Denizler, katledilmelerinin 50. yılında Kadıköy'de, ‘Bir Avuçtular Deniz Oldular’ sergisiyle anılıyor

Kadıköy Belediyesi, 1968 öğrenci gençlik hareketi liderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam edilmelerinin 50. yılında "Bir avuçtular. Deniz oldular" isimli sergiyle andı. Serginin açılışını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Odabaşı, "Bir tiyatro mahkeme ile ne yazık ki asıldılar. Bugün, onların yaşamış oldukları bütün sorunlarla farklı bir şekilde karşı karşıyayız. Yine demokrasi sorunu var, yine çevre sorunu, yine Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktıklarıyla sorunu olan bir iktidar var" dedi.

Gündem 05.05.2022, 22:24
Denizler, katledilmelerinin 50. yılında Kadıköy'de, ‘Bir Avuçtular Deniz Oldular’ sergisiyle anılıyor

FAHRETTİN ÖZTÜRK

Kadıköy Belediyesi, 1968 öğrenci gençlik hareketi liderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam edilmelerinin 50. yılında "Bir avuçtular. Deniz oldular" isimli sergiyle andı. Serginin açılışını yapan Kadıköy Belediye Başkanı Odabaşı, "Bir tiyatro mahkeme ile ne yazık ki asıldılar. Bugün, onların yaşamış oldukları bütün sorunlarla farklı bir şekilde karşı karşıyayız. Yine demokrasi sorunu var, yine çevre sorunu, yine Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktıklarıyla sorunu olan bir iktidar var" dedi.

Kadıköy Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) 1968 gençlik hareketi liderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 50. yılında "Bir avuçtular. Deniz oldular" isimli sergi açıldı. Serginin açılışını Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı yaptı. Açılışa CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş ile Hüseyin İnan’ın kardeşi İrfan İnan ve yol arkadaşları katıldı.

DENİZ GEZMİŞ’İN YEŞİL PARKASI…

Sergide Deniz Gezmiş’in yeşil parkası, hukuk fakültesi öğrencisi olduğu dönemde katıldığı eylemlerde giydiği paltosu, yargılanırken üzerinde bulunan bej hırkası, idama giderken ayağında bulunan postalları, kıyafetleri ve cezaevindeki son günlerinde yanında olan özel eşyaları ile kitapları yer alıyor.

HÜSEYİN İNAN’IN İDAMDAN SONRA AİLESİNE GÖNDERİLEN EŞYALARI…

23 yaşında idam edilen Hüseyin İnan’ın üzerinde bulunan ve idamından sonra üzerinden kesilerek çıkartılan kahverengi örgü kazağı, "Babam, ayağımdaki bu lastik ayakkabıları görünce üzülmesin. Ayakkabımı bile giymeden beni apar topar buraya getirdiler. Ayakkabılarım cezaevinde kaldı. Onlara hediyem olsun" diyerek babasına haber gönderdiği, idama giderken giydirilen lastik ayakkabıları, idamından sonra ailesine teslim edilen özel eşyaları, kitapları ve cebinden çıkan 19 lira 35 kuruş parası da sergilenen eşyalar arasında bulunuyor.

YIL KİTABI... 

68 kuşağının ve tüm devrim şehitlerinin anısına düzenlenen sergide, Sinan Cemgil'in oğlu Taylan Cemgil tarafından saklanan özel mektupları, okul yıllarına ait eşyaları ve kitapları da yer alıyor. Kadıköy Belediyesi, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ı idam edilmelerinin 50’inci yılında ayrıca "Bir avuçtular. Deniz oldular" isimli kitap hazırladı.

"KÜÇÜK BİR SERGİ AÇIYORUZ AMA ANLAMI BÜYÜK"

Bugün açılışı yapılan ve 30 hazirana kadar açık olacak olan serginin açılışında konuşan Odabaşı, şunları söyledi:

"Bugün burada küçük bir sergi açıyoruz ama bunun anlamı büyük. 50 yıl önce Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan'ı idam sehpasıyla kaybettik. Ama bugün onların vermiş olduğu mücadele 50 yıl önce 67'de başlayıp 72'de biten, bittiği zannedilen mücadele bugün yine Türkiye topraklarında devam ediyor.

MÜCADELE FARKLI ŞEKİLDE AMA AYNI İDEALLERLE DEVAM EDİYOR: Bugün 68 kuşağının temsilcileri burada. Deniz Gezmiş'in, Hüseyin İnan'ın ailesi burada. Eminim ki onlar da bir yerlerden bugünkü Türkiye'yi izliyorlar. Bıraktıkları vatanın ne halde olduğunu görüyorlar. 50 yıl önce son bulduğu zannedilen mücadele devam ediyor. 68'ler ne için mücadele ediyorlardı? Emperyalizme karşı mücadele ediyorlardı. 50 yıl önce niçin mücadele ediyorlardı? Çevre için mücadele ediyorlardı, doğa için mücadele ediyorlardı. Mustafa Kemal için mücadele ediyorlardı. Bugün de bu mücadele farklı bir şekilde ama aynı amaçla, aynı ideallerle devam ediyor.

O GÜN BİR MAHKEME KURULDU BİR TİYATRO OYNANDI: Demokrasi sorunu vardı o gün, bugün de demokrasi sorunu var. O gün bir mahkeme kuruldu, bir tiyatro oynandı ve bu tiyatro sonucunda ne yazık ki idamları oldu. Yine bugün bir tiyatro oynandı, yine bir mahkeme kuruldu Gezi davası yargılandı. Gezi'de mücadele edenler için insanlar cezaevlerine girdi. 50 yıl önce ne vardıysa bugün de aynısı var. Biz mücadeleyi bırakmayacağız. Sonuna kadar götüreceğiz.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN YOLUNDAN GİTMEYE DEVAM EDECEĞİZ: Ben Kadıköy Belediye Başkanı olarak tüm Kadıköylüler adına bu sözü rahatlıkla verebilirim. Biz Mustafa Kemal Atatürk'ün yoluna gitmeye, nasıl onlar Samsun'dan yola çıkıp yürüdülerse biz Kadıköy'de bu değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz. Onlar nasıl emperyalizme karşı çıkıp vatanı kimseye bırakmadılarsa benim dediğim gibi bu serginin öznesi de nesnesi de vatan. Deniz Gezmiş'in babasına yazdığı bir mektuptaki son cümlede dediği gibi ya vatan ya ölüm."

"50 YIL ÖNCE BIRAKTIKLARI MİRASA SAHİP ÇIKMAK İÇİN…"

Açılışta ANKA Haber Ajansı’na konuşan Şerdil Dara Odabaşı şunları söyledi:

"Bugün Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam edilişinin 50. yılı. 50 yıl önce bıraktıkları mirasa sahip çıkmak için burada bir sergi, Kadıköy Caddebostan Kültür Merkezi'nde bir sergi gerçekleştirdik. Bıraktıkları miras neydi? 50 yıl önce 68’de başlayıp filizlenen, coşan, emperyalizme karşı duruş, Mustafa Kemal'in bıraktıkları, Mustafa Kemal Atatürk'e sahip çıkan bir anlayış. Bugünün çevresine, doğasına sahip çıkan bir anlayış. O günün yoksuluna sahip çıkan bir anlayış. O günün demokrasisine sahip çıkan bir anlayış. O günün hak arama mücadelesinde gençlerden omuz bulan, gençlerle beraber hak arama mücadelesini veren bir anlayış.

BİR TİYATRO MAHKEME İLE ASILDILAR: Bir tiyatro mahkeme ile ne yazık ki asıldılar. Bugün, onların yaşamış oldukları bütün sorunlarla farklı bir şekilde karşı karşıyayız. Yine demokrasi sorunu var, yine çevre sorunu, yine Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktıklarıyla sorunu olan bir iktidar var. Yine emperyalizme karşı bir duruş var. Yine hak arayan gençlerin Gezi’de vücut bulan yapılarının bir cezalandırılma süreci var. Biz o günkü değerleri bugün de sahip çıkıyoruz. Ve bu mirası daha ileri boyuta götürmek için çalışmamızı yapıyoruz.

BİR ÜLKEDE ADALET BİTTİYSE O ÜLKE YIKILMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR ÜLKEDİR: Bir ülkede her şey bitebilir, ekonomi bitebilir, sağlık sistemi bitebilir, eğitim sistemi bitebilir. Ama ülkede adalet bittiyse, o ülkede adalete olan güven azalmışsa o ülke yıkılmaya yüz tutmuş bir ülkedir. Umarım adalete sahip çıkarak vatanımızı tekrar eski güçlü haline getireceğiz. Deniz Gezmiş'in babasına yazdığı bir mektupta dediği gibi 'ya vatan ya ölüm."

"BU TOPRAKLARDA ÖZGÜRLÜK İÇİN MÜCADELE EDENLERİN CEZALANDIRILDIĞI BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ"

Açılışta katılan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu:

"Bugün biz Kadıköy'de üç fidanın ailesi ve Kadıköy Belediyesi'nin ortak iş birliğiyle düzenlenmiş olan sergiye katıldık. Açıkçası sergiyi izlerken yoğun duygu durumuyla birlikte gezdim sergiyi. Şundan dolayı: Yıllar öncesinde üç fidan bu ülkenin bağımsızlığı için, bu topraklarda emperyalizme karşı duruşla birlikte bu topraklarda gerçekten halk için mücadele eden fidanların asıldığı sürece, bugünden iliklerimize kadar hissetmemizi ve bu kadar yoğun hissetmemizin sebeplerinden biri de aslında yine bu topraklarda özgürlük için, bağımsızlık için; anti emperyalist tutumu ile mücadele edenlerin cezalandırıldığı benzer bir süreci yaşıyoruz.

ONLARIN YOLUNDAN GİDEREK SONUÇ ALMAMIZ GEREKTİĞİNİN SORUMLULUĞUNU HİSSETTİM: Bizim toplumların belleği vardır. Toplumların siyasi tarihi vardır, Kültürel tarihi vardır. Ve toplumların benliğinden aslında geçmişe bakıp ders alıp ona göre inşa etmesi gerekirken ne yazık ki aradan geçen sürede bir arpa boyu yol alınamadığını görmenin birincisi burukluğu ama ikincisi de üç fidanın mücadelesine baktığımızda bu mücadeleyi daha çok büyütmemiz ve onların yolundan giderek sonuç almamız gerektiğinin sorumluluğunu hissettim.

MÜCADELE EDEN BİRÇOK İNSAN HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE AKP MAHKEMELERİNDE CEZALANDIRILIYORLAR: Bu serginin benim için manası bu. Nasıl üç fidan o yıllarda, 72 yılında bir 6 Mayıs sabaha karşı asıldılarsa bugün de arkadaşlarımız, ya da bu ülke için mücadele eden birçok insan hukuksuz bir şekilde AKP mahkemelerinde cezalandırılıyorlar. Ve biz geçmişe olan sorumluluğumuz ve geleceğe olan sorumluluğumuzla bu süreçleri hep birlikte mücadele ederek, büyüterek onları sadece unutmayarak değil, mücadelelerini yaşatarak önümüzdeki süreçte hep birlikte mücadeleyi büyüteceğiz diyebilirim."

Yorumlar (0)
26
açık