Fatih Polat: BİK’in ret gerekçeleri gayri ciddi ve mutlaka biz kazanacağız!

Fatih Polat: Bundan sonraki hukuki süreçleri de aynı titizlikle sürdüreceğimizi belirtirken, ekleyelim: İlan hakkımızın iadesi için asla halkın haber alma hakkından taviz vermeyiz, biat etmeyiz ve mutlaka biz kazanacağız!

Gündem 21.10.2022, 11:09
Fatih Polat: BİK’in ret gerekçeleri gayri ciddi ve mutlaka biz kazanacağız!

Evrensel’in, Basın İlan Kurumunun (BİK), ilan hakkını iptal etmesine yönelik BİK Genel Müdürlüğü nezdinde yaptığı itiraz, hukuki ve maddi temellerden yoksun, kelimenin gerçek anlamıyla gayriciddi gerekçelerle reddedildi.

BİK Genel Müdürlüğünün ret gerekçelerini örnekleriyle tartışalım. BİK, “İzelman Gnl. Hiz…AŞ, aracılığıyla gerçekleşen satışların ise anılan yerlerin son nokta tali bayi hüviyetine haiz bulunmaması ve yönetmeliğin 52, 53, 65 ve 69. madde hükümlerinde bahsedilen abone satışına dair koşulları da yerine getirememesi sebebiyle bu noktalarda gösterilen satışların fiili satış adedine dahil edilemeyeceği…”

Bu ret gerekçesinin BİK’in atıf yaptığı maddelerle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmuyor. Biz, BİK’e itiraz dosyamızda Genel İş Sendikasının yaptığı toplu sözleşmede, üyelerine dağıtmak üzere günlük belli sayıda gazete alımının bulunduğunu belgesiyle birlikte belirttik. Dolayısıyla sanki İzelman ‘son nokta tali’ bayisiymiş ve gazete alıp satıyormuş gibi muhakeme sınırlarıyla bağdaşmayacak bir yanıt vermenin nasıl bir mantığı olabilir? Türkiye’de çeşitli kurumların üyeleri için belli sayıda toplu gazete alamayacaklarına dair bir BİK hükmü var mı? AKP’nin yönettiği belediyeler, çeşitli kurumlar ve örneğin THY’nin dış hat seferlerinde toplu olarak alınıp dağıtılan gazeteler için böyle bir muamele yapıyor musunuz?

BİK’in başka bir ret gerekçesi de şöyle: “Şirin Kuruyemiş adlı son nokta tali bayi yetkilisinin ise kontrol kuruluna gazeteci üye olarak katılan üyenin huzurunda beyan ettiği ‘ilk’ ve ‘sıcak’ bilgiye dayalı ‘İrsaliye ile intikal ettirilen nüshaların tamamının her gün bir kişi tarafından satın alındığı’ yönündeki tespite karşılık olarak ‘sonradan’ birer birer veya toplu olduğuna ilişkin herhangi bir ifade olmaksızın ‘Farklı farklı insanlar gelip düzenli olarak alıyorlar dedim’ şeklinde beyanda bulunmuş olduğu, bu haliyle ilk tespiti değiştirecek somut hiçbir hususun mevcut olmadığı…”

Sokaktan geçen birini çevirip bu cümleyi okutsanız size ne der? Biz, BİK’e sunduğumuz itiraz dosyasına bir kişinin değil, farklı farklı kişilerin gazeteyi düzenli aldıklarına dair bayi beyanını belgeli olarak koymuştuk. Türkiye’de milyonlarca kişi, sabah işine giderken yolunun üzerindeki belli bir bayiden gazete almıyor mu? Gazete bayileri aynı kişi bir gazeteyi ikinci gün almaya geldiğinde, “Basın İlan Kurumunun kararı var, aynı kişiler düzenli alamaz. Bugün de başka bir bayiden alın” mı diyecek? İnsanların aklıyla dalga geçmeyin, böylesine saçma bir itiraz gerekçesi olamaz.

BİK, sadece bir noktada bize hak vermiş. O da şöyle: “Yönetmeliğin 52. maddesi uyarınca Kurumumuzun sağladığı elektronik ortamda tutulması zorunlu olan sektörel defterlerin aynı madde hükmüne dayanılarak hazırlanan Elektronik Ortamda Tutulması Zorunlu Defterler Tebliği’nin 6. maddesine aykırı şekilde günlük olarak işlenmemesine ilişkin ihlalin, Gazetenin belirttiği üzere yayımlama hakkının sona ermesine etki edecek nitelikte olmadığı…”

Madem öyle neden bu gerekçeyi, bizim ilan hakkımızın iptaline dair kararınıza koydunuz? ‘Koy koy, suyundan da…’ anlayışından başka nedir bu?

BİK, itiraz yazımızda ilan hakkı iptalinin Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğuna dair beyanımıza ilişkin de, AYM’nin kararının ‘Basın Ahlak Esasları’ gerekçesiyle verilen ilan cezalarına ilişkin olduğu, Evrensel’in ilan hakkı iptalinin ise Genel Müdürlük tarafından verilen idari bir karar olduğu belirtiyor. Peki, Basın Ahlak Esasları gerekçesiyle verdiğiniz ve AYM kararına konu olan cezaları BİK Genel Müdürlüğü değil de, mahalle muhtarı mı veriyor?

BİK’in ret kararındaki bir ifade de şöyle: “Gazetenin itiraza konu yazı ekinde yer alan bayi satışı ile alakalı verilerin Kurumumuz tarafından da Turkuvaz Dağıtım AŞ’den temin edildiği, doğal olarak bu verilerle örtüştüğü, bayi denetimlerinin söz konusu veriler arasında toplu satışa dair izlenim oluşturacak şekilde fazlaca sayıda satışın belirtildiği bayiler nezdinde gerçekleştirildiği...”

Bu paragraftaki “İzlenim oluşturacak şekilde” ifadesi tamamen izafi ve siyasidir. Çünkü biz itiraz dosyamızda BİK’in iptal gerekçelerini tek tek çürüten veriler sunduk. Bunu BİK Yönetim Kuruluna ve oradan da ret kararı çıkarsa, idare mahkemesine, sırasıyla tüm yargı mercilerine de sunacağız.

BİK, “izlenim” demişken hatırlatalım. Basın İlan Kurumu, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası tarafından, geçtiğimiz günlerde Evrensel’e verilmek istenen dayanışma ilanını içinde “rant” ve “yağma” kelimeleri geçtiği için Basın Ahlak Esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla engelledi. Üstelik bunu ısrarlarımıza rağmen yazılı bir kararla değil, sözlü olarak yaptı ve bize iletti. BİK’in tarihinde böyle kaç örnek var? Ayrıca, BİK Genel Müdürlüğü, itirazımıza dair ret yazısında, ilan hakkı iptalimizin AYM’nin ihlal kararı verdiği Basın Ahlak Esaslarına dayalı bir ceza değil, idari bir yaptırım olduğunu belirtiyorsa, yayımlanmamış ilanı Basın Ahlak Esaslarına dayanarak engelleme uygulamasını nasıl açıklıyor?

BİK’in ‘izlenim’ vurgusuna istinaden başka bir hatırlatma daha yapalım. Evrensel çalışanlarının sarı basın kartları Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yıllardır yenilenmiyor. Neden?BİK, Evrensel’in ilan hakkını neden iptal ettiyse, Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığı da o nedenle basın kartlarımızı yenilemiyor. Bizim çıkardığımız “izlenim” budur. Yani tamamen siyasi bir tercih.

Bir kez daha hatırlatıyoruz. Basın İlan Kurumu 1961 yılında, 195 sayılı Kanun ile kurulmuş ve kuruluş kanununda amacı gazeteleri desteklemek için “Fikir ve içerik farkı gözetmeksizin” ilan dağıtmak olarak belirtilmiştir. Evrensel’in ilan hakkının gasbedilmesi, BİK’in kuruluş gerekçesine aykırıdır ve siyasidir.

Anlaşılan o ki, bu hakkımızın iadesi mahkeme kararı ile mümkün olacak.

Bundan sonraki hukuki süreçleri de aynı titizlikle sürdüreceğimizi belirtirken, ekleyelim: İlan hakkımızın iadesi için asla halkın haber alma hakkından taviz vermeyiz, biat etmeyiz ve mutlaka biz kazanacağız!

Yorumlar (0)
GazetelerTümü