Mart ayında 19 olayda 38 sağlık çalışanı şiddet gördü

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın (Sağlık-Sen) Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu’na göre, 19 olayda 38 sağlık çalışanı şiddet gördü. Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sağlıkta şiddeti tetikleyen en önemli faktörlerin başında istihdam yetersizliğinin geldiğini belirterek “Çözüm koyma noktasında her geç kalınan gün sağlık sisteminin geleceğine vurulan bir darbedir” dedi.

Gündem 20.04.2022, 15:25
Mart ayında 19 olayda 38 sağlık çalışanı şiddet gördü

Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın (Sağlık-Sen) Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu’na göre, 19 olayda 38 sağlık çalışanı şiddet gördü. Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sağlıkta şiddeti tetikleyen en önemli faktörlerin başında istihdam yetersizliğinin geldiğini belirterek “Çözüm koyma noktasında her geç kalınan gün sağlık sisteminin geleceğine vurulan bir darbedir” dedi.

Memur Sendikaları Konfederasyonu'na (MEMUR-SEN) bağlı Sağlık-Sen, ‘Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu’nu açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mart Tıp Bayramı’nda yaptığı açıklamaların tüm sağlık çalışanlarına umut olduğu belirtilen açıklamada, “Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın ortak çalışmaları neticesinde sağlıkta şiddetin katalog suçlar arasına girmesi öngörülüyor. TBMM’de komisyondan geçen tasarının bir an önce yasalaşması beklenmektedir” denildi.

“TOPLUMSAL DUYARLILIĞIN OLUŞMASI ŞART”

Çıkacak yasa ile hem saldırganların hak ettikleri cezayı alacağı hem de sağlıkta şiddetin önemli ölçüde önüne geçilebileceği kaydedilen açıklamada, “Ancak bu düzenlemenin tek başına yeterli olmayacağını da bilmekteyiz. Sağlıkta şiddet sadece cezaların artırılmasıyla önlenebilecek bir durum değil. Her zaman dile getirdiğimiz gibi sağlıkta şiddete karşı toplumsal duyarlılığın oluşturulması şart” ifadeleri yer aldı.

“TOPLUMSAL SEFERBERLİK OLUŞTURULARAK FARKINDALIK OLUŞTURULMALI”

Atılan adımların önemli olduğu, bu adımlarla birlikte Sağlık Bakanlığı öncülüğünde toplumsal seferberlik başlatılarak sağlıkta şiddete karşı bir farkındalık oluşturulması gerektiğine dikkati çekilen açıklamada, şöyle dendi:

“İlgili karar alıcıların iş birliğinde okullardan kamu ve sivil kurumlara, aydınlardan medya organlarına tüm kesim ve platformlara yönelik toplumsal seferberlik başlatılması, şiddeti önlemeye dönük atılacak adımların başında gelmelidir.”

“ŞİFA ARADIKLARI ELLERİ KIRMAYA ÇALIŞAN ZİHNİYETİ KABUL ETMİYORUZ”

Tüm bu değerlendirmeler ışığında mart ayında gerçekleştirilen şiddet olaylarına bakıldığında az da olsa bir düşüş yaşandığı kaydedilen açıklamada, “Sağlıkta şiddetin en can yakıcı yanı ise olayların hasta ve hasta yakınları tarafından gerçekleştirilmesi. Şifa aradıkları elleri kırmaya çalışan bu zihniyeti kabul etmiyoruz” görüşü dile getirildi.

“19 ŞİDDET OLAYINDA 38 SAĞLIKÇI MAĞDUR OLDU”

Açıklamada, sendikanın ‘Mart Ayı Sağlıkta Şiddet Raporu’na yansıyan verilere de yer verildi. Açıklama şöyle:

“Şubat ayında 21 şiddet olayı yaşanmasına karşın mart ayında bu rakam 19’a düştü. 31 saldırgan tarafından gerçekleştirilen olaylarda, 38 sağlık çalışanı mağdur oldu.

Ay boyunca yaşanan 19 şiddet olayının 18’ine hasta ve hasta yakınları neden olurken, birine kendini bilmez kişiler sebebiyet verdi. Mart ayında 19 şiddet vakasının 18’i hem sözlü hem fiili, biri sözlü olarak vuku buldu.

Şiddet olaylarının en çok yaşandığı yer yine hastaneler oldu. 19 şiddet olayının 18’i hastanelerde vuku bulurken, biri aile sağlığı merkezinde yaşandı. Ay boyunca 19 güvenlik görevlisi, 14 doktor, 4 hemşire ve bir diğer sağlık çalışanı şiddete maruz kaldı.

Mart ayı boyunca yaşanan şiddet vakalarına sebebiyet veren 31 saldırganın 14’ü hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Gözaltına alınan 8 saldırgan serbest bırakılırken, 9 saldırgan tutuklandı.”

“YARGI VİCDANLARA BİR NEBZE SU SERPTİ”

“Adli mercilerin sağlıkta şiddet kararları her ne kadar eleştirilse de son zamanlarda verilen kararlar bir nebze olsa da vicdanlara su serpmiştir” denilen açıklamada, bu kararlar şöyle sıralandı:

“Kahramanmaraş’ta temaslı olduğu için karantinayı ihlal ederek gittiği aile sağlığı merkezinde kendisini uyaran Dr. Lütfi Tiyekli'ye 'hakaret' ve 'tehdit' ettiği iddiasıyla açılan davada, Ömer Özbiner'e 6 bin 800 lira para cezası verildi. Para cezasına itiraz edildi. İtiraz sonrası görülen davada, sanık Ömer Özbiner’e verilen para cezası artırılarak 13 bin 600 liraya yükseltildi.

15 Ocak’ta Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde pediatri servisinde görevli iki asistan hekimi darp eden ve rehin alan saldırganın yargılandığı dava da mart ayında sonuçlandı. Mahkeme sanığa, toplamda 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası verdi.

Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nce hazırlanan gerekçeli kararda ise, sosyal medya hesabından doktorlara hakaret eden U.Y.D. hakkında ise "Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama" suçundan 6 aydan bir yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık teknikerinin burnunun kırılmasıyla sonuçlanan olayda tutuklanan hasta için açılan davada, 'sağlık çalışanına yönelik tehdit ve kasten yaralama' suçlarından 11 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

Samsun’da SABİM üzerinden devlet hastanesinde görevli uzman doktoru “Millet gidiyor, sağda solda doktor dövüyor, vuruyor, adamlar haklıymış! Ben o doktora dayak değil, kurşun atarım” sözleriyle tehdit eden şahıs hakkında mahkeme, sanığın doktorun çalıştığı hastaneye 2 ay boyunca yaklaşmamasına karar verdi.”

“ÇÖZÜM İÇİN GEÇ KALINAN HER GÜN SİSTEMİN GELECEĞİ İÇİN BİR DARBE”

Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sendikanın raporuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yıllardır dile getirdiğimiz sağlıkta şiddet sorununun sona ermesi amacıyla büyük mücadele verdik. Her ay hazırladığımız ve kamuoyuna sunduğumuz sağlıkta şiddet raporlarıyla konuyu görünür hale getirdik. Geldiğimiz son noktada atılan adımları kıymetli buluyoruz. Siyasi iradenin sağlıkta şiddete net tavır koyması çok önemli.

Ancak sağlıkta şiddetin altında yatan sorunları da görmezden gelemeyiz. Sağlık çalışanları ağır iş yükü ve uzun süren nöbet saatleri altında eziliyor. Pandemiyle birlikte yükleri daha da artan sağlık çalışanları insanüstü bir gayretle şifa dağıtmaya çalışıyor. Özetle; sağlık çalışanları bir yandan bu sorunlarla mücadele ederken bir yandan da şiddet kurbanı oluyor. Bu durumun sürdürülebilir olması artık mümkün değil. Çözüm koyma noktasında her geç kalınan gün sağlık sisteminin geleceğine vurulan bir darbedir.”

Yorumlar (0)
15
açık