‘Demans hastası Aysel Tuğluk’a zorla savunma yaptırmak işkencedir’

Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin Bin Kadın Kampanyası, “Demans hastalığı yetkili sağlık kurumları tarafından raporlarla ortaya konan hasta mahpus Aysel Tuğluk’un hastalığının tüm etkileri apaçık ortadayken, SEGBİS ile savunma yapmaya zorlanması işkencedir” ifadelerini kullandı.

Gündem 29.06.2022, 17:30
‘Demans hastası Aysel Tuğluk’a zorla savunma yaptırmak işkencedir’

Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin Bin Kadın Kampanyası, “Demans hastalığı yetkili sağlık kurumları tarafından raporlarla ortaya konan hasta mahpus Aysel Tuğluk’un hastalığının tüm etkileri apaçık ortadayken, SEGBİS ile savunma yapmaya zorlanması işkencedir” ifadelerini kullandı.

Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin Bin Kadın Kampanyası’ndan yapılan açıklamada, Kobani davasının 14’üncü duruşmasının ilk gününde mahkemenin, demans hastası Aysel Tuğluk’un Kandıra Cezaevi'nden SEGBİS ile katılmasına karar verdiği anımsatıldı.

Aysel Tuğluk’un duruşmanın ikinci gününde, avukatları refakatinde duruşmaya Kandıra Cezaevinden SEGBİS ile katıldığı belirtilen açıklamada, “Duruşma sırasında konuşmakta ve kendisini ifade etmekte zorlanan demans hastası Aysel Tuğluk, mahkeme başkanının ‘Savunmanız nedir savunmanıza başlayın’ şeklindeki ısrarına karşı ‘Benim özel bir durumum var. Hasta olduğum için kendimi ifade edemiyorum. Bu hastalıktan dolayı savunmamı daha sonra yapacağım’ demek zorunda kaldı” denildi.

Aysel Tuğluk’un, hastalığının geri dönülemez biçimde ilerlemesinin engellenmesi ve insan haklarına uygun bir biçimde tedavi koşullarının sağlanması için derhal serbest bırakılması gerektiği vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Demans hastası Aysel Tuğluk’un cezaevinde geçirdiği her gün, hastalığının seyrini kötüleştiren her uygulama, sağlığını geri dönülemez biçimde bozan her muamele insanlık suçudur. Duruşmaya zorla katılma kararı da bu suçlardan biridir. Tuğluk’un sağlık durumu ortadayken ısrarla gereğini yerine getirmeyen, üstüne üstlük sağlığını daha da kötüye götürecek kararlara imza atılmasına seyirci kalan başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm idari ve adli makamlar sorumludur.

Temel görevlerinden biri insan haklarının korunmasını sağlamak ve denetlemek olan Baroların, son dönemde sıkça gündeme gelen hasta mahpuslar ve hapishanelerdeki ölümler konusunda sessiz kalmalarını kabul etmiyoruz. Aysel Tuğluk’a yaşatılan bu hukuksuz süreçte imzası olan tüm yetkilileri bir kez daha hukuka, bilime ve vicdana uygun davranmaya çağırıyoruz. Tuğluk’un tedavisinin insanlık onuruna yaraşır bir şekilde sürdürülebilmesi için bir an önce özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. 56 ülkeden 6 bini aşkın kadın olarak tekrar ediyoruz; Aysel Tuğluk ve tüm hasta mahpuslar için özgürlük istiyoruz.”

Yorumlar (0)
22
açık