Gençler sadece yorgun değil, aynı zamanda çaresiz, mutsuz ve umutsuzlar

Osman Gençer, Habertürk Gazetesi'ndeki köşesine gençlerin çaresizliğine ilişkin bir anketi taşıdı: 18 ila 24 yaş aralığındaki gençler öncelikle çok yorgun. Bu grubun % 67’si hayatının önemli bir dönemini kaçırdığını, ıskaladığını düşünüyor. "Hayatımın en mutlu olmam gereken döneminde gençliğimle ilişkimin zedelendiğini düşünüyorum" diyenlerin oranı % 69, krizin kendisinden gençliğini ve gençliğinde yazacağı hikayeleri çaldığını düşünenlerin oranıysa % 56.

Gündem 14.09.2022, 09:17
Gençler sadece yorgun değil, aynı zamanda çaresiz, mutsuz ve umutsuzlar

Şurası kesin ki gençlerimiz çok yorgunlar.

Bazılarınız, “Gençlerin yorgun olduğunu da nereden çıkardın” diye sorabilir.

Sorabilirsiniz tabii, ama ben de soruya cevap verebilirim.

Gençler sadece yorgun değiller, aynı zamanda çaresiz, mutsuz ve umutsuzlar.

Bunları ben söylemiyorum, son dönemlerde gençlik üzerine yapılan tüm araştırmalar bize aynı sonuçları aktarıyor.

Örneğin, Pareto’da yayınlanan son araştırmada da birebir benzer neticeler ortaya çıktı.

Araştırmada ele alınan ilk grup olan, iş hayatına hazırlanan öğrencilerde ve iş hayatlarının başındaki genç profesyonellerde gözlemlenen en büyük ortak nokta, çaresizlik ve yurt dışına gitme istekleriydi.

Çoğu geleceğe dair umutsuz hissettiğinden, Türkiye'de istedikleri gibi yaşayacaklarına dair inançları kalmadığı için yurt dışına yerleşmek istediğinden söz ediyor.

18 ila 24 yaş aralığındaki gençler öncelikle çok yorgun.

Bu grubun % 67’si hayatının önemli bir dönemini kaçırdığını, ıskaladığını düşünüyor.

"Hayatımın en mutlu olmam gereken döneminde gençliğimle ilişkimin zedelendiğini düşünüyorum" diyenlerin oranı % 69, krizin kendisinden gençliğini ve gençliğinde yazacağı hikayeleri çaldığını düşünenlerin oranıysa % 56.

*

Gençlerin böyle düşünmesi çok doğal zira geleceklerine dair yatırımlar yapmaları, deneyim kazanmaları, gelişimlerini destekleyecek birikimler yapmaları gereken bir dönemde ekonomik krizin etkisiyle kısıtlanıyorlar.

Uzmanlar, bu yaş grubunun tüm uyaranları bastırdığını, duyularını yaşayamadığını çünkü sosyalleşemediklerini, eğlenemediklerini ve hayatlarını küçültmüş durumda olduklarını belirtiyor.

Gençler her günü aynı şekilde yaşadıklarını hissediyor ve en çok monotonluktan korkuyorlar.

*

Bir de kendilerini arafta kalmış hisseden gençler var.

Araştırmaya göre, 18 ila 24 yaş aralığındaki gençler her an bulundukları yerden gidecekmiş gibi davranıyor, şirketlerinde de hayatlarında da iz bırakmak istemiyor ve çoğunun gözü yurt dışında.

Bu kesim, kendisini Türkiye'ye ait hissetmiyor, burada köklenemiyor ve artık ekonominin de ötesinde, sosyokültürel nedenlerle yurt dışında yaşamak istiyor.

Bu grubun şirketlerden beklentileri ise önemsendiklerini hissetmek, samimi çaba görmek ve bir anlam peşinde olmak.

Ancak çoğu, şirketinden bunu alabildiğini düşünmüyor.

Bu elbette aidiyet hissini etkiliyor ve hayal kırıklığına uğramak istemeyen, gerçekliğini yaşayamadığını düşünen bu grup pasif agresif bir öfke hissediyor.

Ancak konformist hareket ettiği için gerçek duygularını göstermiyor.

Bu da son zamanlarda konuşulmaya başlanan ancak yeni bir kavram da sayılmayan "sessiz istifa" hareketi olarak kendini gösteriyor.

Yorumlar (0)