aracılığıyla devam ettirilen sistematik baskılar, artık sadece hukuk kılıfına sığmamakla kalmıyor, aklın ve vicdanın sınırlarını da fazlasıyla zorluyor. ODTÜ öğretim elemanları Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu, asılsız ve mesnetsiz iddiaları esas alan bir kararla, geçtiğimiz hafta ODTÜ Rektörlüğü tarafından açığa alındı. Kısa bir süre önce de ODTÜ Kıbrıs Kampüsünde görevli Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yonca Özdemir ve Öğretim Görevlisi Serhat Selışık’ın sözleşmeleri, nesnel değerlendirmelerle açıkça çelişen ‘performans’ bahaneli gerekçelerle ODTÜ Rektörlüğü tarafından sonlandırılmıştı” dedi.

Hukuk tanımaz uygulamaların sadece eğitim ve bilim emekçilerini değil, öğrencileri de hedef aldığını söyleyen Yılmazer, “Geçtiğimiz günlerde ODTÜ Kampüsünde gerçekleştirilmek istenen 10. Onur Yürüyüşü, Rektörlüğün öğrencileri açıkça hedef gösteren tutumu nedeniyle, çok sayıda öğrenci ve çalışanın zarar gördüğü bir şiddet gösterisine dönüştü.  Eğitim ve bilim emekçileri ile üniversite öğrencilerini hedef alan baskıcı politika ve uygulamalar, ne yazık ki ODTÜ kampüsleriyle sınırlı değil. Boğaziçi Üniversitesi’nde görevli dört eğitim ve bilim emekçisi, bir hak ihlalini açığa çıkartmaları nedeniyle, atanmış rektör tarafından açığa alındı. Bizler, ODTÜ çalışanları, öğrencileri ve mezunları olarak yaşananlara, hep birlikte ve yüksek sesle itiraz ediyoruz” dedi.

Atanmış rektörlerinin beyhude çabalarına rağmen haklarını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini belirten Yılmazer şöyle konuştu: “Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu’ya kefiliz, hocalarımızın yanındayız.Yonca Özdemir ve Serhat Selışık’ın başarılarına tanığız, hocalarımızın yanındayız. Üniversitenin özerkliğini yok sayan kararların karşısında 500 gündür dimdik duran Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve emekçilerinin yanındayız, mücadeleleri mücadelemizdir. LGTBTİAA+’ları; hakları, özgürlükleri ve gelecekleri için mücadele eden üniversite öğrencilerini asla yalnız bırakmayacağız. Yonca Özdemir, Sibel Bekiroğlu, Serhat Selışık ve Mehmet Mutlu ve Boğaziçi Üniversitesi'ndeki görevlerinden alınan hocalarımızın görevlerine ivedilikle iadesini, maddi ve manevi kayıplarının tazmin ve telafi edilmesini, güvenceli çalışma koşullarının garanti altına alınmasını talep ediyoruz. Taleplerimiz gerçekleşene kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Başta üniversitemiz kamuoyu olmak üzere, tüm yurttaşları haklı mücadelemize destek olmaya, sesimize ses katmaya davet ediyoruz.”

"HOCALARIMIZIN YANINDAYIZ"

ODTÜ Sosyoloji bölümünden bir öğrenci ise,  tek adam yönetiminin üniversiteleri kendi çıkarlarının etrafında yeniden şekillendirmeye çalıştığını söyleyerek şöyle konuştu: “Üniversitelerin özerk ve demokratik yapısı gün geçtikçe iktidarın saldırılarıyla yıkılıyor. Sermaye merkezli ve biat eden bir akademi oluşturma yolunda emin adımlarla ilerleyen tek adam yönetimi atanmış rektörlerle iş birliği içinde saldırıya devam ediyor. Bu sene daha nitelikli bir yemekhane için yapılan eylemdeki soruşturmalar ve polis baskısı, Onur Yürüyüşü’ne ve kampüse yönelik polis saldırısı, talepleri için mücadele eden öğrencilere soruşturma açılması tek adam yönetiminin eli olarak hareket eden atanmış rektörün ve yönetimin üniversiteye yönelik saldırılarından yalnızca bir kaçıdır. Hocalarımızın açığa alınmasıyla birlikte tek adam yönetiminin saldırılarının akademinin tüm alanlarına sirayet ettiğini görüyoruz. Bizler öğrenciler olarak bu hukuksuz ve gerekçesiz keyfi kararlara göz yummuyoruz ve üniversiteleri iktidarın ihtiyaçlarına göre yeniden inşa eden atanmış rektör ve yönetimin hocalarımıza yönelik anti-demokratik uygulamasını kabul etmiyoruz. Üniversitelerin demokratik alanlar haline gelebilmesi için sınıflarımızdaki, bölümlerimizdeki arkadaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. ODTÜ’deki tüm bileşenlerle birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz.Yaşam alanımız olan kampüste yaşanan polis saldırıları, gözaltılar, görevden uzaklaştırılmalar ve maruz kaldığımız diğer tüm baskılar tek adam yönetiminin tüm üniversite bileşenleri üzerinde kurmaya çalıştığı korku hegemonyasının ürünleridir. İlk ve son değillerdir. Bu nedenle, tüm ODTÜ öğrencilerini hocalarımıza destek olmaya ve demokratik üniversite mücadelesini birlikte örmeye çağırıyoruz. Sibel Bekiroğlu ve Mehmet Mutlu hocalarımızı yalnız bırakmayacağız.”

"GÖRÜŞME GERÇEKLEŞENE KADAR REKTÖRLÜK ÖNÜNÜ TERK ETMEYECEĞİZ"

Açığa alınan Sosyoloji Bölümü araştırma görevlisi Sibel Bekiroğlu ise, 15 yıldır ODTÜ’de bulunduğunu söyleyerek, “Şimdiye kadar açlıkla terbiye ettikleri ilk saldırı değil bu. Sadece ben değil bir çok arkadaşımız ihraç edildi. Biz bunlara alışığız. Birbirimizin yurdu olacağız. İçerden bizleri dinleyenler elbet bir gün gidecek. Karar yıkılacak ama onlar altında kalacak. Çok güzel üniversiteler kuracağız. İyi ki geldiniz. Çok teşekkür ederiz. Sendikamız rektörlükten görüşme talep etti.Görüşme gerçekleştirilene kadar rektörlük önünü terk etmeyeceğiz” dedi.

Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu