CHP Heyeti, Düziçi Köy Enstitüsü’nde

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP milletvekillerinden oluşan heyetle; Osmaniye’de Düziçi Köy Enstitüsü’nün önünde; “Köy enstitüleri bir çözümdür. Köy enstitülerini tekrar etmeyeceğiz ama 21. yüzyılın dünyasına uygun, 21. yüzyılın ülkesine Türkiye’sine uygun yeni öğretmen yetiştirme modellerini buralardan çıkartacağız. Size söz olsun 21 köy enstitüsünü ayakta dimdik tutacağız. 21 köy enstitüsünü 200’e çıkarmak Mustafa Kemal Atatürk’e sözümüz olsun” dedi. 

Gündem 07.05.2022, 19:24
CHP Heyeti, Düziçi Köy Enstitüsü’nde

BURHAN DEMİRCİOĞLU

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP milletvekillerinden oluşan heyetle; Osmaniye’de Düziçi Köy Enstitüsü’nün önünde; “Köy enstitüleri bir çözümdür. Köy enstitülerini tekrar etmeyeceğiz ama 21. yüzyılın dünyasına uygun, 21. yüzyılın ülkesine Türkiye’sine uygun yeni öğretmen yetiştirme modellerini buralardan çıkartacağız. Size söz olsun 21 köy enstitüsünü ayakta dimdik tutacağız. 21 köy enstitüsünü 200’e çıkarmak Mustafa Kemal Atatürk’e sözümüz olsun” dedi. 

Köy Enstitülerinin 82. kuruluş yıl dönümünde, Türkiye’nin 21 farklı şehrindeki köy enstitülerini ziyaret eden CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya başkanlığındaki CHP heyeti, bu kapsamdaki üçüncü ziyaretini Osmaniye’de Düziçi Köy Enstitüsü’ne yaptı. Ziyarete, Kaya’nın yanı sıra CHP Osmaniye Milletvekili Baha Ünlü, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal ve CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan katıldı.

CHP Heyetinin yurttaşlarla birlikte Köy Enstitüsünün bulunduğu alana girmesine izin verilmedi.

CHP milletvekili Yıldırım Kaya başkanlığındaki CHP heyeti, içinde köy enstitüsü olarak kullanılan binanın da bulunduğu Fen Lisesi yer önünde açıklama yaptı. Kaya, şunları söyledi:

“82 yıl önce, okuma yazma oranının yüzde 5’lerde olduğu nüfusun yüzde 80’i köylerde yaşadığı bir dönemde genç Cumhuriyet, Cumhuriyet’i kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in yaşayabilmesi için eğitim düzeyinin mutlaka yükselmesi gerektiğine inanıyordu.

Çünkü Cumhuriyet devrimleri ancak bilimle eğitimle yaşayabilirdi. Bunun için de toplumum yüzde 80’inin yaşadığı bölgelerde; nasıl ki Kurtuluş Savaşı’nı yedi düvele karşı başarıyla kazanmışsak, Cumhuriyet’i de geleceğe taşıyabilmek için yeni bir orduya ihtiyaç vardı.

Yeni ordunun komutanları da öğretmenlerdi. Öğretmeni yetiştirmeden eğitim devrimlerini yapmak ve geliştirmek mümkün değildi. İşte bu nedenle, Mustafa Necati 33 yaşında Milli Eğitim Bakanı olur. Milli Eğitim Bakanı olduğunda köylerde eğitimin başlaması gerektiğine inanır. Ama Mustafa Necati, 35 yaşında hayatını kaybeder. Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa Necati hayatını kaybettiğinde gözlerinden yaşlar akar ve onun için ağlar. Aslında ağladığı şey, eğitimin ta kendisiydi. Öğretmen yetiştirme ve aydınlanmanın ışığının adımını atan genç bir Milli Eğitim Bakanı’na ve yapacaklarına ağlıyordu.

İşte Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç bunların birlikteliğiyle Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği köy enstitüleri kurulur. İlk adım 1937’de atılır. Eğitmen yetiştirme okulları olur. Eskişehir’de Çiftteler köy enstitüsü kurulur. 1940 yılında da 21 yerde köy enstitüsü kurulur. Dikkat edin buradaki köy enstitüsünün adı bir paşanın adı değil, bir komutanın adı değil, ya da bir kanaat önderinin adı değil. Düziçi Köyü’nün adı. Bu köyü, ovanın adını koyuyor bu ovayı yaşanır hale getiriyor.

Dikkat edin tren yolu geçiyor buradan ve buraya Kahramanmaraş’tan, Antep’den, Adana’dan, Mersin’den çocuklar toplanır buraya getirilir ve eğitime başlanır. Buranın ilk binası okul binaları olmadığı için Almanlardan kalan kolej binası hızla okula dönüştürülür. 24 Nisan 1940 yılında bir kısmı tamamlanır. Bu süreç içerisinde Düziçi köy binaları ve ekleri yatakhane, yemekhane, lojman, ahır, sinema, sinema salonu, amfi ve tiyatro hızla tamamlanarak hizmete açılır. İlk kurucu müdürü Ahmet Lütfi Dağlar’dır, enstitünün ismi Ahmet Lütfi Dağlar’ın öncülüğünde Düziçi Köy Enstitüsü olarak ilan edilir.

Düziçi Köy Enstitüsü’nde bir müdür ile göreve başlar, 1954 yılına geldiğinde 6 müdür değişmiştir, 5 eğitim şefi, 184 öğretmen, 8 müdür yardımcısı, 13 tarla şefi, 4 atölye şefi, 7 sağlık şefi, 14 memur, 1 teknisyen ve 14 hizmetli göreve başlar. Öğretmenlerin 137’si erkek, 47’si kadındır.

Düziçi Köy Enstitüsü’nden toplam 936 öğrenci mezun olur, öğretmenliğe başlar. Bunun 888’i erkek, 58’i ise kadındır. Düziçi Köy Enstitüsü, ilk mezununu 1943-1944 yıllarında vermiştir. Son mezunları Mehmet Mülayim, 1951-1952 yılında son mezunları verir. Hatay’dan, Mersin’den, Kahramanmaraş’tan, Adana’dan, Antep’ten, Urfa’dan gelen çocuklar burada kendilerine hayat verdikleri gibi Türkiye halkına da genç Cumhuriyet için hayat verdiler.

Bugün biz neden buradayız? Bu 3. köy enstitüsü ziyaretimiz, ilk ziyaretimiz Eskişehir Çiftteler’deydi. 2. ziyaretimiz Kayseri Pazarören’deydi, 3. ziyaretimiz Düziçi’nde oldu.

Çözüm Köy Enstitüleri’nde. Nasıl ki o zaman okuma yazma oranı yüzde 5’lerde idi ve köylerden başlamışsa; bugün 20 bin köyün okulu kapalı, 6 milyon öğrenci okula gitmiyor. 20 yıllık AKP iktidarı öğrencilerimizi eğitimden alıkoydu. Köylerimizi okulsuz bıraktı. Nedeni şudur. Cumhuriyet’in temeli eğitimle atıldı. Cumhuriyet’le hesaplaşmak isteyenlerde eğitim devrimleriyle hesaplaşıyorlar.

Bu köy enstitüsünün binaları, bakın Selçukludan kalan mimarı eserler yaşıyor, Bizanslardan kalan mimari eserler yaşıyor, Osmanlı’dan kalan mimari eserler yaşıyor. Ama genç Cumhuriyet’in yarattığı erserler ve fikriyat yok edilmek isteniyor.

Biz diyoruz ki… Dün nasıl ki yedi düvele karşı mücadele etmiş başarmışsak, bugün de yedi düvelin önünde emperyalist güçlerin önünde diz çökenlerin karşısında da dimdik duracağız. Cumhuriyet’i demokrasi devrimiyle taçlandıracağız. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında eğitim devrimlerine yeni devrimler ekleyeceğiz.

Köy enstitüleri bir çözümdür. Köy enstitülerini tekrar etmeyeceğiz ama 21. yüzyılın dünyasına uygun, 21. yüzyılın ülkesine Türkiye’sine uygun yeni öğretmen yetiştirme modellerini buralardan çıkartacağız. Yani biz, bir Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğacağız. Burada Sayın Valinin, Sayın Milli Eğitim Müdürü’nün, Sayın Kaymakam’ın, Sayın ilçe Milli eğitim müdürünün oturduğu koltuklar Cumhuriyetin koltukları, o koltuklarda oturuyorlarsa, ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet devrimlerine borçluyuz.

Oturduğunuz koltuklar duyduğunuz ezan sesi, dalgalanan bayrak, Cumhuriyetin eseridir. Köy enstitüleri de Cumhuriyet’in eserleridir. Biz köy enstitülerinin binalarının çürümesine, içinde kullanılan malzemelerin çalınmasına ve yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Ne köy enstitülerinin fiziki koşullarını ne de fikri koşullarını ortadan kaldıramayacaklar. Biz bugün burada sizlerle birlikte bu içerdeki binalar hangi haldedir, biz nasıl yarattık, yani bizim dedelerimiz orda öğrenciyken kerpiç üstüne kerpici nasıl koydular ve bugün o binalar hangi hale geldi görmek istiyoruz.

Size söz olsun, 21 köy enstitüsünü ayakta dimdik tutacağız. 21 köy enstitünü 200’e çıkarmak Mustafa Kemal Atatürk’e sözümüz olsun.”

CHP Heyeti, ilk ziyaretini 16 Nisan'da Eskişehir Mahmudiye Çifteler Köy Enstitüsü'ne, ikinci ziyaretini 24 Nisan'da Kayseri Pazarören Köy Enstitüsü'ne yapmıştı.

Yorumlar (0)
16
açık