Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 50. yıl dönümünde anıldı

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 50. yıldönümünde mezarları başında anıldı.

Gündem 06.05.2022, 12:44 06.05.2022, 14:32
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 50. yıl dönümünde anıldı

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, katledilişlerinin 50. yıldönümünde mezarları başında anıldı.

68 kuşağının devrimci önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan; Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda anıldı. Anmaya Ankara 68’liler, Ankara Dersimliler Derneği, CHP, DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, Devrimci 78'liler Federasyonu, DKDER, EHP, EMEP, FKF, HDP, Halkevleri, İHD, KESK Ankara Şubeler Platformu, Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu, Mülkiyeliler Birliği, Sol Parti, SYKP, TİP, TMMOB İKK, 78'liler Girişimi, Yeşil Sol Parti ve çok sayıda yurttaş katıldı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ile CHP Ankara milletvekilleri Levent Gök, Gamze Taşcıer, Servet Ünsal, Yıldırım Kaya, Ali Haydar Hakverdi de anmaya katıldı.

Ortak metni KESK Ankara Şubeler Platformu'ndan Hüseyin Köklü okudu. Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in idam edilmelerinin üzerinden 50 yıl geçtiğini söyleyen Köklü, "Deniz ve arkadaşlarının mücadeleye atıldığı o yıllarda başta gençlik olmak üzere işçi ve emekçiler değişim isteğiyle tüm dünyada ayağa kalkmışlardı. Vietnam, Filistin gibi mazlum halklarla dünya ölçeğinde gösterilen dayanışma, antiemperyalist mücadelenin dinamiği olmuştu. Ülkemizde de bu mücadelenin yansımaları çok geçmeden görüldü. Başta gençler olmak üzere artan yoksulluğun, eşitsizliğin, anti-demokratik uygulamaların karşısında haklarına sahip çıkmak için onbinlerle mücadeleye atılınıyordu. İşçiler içerisinde başlayan sendikalaşma mücadeleleri 15-16 Haziran işçi direnişi ile taçlanırken, üretici köylü mitingleri her yere yayıldı. 68’li yıllar milyonların eşit ve özgür bir dünya; bağımsız, demokratik bir Türkiye, özerk üniversite, eşit ve parasız eğitim talepleriyle mücadeleye atıldığı bir dönemdi" dedi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın bu mücadele içerisinde yetişmiş gençlik önderleri, bir orman yangınından püskürmüş genç fidanlar olduğunu belirten Köklü, şöyle konuştu:

"Kendi kurtuluşlarını emekçi halkın kurtuluşuyla birleştirdiler. Halkların ve emekçilerin çıkarlarından başka çıkar gözetmediler. 6 Mayıs 1972’de faşist cunta eliyle katledildiler. İdamlarıyla mücadelenin önünün kesilmesi, halka korku salınmak istendi. Ama mücadele sürdü, binlerce Deniz, Yusuf ve Hüseyin doğdu. 3 fidan halkın bağrında, bağımsız ve demokratik bir Türkiye mücadelesinde yaşamaya devam ederken, onları katledenler lanetle anılıyor.

Bugün siyasi iktidar, ülkeyi uluslararası tekeller ve onların yerli işbirlikçileri için bir cennete; işçiler, emekçiler, gençler için cehenneme çevirdi. Salgının, krizin ve savaş harcamalarının yükü halka yıkılıyor. Çalışma ve yaşam koşulları baskı ve sömürüyle ağırlaştırılmakta. Mücadelelerle elde edilen haklar gasp ediliyor. Her yeni güne zamlarla uyanıyoruz. Giderek büyüyen enflasyon karşısında emekçilerin alım gücü giderek düşüyor. Türkiye’nin askeri, ekonomik ve politik bağımlılık ilişkileri iyice arttı. Cumhur ittifakı başta kendi yandaşları olmak üzere bir avuç tekeli ve sermayedarı usulsüz ihalelerle beslemeye devam ediyor. Kamu kaynakları yağmalanırken doğa ranta ve talana kurban ediliyor. Zam fırtınası sürerken işçilerin ve emekçilerin insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşulları mücadelesi büyüyor. İktidar bu mücadeleyi hainlik diyerek hedefe alırken her türlü saldırıdan da geri durmuyor. Ücretlere gelen zamlar çoktan vergilerle, zamlarla eridi. Şirketler, holdingler ise karlarına kar kattı. Halkın en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşabilmesi imkânsız hale geldi. Emekçiler yaşamını sürdürmek için kılı kırk yarıyor. Ücretlerin insanca yaşayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, adil bir vergi sistemi, halkın ihtiyaçlarına göre planlanmış ekonomi politikaları su gibi, hava gibi ihtiyaçlar haline geldi. Bütün bu saldırılara rağmen işçi ve emekçiler, emek ve demokrasi güçleri kendilerine dayatılan bu koşulları reddediyor. Biz biliyoruz ki, bugüne kadar olduğu gibi bugün de Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i anmak, onların mücadelesini yükseltmekten geçmektedir. Yaşamlarını fedakarca halkın ortak çıkarları için mücadeleye adayan üç yiğit devrimci en iyi böyle anılabilir."

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Üç Fidanımız, bundan yarım asır önce bir siyasi cinayetle katledildiler. Aradan 50 yıl geçti ama onların devrim, sosyalizm, özgürlük, demokrasi yolunda verdikleri kararlı ve cesur mücadelenin ışığı sönmedi. Tam tersine o meşale bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Açtıkları yolda yürüyen milyonlar var şimdi, milyonların yüreğinde yaşıyorlar. Onları siyasi cinayetle katledenler, idamlarında oy kullananlar tarihin utanç sayfalarında yer alıyorlar; fakat Denizimiz, Yusufumuz, Hüseyinimiz büyüyerek bizleri aydınlatmaya, devrim, sosyalizm, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamaya devam ediyorlar.

Onların idam sehpasına giderken haykırdıkları sözleri bugün de mücadelemizde yaşatıyoruz. 'Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!' diyerek ve gülümseyerek ölüme gittiler. Bu sözler ve mücadeleleri bize onurlu bir mirastır, aynı zamanda bir çağrıdır. Hep birlikte bugün burada yaptığımız gibi hayatın her alanında halkların ortak mücadelesini büyütme çağrısıdır o slogan. Bize sorumluluk yüklemektedir. Bugün de aynı soyguncu, sömürücü, zalim, talancı yönetim zihniyeti daha da ağırlaşmış bir biçimde devam ediyor. Bugün de görevimiz 3 Fidanın bize o gün yaptığı çağrıdan farklı değildir. Ortak mücadeleyi her alanda büyütmek, devrim ve sosyalizm yolunda birlikte yürümektir görevimiz. Üç Fidanımız ve onlar gibi hayatlarını feda edenlerin, gözlerini kırpmadan en ufak bir korku işareti arayanları utandırarak ölüme gidenlerin mirasını yaşatacağız. 

Ne kadar baskı uygulanırsa uygulansın, zulüm yapılırsa yapılsın, engeller ne kadar büyütülürse büyütülsün bu mücadele sürüyor, sürecek ve HDP de bu mirasın ortağı olmaktan onur duyuyor. Yusuf, Deniz, Hüseyin gibi Mahir, İbo, Mazlumlar da yolumuzu aydınlatıyor. Görevimiz ortak mücadeleyi halkların eşitliği, özgürlük, demokrasi ve sosyalizm yolunda büyütmektir. Anıları önünde bugün de saygıyla eğiliyoruz. Her zaman anılarını yaşatacağız, yaşatmak için mücadeleyi büyüteceğiz. Sözümüzdür onlara, Türkiye'nin bütün ezilenlerine, emekçilerine, halklarına."

Yorumlar (0)
26
açık