Mustafa Yalçıner yazdı: Erdoğan'dan kurtulmak sanıldığı kadar kolay mı?

Mustafa Yalçıner Evrensel Gazetesi'ndeki köşesinde seçime doğru muhalefet ve iktidarın seçim şansını kaleme aldı.

Gündem 06.09.2022, 11:20
Mustafa Yalçıner yazdı: Erdoğan'dan kurtulmak sanıldığı kadar kolay mı?

Sadece Millet İttifakının çekip çeviricileriyle özellikle CHP yönetiminden yayılmakla kalmıyor. En çok “6’lı Masa”nın başlıca toparlayıcısı K. Kılıçdaroğlu dile getiriyor, ancak Akşener’den başlayarak, “Masa”nın  tümünün ortak umut ve beklentisi de bu yönde.

Hayır, politikaları olmakla kalmıyor. Buna politika denemez. Beklenti daha çok. Hatta inanç. Gönüllerinden geçen bu. Ve en kötüsü, önceleri “acabalar”a yer vardıysa bile, yüreklerini soğutmak için olmalı, bunları zihinlerinden kovmuş bulunuyorlar.

Böyle düşünüp inanmalarının önemli bir dayanağı anketler. Bir süredir bütün anketler AKP’yle AKP-MHP bir arada Cumhur İttifakını gidici gösteriyor. Çoğu ankette AKP artık birinci parti değil.

AKP’de iç tartışmaların artışı ve Arınç’ın yanına H. Çelik’le Cemil Çiçek gibileri de eklenerek belirli eleştirilerini açıktan dile getirir olmaları fazlasıyla yüreklendirdi “6’lı Masa”yı. Ekonominin içinden çıkılmaz hali ve AKP’nin ne yaparsa yapsın hızla ve durdurulamaz biçimde bayır aşağı yuvarlanışına bir çözüm bulamayışı bir yana önlem diye almaya çalıştıklarının bu gidişi hızlandırmasına güveniyor ve AKP artık toparlanamaz diye düşünüyor ya da daha çok hissediyorlar. Kendileri bu gidişi tersine çevirebilir mi yoksa ekonomik çöküntünün onlar da mı altında kalır, ayrı konu, ancak Erdoğan’ın çaresiz ve çözümsüz kaldığını görüyorlar. Görüyorlar ki, giderek zamanında AKP’ye oy vererek desteklemiş ve hatta onun için koşturmakla kalmayıp “çekirdeği”nde yer alanları bile kapsamaya başlayarak, kamuoyu, ekonomik çöküş ve yoksullukla sefalet ve yayılmakta olan açlığın başlıca sorumlusu olarak Erdoğan’ı görmede ortaklaşmaktadır. Kapitalizmi ve sermayeyi de aklayarak “bütün kötülüklerin kaynağı” olarak gösterdikleri Erdoğan’ın ağzıyla kuş tutsa belini doğrultamayacak bu görüntüsüyle coşuyor ve “Artık bitti” içerikli inançları pekişiyor.

Yakın zamana kadar “Sandık ortaya gelecek, Erdoğan gidecek”, “Geliyoruz” propagandası yapıyorlardı. Her şeyi seçimden ibaret sayıyor, bugünden mücadele etme ihtiyacını reddediyor, taş atıp kolları yorulmadan “armut piş, ağzıma düş” misali iktidarın kendilerine nasip olacağını düşünüyorlardı. Şimdi idefix halini aldı. Henüz seçim olmadan neredeyse olduğunu ve henüz iktidara gelmeden neredeyse geldiklerini hayal eder oldular. Bunun kaçınılamayacak ve geri döndürülemeyecek süreç olduğu sabit fikir haline dönüşmüş bulunuyor. Erdoğan’ın yapacak hamlesi ve iktidar olmalarının engeli kalmadığı öngörüsü “6’lı Masa”nın saplantısı haline geldi ve gözlerini kör ediyor.

Erdoğan’ın güç kaybı ve bunu ortaya koyan anketler yalan söylemiyor. AKP’nin içi de bugüne kadar olmadık ölçüde karışık, ve evet, Erdoğan’ın bütün hamleleri, amaçladıklarının tam tersi sonuçlar vererek çıkmazını koyulaştırıyor. Bunlar yanlış değil, ama neredeyse “kör inanca” dönüşerek çıkarılan sonuç yanlış. Erdoğan ve dayanaklarının -kendileri de belirtiyor– kaybedecekleri çok şey var. Çarpışmadan “kaderlerine” teslim olacaklarını beklemek saflık olur. Ancak öngörünün ötesinde somut uygulama ve önlemleri hiç de “kaderlerine rıza” göstereceklerini işaret etmiyor.

Erdoğan ve AKP’si, “çekirdeği” denebilecek siyasal İslamcı tabanını, tarikatlarla cemaatleri sağlam tutacak önlemleri ihmal etmediği gibi, artık sermaye tarafından esir alınsa ve kendileri sermayedarlara dönüşse bile hâlâ peşlerinden gidenleri çok olan bu yapılarla ilişkilerini güçlendiriyor. Evet, AKP genel olarak zayıflıyor, ancak sadece “5’li çete”den ve onlar türünden parayla oynayanlardan ibaret olmayarak, alt sınıflar içinde hâlâ örgütlü dayanaklara sahip. Esnaf içindeki dayanakları çökmediği gibi, neredeyse her fabrikada üç, beş, on… tarikat örgütlü ve bunlar insanların açlıkla sınanmaya başladıkları koşullarda hâlâ çok sayıda işçiden aidat topluyor. Ve Erdoğan hâlâ yüzde 30’a yakın bir desteğe sahip.

Bunlar Erdoğan’dan kurtulmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı ve olmayacağının göstergeleri. En küçük bir gösteriye, festivallere, sanatçıların konser vermesine bile konan yasakların Talibancı karakterinin gösterdiği de bu. Babanın eline tutuşturulan oğlunun kemiklerinin de.

Yorumlar (0)