Bahçeli'nin hedefinde TTB ve Fincancı vardı: 'TTB Kapatılsın, Fincancı vatandaşlıktan çıkarılsın, vatansız bırakılsın'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu haftaki grup toplantısında hedefine Türk Tabipleri Birliği'ni ve Başkanı Şebnem Korur Fincancı'yı aldı. Bahçeli, Türk Tabipleri Birliğinin kapısına kilit vurulmasını, Şebnem Korur Fincancı'nın da vatandaşlıktan çıkarılarak, vatansız bırakılmasını istedi.

Gündem 25.10.2022, 12:30
Bahçeli'nin hedefinde TTB ve Fincancı vardı: 'TTB Kapatılsın, Fincancı vatandaşlıktan çıkarılsın, vatansız bırakılsın'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın izinden yürüyerek, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'yı hedef aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Kabine sonrası yaptığı açıklamada Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı'yı hedef almıştı. Bahçeli Erdoğan'ın kaldığı yerden devam etti. Bahçeli'nin de hedefindeydi.

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, TSK'nin IKBY'deki operasyonlarında kimyasal silah kullandığı iddialarının araştırılması ve hakikatın ortaya çıkarılması gerektiğini söylemiş ve yandaş medya tarafından hedefe konulmuş, ardından da hakkında, soruşturma açılmıştı.

Kabine sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk Tabipleri Birliği Başkanı ile ilgili yargı harekete geçmiştir. Hem bu kişiyle, hem bu kurumla ilgili adımlar atılacak. Bakanlarımıza, Tabipler Birliği başta olmak üzere meslek örgütlerinde yeni yapıya geçilmesine yönelik mevzuat çalışmalarının hızlandırılması talimatı verdik. Gerekirse yasal düzenlemeyle bu ismin değişmesini sağlayacağız" demişti.

'KAPISINA KİLİT VURULSUN'

Erdoğan'ın kaldığı yerden devam eden ve daha da ileri giden Bahçeli ise Türk Tabipleri Birliğinin kapısına kilit vurulmasını, TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı'nın vatandaşlıktan çıkarılmasını istedi.

Bahçeli şunları söyledi: "23 Ekim 2022 tarihinde Almanya'nın Köln kentinde, Dayanışmanın Sesi Derneği isimli husumet oluşumu tarafından düzenlenen konferansta yeminli Türkiye düşmanları yine sahneye çıkmışlardır. Türk Tabipleri Birliği Başkanı da bu konferansta terör örgütleriyle iltisaklı oldukları gerekçesiyle hapis cezası alanların hak ihaline uğradığını ileri sürmüş, kimyasal silah yalanının ardında olduğunu da dile getirmiştir. Şerefli Türk hekimlerini hariç tutuyorum. Türk Tabipleri Birliği'nin başkan ve yöneticileri hakkında en ağır cezai işlemlerin tatbik ve temin edilerek bu birliğin kapısına kilit vurulmasını, doktorlarımızın bu kuruma mecburi üyelik şartlarının kaldırılarak özgürleşmelerini tarihi önemde addediyorum. Türk düşmanı bir birliğin başında Türk olamaz, Türk yazılamaz. Türk askerlerine hain ve zalimlerin ağzıyla kimyasal silah çamuru atanları, mesela TTB Başkanı ile diğerlerinin Türk vatandaşlığından çıkarılması, vatansız ve ülkesiz olmaya mahkum edilmesi akla en yakın yollardan birisidir. Zira tahammülümüz bitmiş, sabır taşımız çatlamıştır. TTB'nin tıpla, hekimlikle, sağlıkla uzaktan yakından ilgisi kalmamıştır."

BAHÇELİ'NİN HEDEFİNDE  DANIŞTAY DA VARDI

Devlet Bahçeli konuşmasında şunları söyledi: "Zillet ittifakının dış bağlantılı senaryoları, FETÖ'nün kumpasları, PKK'nın ve bölücü mihrakların iftiraları devam ederken, Danıştay 5. dairesinin FETÖ'den ihraç edilen 178 hakimi görevlerine iade kararı, üstelik faiz ilaveli tazminata hükmetmesi, yenilir yutulur bir şey değildir. Bu kararı milletimize hakaret sayıyoruz. 15 Temmuz'un rövanşını almak için müsait zaman kollayanlara boyun eğemeyiz, hoşgörü gösteremeyiz. Herkes aklını başını alsın. Türkiye'nin istiklalini ve istikbalini gerekirse can pahasına sonuna kadar müdafaa eder, bedeli neyse de seve seve katlanmasını biliriz."

MAHİR ÜNAL TEPKİSİ

İsim vermeden AKP'li Mahir Ünal'ın cumhuriyet ile ilgili sözlerine tepki gösteren Bahçeli şunları ifade etti:

"Türkiye Cumhuriyeti, binlerce yıllık Türk tarihinin ana güzergâhından kategorik bir kopuş, kesif bir ayrılış, keskin bir sapış olarak görülemeyecek, asla gösterilemeyecektir. Yani Cumhuriyet şerefli geçmişimizin bir antitezi değildir. Cumhuriyet’in Türk kültürüne, Türk diline, düşünme setlerimize zarar verdiğini iddia edenler talihsiz, tarifsiz ve temelsiz bir yanlışın pençesindedir. Önyargıların hükmüyle, ideolojik katılıklarla Cumhuriyet’in anlaşılması ve anlatılması mümkün değildir. Bugünkü Türkçe’mizle düşünce oluşturamayacağımızı söylemek gerçekleri çarpıtmaktır, nesnel gelişmelere aykırıdır, dilimizi karalamaktır, nihayetinde özgüven eksikliğidir."

Yorumlar (0)