Hale Soygazi’ye ödül

Bilgehan Uçak, Altın Koza'da Hale Soygazi'ye verilen Onur Ödülü'nü, Politikyol'a yazdı: "Hale Soygazi bir yana, Yeşilçam’ın, Türkiye’nin modernleşmesinde, aman Murat Belge duymasın, çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Sinema, bence Türkiye’nin son yüz yılda başarabildiği ender şeylerden biri."

Gündem 21.09.2022, 09:16 21.09.2022, 09:38
Hale Soygazi’ye ödül

Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu seneki “Onur Ödülleri” için Hale Soygazi ile Müjdat Gezen’i layık gördüğünü okuyunca dedim Türkiye’nin gündemi duradursun, biraz sinema konuşalım.

Daha önce, bu sütunda, Yeşilçam’a dair görüşlerimin bir bölümünü Arzu Okay’ın anıları üstüne yazarken serdetmiştim.

Baştan söyleyeyim, ben Yeşilçam’ı çok önemsiyorum.

Müjdat Gezen’i hiç tanımadım ama Hale Soygazi’yi çok severim, o yüzden de ödülün verildiğini öğrenmek beni çok mutlu etti.

Benim gerçek bir Yeşilçam starı ile ilk tanışmam sanırım onunladır, en azından bir on sene geçmiş olmalı, bir akşam yemeğinde, Cezayir Lokantası’nda…

Hale Soygazi bir yana, Yeşilçam’ın, Türkiye’nin modernleşmesinde, aman Murat Belge duymasın, çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.

Sinema, bence Türkiye’nin son yüz yılda başarabildiği ender şeylerden biri.

Yeşilçam, son analizde, kentli bir sinemaydı ve köye kent değerlerinin anlatılmasında görülmemiş ölçüde başarılı oldu.

Yeşilçam hiç varolmasaydı, bugün şimdiki halinden çok daha “kasaba ahlakına” saplanmış bir toplumda yaşıyorduk muhtemelen.

Şimdi düşünün, bugün sağcı ya da solcu, Sünni ya da Alevi, Türk ya da Kürt herkesi ortak paydada buluşturabilecek birkaç şey varsa biri Yeşilçam’dır.

Çözüm Süreci günlerinde Ayşen Gruda’nın “Bu devlet bana bir görev verirse ben korkmadan ama hiç korkmadan PKK mağaralarına gidip o insanları ikna ederim, masal anlatsam bile beni dinlerler,” deyişi aklımdan çıkmıyor.

Öyle çünkü, bu ülkede hiçbir kimse Ayşen Gruda’ya, Türkan Şoray’a, Cüneyt Arkın’a, Adile Naşit’e, Münir Özkul’a, Kemal Sunal’a, Nubar Terziyan’a ve starları ve birinci sınıf karakter oyuncularıyla Yeşilçam’ı Yeşilçam yapanlara tek kötü söz etmez.

O insanlar ta çocukluktan başlayarak bir daha hiç çıkmamacasına hayatımıza girmiştir.

Ben mesela Münir Özkul’la Adile Naşit’in evli olmadıklarını öğrendiğimde küçük dilimi yutmuş, çok üzülmüş ve uzun süre kabul edememiştim.

Demek kendime ne kadar yakın görüyordum onları…

Samimidir Yeşilçam, yerlidir, sıcaktır, imkânları ölçüsünde büyük bir iştir.

Geçtim Hollywood’u, İtalya’daki imkânlar olsaydı buradan dünya çapında işler, yönetmenler, oyuncular çıkardı diye düşünüyorum.

Siz hiç küçümsemeyin, bizim Yeşilçam oyuncularının dünya sinemasında karşılıklarını bulmak zordur.

Olan şartlarda bu kadarını yapabilmişler.

Senede bir film çektiği için Woody Allen’ı çok üretken görenler girip de bizimkilere bir baksınlar.

E sözleşmeler böyle olunca işler de ona göre çıkıyor, elden gelenin en iyisi yapılmaya çalışılıyor.

Aklımda hep “slow motion” kamera olmadığı için İlyas Salman’ın ağır çekim koşuşu geliyor, bununla alay etmek kolay ama oradaki özveriyi yoksaymayı ben kabul edemiyorum.

İşte yukarıda özetlediğim sebeplerden ötürü ben Yeşilçam’ı ve Yeşilçam’ı var edenleri çok seviyorum.

Hale Soygazi ise bence Yeşilçam içinde bir özerk cumhuriyete benzer.

Yeşilçamcıların politik tavrı kent kültürünü aşılamaktır, kişiler genellikle politik kimliklerini ikinci hatta üçüncü, onuncu plana atarlar.

Bunun bir iyi yanı da o kitleleri kaçırıp ürkütmemek olmuştur.

Mesela, Yeşilçam bir yana, Yılmaz Güney bir yana.

Hale Soygazi öyle değildir ama.

Alabildiğine politiktir, alabildiğine de Yeşilçam’dır.

Yürüyüşte vardır, doksanlarda faili meçhullerin yanındadır, Cumartesi Anneleri’nin arasındadır, Gezi çadırlarında gençlerledir…

İşte tam da bu yüzden belki de “dört yapraklı yoncanın” arasında adı yoktur, oysa hepimiz biliriz ki Hale Soygazisiz bir Yeşilçam olabilemez.

Soygazi, “barış ve demokrasi” sözlerini cesurca ve en yüksek sesle ve asla taviz vermeden haykıran starımızdır.

Biriciktir Yeşilçam’da, başkadır.

Öte yandan, o unutulmaz Bir Demet Menekşe’dir.

Ve, daha birçok filmidir.

Şimdi size bir mucize söyleyeceğim.

Menekşenin demet halinde satılamayacağını bilir ama asla garipsemeden Yeşilçam’da hayranlıkla izleriz.

Evet, Yeşilçam, bir küçük mucizedir.

Yorumlar (0)
19
açık