AB Delegasyonu Başkanı Landrut'dan Gezi davası tepkisi: İhlal prosedürü devam ediyor

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut Osman Kavala’nın Gezi Davası kapsamında müebbet hapis cezası almasına ilişkin “Hem Parlamento’nun hem de Yüksek Temsilci'nin kararla ilgili hayal kırıklıklarını dile getirdiğini gördünüz. Biliyorsunuz Avrupa Konseyi'nde ihlal prosedürü devam ediyor. Avrupa Konseyi'nin ihlal prosedürünün sonucunun ne olacağı AB üyesi devletler tarafından da fark edilecektir” dedi.

Gündem 09.05.2022, 22:56
AB Delegasyonu Başkanı Landrut'dan Gezi davası tepkisi: İhlal prosedürü devam ediyor

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut Osman Kavala’nın Gezi Davası kapsamında müebbet hapis cezası almasına ilişkin “Hem Parlamento’nun hem de Yüksek Temsilci'nin kararla ilgili hayal kırıklıklarını dile getirdiğini gördünüz. Biliyorsunuz Avrupa Konseyi'nde ihlal prosedürü devam ediyor. Avrupa Konseyi'nin ihlal prosedürünün sonucunun ne olacağı AB üyesi devletler tarafından da fark edilecektir” dedi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Meyer-Landrut, 9 Mayıs Avrupa günü kapsamında bugün Ankara Cernmodern’de düzenlenen etkinliğe katıldı. Meyer-Landrut, dijital kolaj sanatçısı Uğur Gallenkuş’un “Paralel Evrenler” sergisinin açılışından önce basın açıklaması yaptı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Meyer-Landrut’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye, dünyanın en büyük mülteci topluluğuna ev sahipliği yapan bir ülke. Türkiye’nin büyük çabası, yetkilileri, insanları, şehirleri, sorumluları takdir ettiğimiz bir çaba. Suriye krizi artık 11 yıldan daha eski. Suriyeli mülteci nüfusu uzun süredir burada. Bunun nasıl devam edebileceğini, Suriye'ye dönüş açısından nelerin mümkün olduğunu görerek bir sorun olduğunu anlıyorum. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler himayesinde Suriye'ye güvenli, gönüllü ve onurlu geri dönüşlere izin verecek koşullar birleştirilirse çok mutlu olacaktır.”

“UKRAYNA’NIN YANINDA OLMAMIZ GEREKEN, HEPİMİZİ İLGİLENDİREN BİR SAVAŞ”

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş, hem Avrupa Birliği'nin hem de Türkiye'nin kınadığı bir durumdur. Avrupa Birliği, Ukrayna'yı mümkün olan her şekilde desteklemek için ve Rusya’ya eşi benzeri görülmemiş bir dizi yaptırım uygulamak için iki önlem paketini çok hızlı bir şekilde uygulamaya koyuyor. Bu, Rusya'nın savaş çabalarının azalmasına yol açacaktır. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü bu savaş sadece Ukrayna'ya karşı bir savaş değil, aynı zamanda kendi kaderini seçmek isteyen, egemenliğini savunanlar, özgürlüğünü korumak isteyen ülkenin özgürlüklerine karşı bir savaştır. Bu, Ukrayna'nın yanında olmamız gereken, hepimizi ilgilendiren bir savaş.

“TÜRKİYE İLE GÖÇ, GÜVENLİK, TARIMSAL TİCARET ALANLARINDA İŞBİRLİĞİMİZİ YOĞUNLAŞTIRDIK”

Avrupa Birliği için üye devletler işbirliğimizi artırdıkça, pandemi bağlamında sağlık alanında işbirliğinin yoğunlaştığını, küresel ısınmanın sonuçlarıyla birlikte iklim değişikliğiyle mücadele alanında işbirliğinin yoğunlaştığını gördük. Türk Hükümeti ile Komisyon Başkan Yardımcısı arasında bu konuda iki üst düzey diyalog oldu. Göç, güvenlik ve tarımsal ticaret alanlarda işbirliğimizi yoğunlaştırdık.

“AVRUPA PARLAMENTOSU RAPORU’NDAN ÇIKACAK SONUÇLARA İLİŞKİN BİR ŞEY SÖYLEYEMEM”

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke olması meselesi üzerine çok fazla işbirliğimiz var. İlerlemenin ölçüldüğü temel kriterlerin korunması konusunda hiçbir şüphe yok. Kopenhag Kriterleri insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve kurum için her yıl süreci çok iyi bilirsiniz. Komiser bu gelişmeler hakkında yıllık bir rapor sunuyor. Ve ne yazık ki son yıllarda bu rapordaki bulgular, Türkiye'nin bu alanlarda gerilemesi olarak nitelendirildi. Ve bu yıl da aynı prosedürü uygulayacağız. Türkiye'nin adaylığına ilişkin hem Konsey hem de Avrupa Parlamentosu kararlarına dayanarak size bir şey söyleyemeyiz. Ne bugünkü raporun sonucunu ne de kurumların bu rapordan çıkaracağı sonuçları önceden tahmin edemem. Dolayısıyla bu rapora yansıyabilecek olumlu haberler ne kadar iyi olursa, kurum tarafından geriye dönük olarak değerlendirilen gelişmeleri de o kadar iyi yansıtmak zorunda kalırsak, onları da bildirmek zorunda kalacağız.

“İHLAL PROSEDÜRÜNÜN SONUCUNUN NE OLACAĞI AB ÜYESİ DEVLETLER TARAFINDAN DA FARK EDİLECEKTİR”

Hem parlamentonun hem de Yüksek Temsilci'nin kararla ilgili hayal kırıklıklarını dile getirdiğini gördünüz. Biliyorsunuz Avrupa Konseyi'nde ihlal prosedürü devam ediyor. Açıklamalarda her zaman Avrupa Konseyi üyesi olan Türkiye'ye atıfta bulunuldu ve Avrupa Konseyi'nin diğer tüm üye devletlerinde olduğu gibi Avrupa Konseyi kararlarına bağlı kaldı. Bu gelişme mutlaka bu yılın ilerleme raporuna da yansıyacaktır. Ayrıca Avrupa Konseyi'nin ihlal prosedürünün sonucunun ne olacağı AB üyesi devletler tarafından da fark edilecektir. AB üyesi ülkeler de Avrupa Konseyi üyesidir.”

Yorumlar (0)
26
açık