Demans hastalığı teşhisi konulan ve iki yıldır tahliyesi için mücadele edilen Aysel Tuğluk tahliye edildi

Yaklaşık 2 yıldır demans hastalığı teşhisi konulan ve "serbest bırakılması" için kampanyalan düzenlenen Aysel Tuğluk, tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevinden tahliye edildi.

Gündem 27.10.2022, 20:27 27.10.2022, 20:34
Demans hastalığı teşhisi konulan ve iki yıldır tahliyesi için mücadele edilen Aysel Tuğluk tahliye edildi

Adli Tıp Kurumu Tuğluk hakkında 2 yılın ardından "cezaevinde kalamaz" raporu verdi. Dün mesai bitiminde basın aracılığıyla duyurulan karar sonrası Tuğluk'un tahliye edilmesi beklenirken, ancak kararın örneğinin hem Kocaeli Kandıra Cezaevi'ne hem de Kocaeli İnfaz Savcılığına ulaşmaması nedeniyle Tuğluk tahliye edilmedi. Karar bugün infaz savcılığına ulaştı ve gün boyu Tuğluk’un tahliyesi beklendi. Akşam saatlerinde prosedür tamamlandı ve Tuğluk cezaevinden tahliye edildi

Evrensel Gazetesi'nin haberine göre, Tuğluk'u cezaevi kapısında, ailesi, avukatları, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, eski milletvekili Bucu Çelik, Kocaeli il ve Gebze ilçe yönetimi, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (MA-TUHAYDER), HDP Parti Meclis (PM) üyeleri ile çok sayıda kişi alkış, zılgıtlar ve çiçekler ile karşıladı.

“MAALESEF TEDAVİ EDİLEBİLİR BİR HASTALIKLA KARŞI KARŞIYA DEĞİLİZ”

Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk'un yaklaşık 2 yıldır tedavisinin geciktirildiğini belirten avukatı Reyhan Yalçındağ, "Bu aşamadan sonra maalesef tedavi edilebilir bir hastalıkla karşı karşıya değiliz" dedi.

“BİZE DEĞİL BASINA BİLGİ VERİLDİ”

Sabah saatlerinde Mezopotamya Ajansına konuşan Yalçındağ, ATK raporu hakkında bilgilendirilmediklerini durumu basından öğrendiklerini aktardı. Süreci eleştiren Yalçındağ, “Mesai saatlerinin bitiminde basından biz de öğrendik. Buna rağmen avukat arkadaşlarımız gerek ATK gerekse cezaevinden süreci ilerletmeye çalıştık, ama resmi olarak ATK'nin raporu, bu sabaha kadar cezaevine ulaşmamıştı, dolayısıyla Kocaeli İnfaz Savcılığının da infaz erteleme kararı ulaşmamıştı. Mesai saatleri açıldıktan sonra bir daha başvurular yaptık. Günün ilerleyen saatlerinde ATK raporunun ulaştığını öğrendik. Gece boyunca ulaşmamıştı” diye konuştu.

“BIRAKILDIKTAN SONRA TEDAVİSİ BAŞLAYACAK”

Sürecin uzun sürmesiyle Tuğluk'un tedavisinde gecikme yaşandığının altını çizen Yalçındağ, "Her ne kadar ATK raporunu görmemiş olsak da yaptığımız görüşmelerde, Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Kurulu'nun verdiği teşhis gibidir. Dolayısıyla ta 2 sene önce verilmesi gereken bir karardı. Ama bu müvekkilimizin hastalığının ilerlediğini gösteriyor. Nitekim Anayasa Mahkemesi'ne yapmış olduğumuz tedbir talepli başvuru, ilkin her ne kadar reddedilmiş olsa da hastalığın ilerlediğine dair ciddi bir vurgu vardı. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi Sayın Tuğluk'un sağlık hakkı bakımından tedbir kararı vermişti. Cumhuriyet Başsavcılığını da konuyla ilgili yetkili makam olarak belirleyip periyodik, Tuğluk'un sağlık bilgileri sunulsun dendi. Nitekim haziran ayından itibaren 2 defa daha ATK muayenesi oldu. Bir kere ATK'nin talebiyle MR çekildi. Yine ATK'nin talebiyle müvekkilimizle birlikte kalan kişilerden tanıklık beyanları alındı. Bu aşamadan sonra maalesef tedavi edilebilir bir hastalıkla karşı karşıya değiliz. Ama en azından insan onuruna uygun koşullarda, ailesinin ve sağlık emekçilerinin desteğini daha profesyonel düzeyde alması gereken bir süreç başlayacak. Şifahen bize ulaşan, ATK'nin müvekkilimizin cezaevinde yaşamını tek başına idame ettiremeyeceğine dair rapor verdiğidir. Önümüzdeki bir iki saat içinde bırakılacak, akabinde de tedavisi başlayacak" şeklinde konuştu.

TUĞLUK ARALIK 2016’DA TUTUKLANMIŞTI

HDP'nin 24 Ocak 2016'daki 2. Olağan Kongresinde Parti Meclisine seçilen ve Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Aysel Tuğluk, bu görevi sürdürdüğü sırada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 26 Aralık 2016'da gözaltına alındı ve üç gün sonra “terör örgütü yöneticiliği” suçlamasıyla tutuklandı. Tuğluk, hakkında hazırlanan iddianamede, DTK Eş Başkanlığı döneminde yaptığı açıklamalar ve faaliyetleri nedeniyle suçlanmıştı. 16 Mart 2018’de kararını açıklayan Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Aysel Tuğluk'a “örgüt yöneticisi olmak” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası vermişti. Yapılan itirazların ardından Yargıtay 16. Ceza Dairesi de Tuğluk hakkında verilen hapis cezasını onamıştı. Son olarak ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim Kobani eylemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Tuğluk için tutuklama kararı verilmişti.

ANNESİNİN CENAZESİNE SALDIRI YAŞANMIŞTI

2017 yılında Tuğluk, annesi Hatun Tuğluk’u kaybetmiş, Tuğluk'un cenazesi vasiyeti üzerine defin için Ankara'da bulunan İncek Mezarlığı'na getirilmişti. Aysel Tuğluk’un cezaevinden izinli çıkarak gittiği cenazenin defnedilmesinden kısa bir süre sonra ilk etapta 5-6 kişiden oluşan bir grup cenazeyi protesto etmek üzere toplanmıştı. Cenazeye katılanlar, grubun sayısının daha sonra giderek arttığını ve mezarlığa saldırmaya çalıştıklarını açıklamıştı. Saldırıların devam etmesinin ardından toprak açılarak cenaze mezardan çıkarılmak zorunda kalmış, başka bir yere defnedilmişti. Cenazeye saldıran bir kişinin emniyette İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile fotoğrafı ortaya çıkmıştı.

ANNESİNİN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN HAFIZA KAYBI BAŞLADI

Annesinin ölümünden sonra hafıza kaybı yaşamaya başlayan Aysel Tuğluk için 15 Mart 2021'de İzmit Seka Devlet Hastanesi, Aysel Tuğluk'a Alzheimer tanısı koydu. 12 Temmuz 2021'de Kocaeli üniversitesi Adli Tıp Kurumu, Tuğluk için "hastalığı nedeniyle hayatını tek başına devam ettiremeyeceği ve cezaevinde tek başına kalamayacağını, cezasının ertelenmesi" yönünde rapor verdi.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Kocaeli Üniversitesinin verdiği bu rapor üzerine Tuğluk'u İstanbul ATK'ye gönderdi. 3 Eylül 2021'de ATK rapor hazırladı ve "düzenli poliklinik kontrolleriyle cezaevinde kalabilir" dedi. Tuğluk avukatları Reyhan Yalçındağ-Baydemir ve Serdar Çelebi, TİHV'e rapor hazırlamaları için başvuru yaptı.

TİHV, 30 Eylül 2021'de hazırladığı raporda, "ATK raporları ve hastane raporları arasında çelişki bulunduğundan bu çelişkinin giderilmesi amacıyla, kişide sözü edilen demans hastalığına yönelik incelemelerin bu hastalıkla ilgili araştırma, tetkik ve tedavisinde uzmanlaşmış bir akademik merkezde yeniden değerlendirilmesi..." gerektiği belirtildi.

DEMANS TEŞHİSİNE RAĞMEN ATK "SAVUNMA YAPABİLİR" DEDİ

Kobani Davası mahkeme heyeti, Tuğluk'un duruşmada savunma yapıp yapamayacağını tespit edilmesi için hastaneden rapor istedi. Tuğluk, bu karar üzerine 21 Aralık 2021'de yeniden İzmit Seka Devlet Hastanesine sevk edildi. Hastane, Tuğluk'un demans tanısının sabit olduğunu ve durumunda ilerleme kaydedildiği notunu düşerek, savunma yapıp yapamayacağına dair kararın ATK'nin vermesi gerektiğini belirtti.

Tuğluk, ATK'ye gönderildi. ATK, 25 Şubat 2022'de verdiği raporda, "hafif bilişsel bozukluk" olduğunu ve kısmi olarak "savunma yapabileceğini" belirtti. Ayrıca söz konusu raporda mahkemeden talep edilmediği halde, "ceza sorumluluğu tamdır" denildi.

"TEDAVİSİ ANCAK HASTANEDE MÜMKÜN"

İstanbul Üniversitesinin 4 Şubat 2022'de hazırladığı raporda ise; Tuğluk'un "atipik, hızlı seyirli demans" olduğu belirtildi ve tedavisinin ancak hastane koşullarında mümkün olduğu ifade edildi. TİHV, 5 Mayıs 2022' de hazırladığı ikinci raporda ise "cezaevi koşullarında hayatını idame ettiremeyeceğini" belirtti. ATK, 14 Nisan 2022, infazın ertelenmesi için yeniden rapor hazırladı, bu raporda ise; "hafif bilişsel bozukluk, hayatını yalnız idame ettirebilir" değerlenmesi yaptı.

ATK, 22 Haziran 2022'de hazırladığı raporda da ise “ATK'nin tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli Nöroloji ve psikiyatri poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam edilebileceği, hastalıklarının ilerlemesi veya vasfının değişmesi durumunda son durumu gösterir sağlık kurulu raporunun gönderilmesi ile yeniden değerlendirilebileceği oy çokluğu ile mütalaa olunur” denildi.

Avukatların, ATK raporuna yaptığı itirazlar ve Anayasa Mahkemesinin (AYM) 'sağlık durumuna' ilişkin bilgi talep etmesi nedeniyle Tuğluk, 16 Eylül'de yeniden ATK'ye gönderildi. Bir aylık sürecin sonucunda ATK, geçtiğimiz cuma günü (21 Ekim) Tuğluk'un beyin MR'nın çekilmesi istedi ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk etti. MR raporunun da hazırlanmasının ardından ATK, Tuğluk ile ilişkin raporunu hazırladı. ATK, Tuğluk için "cezaevinde kalamaz" raporu verdi

Yorumlar (0)