8 partinin ortak toplantısı, Sol Parti ve EMEP bildirgesi

Evrensel Gazetesi Başyazarı İhsan Çaralan, Solda İttifak toplantısına katılmayan Sol Parti'nin öne sürdüğü gerekçeleri değerlendirdi: "Bu partilerin oluşturmak istedikleri bir “seçim iş birliği” ya da “seçim ittifakı” değildir. Tersine yapılan girişimde amaç, siyasete halkın doğrudan müdahalesi üstünde yükselecek halk muhalefetinin oluşturulmasıdır."

Gündem 22.01.2022, 11:56
8 partinin ortak toplantısı, Sol Parti ve EMEP bildirgesi

Uzunca bir zamandan beri çeşitli biçimlerde sürdürülen ve kamuoyuna “üçüncü seçenek”, “halk ittifakı”“demokrasi ittifakı” gibi adlarla yansıyan girişimlerde önemli bir adım atıldı.

18 Ocak 2022 günü, HDP’nin davetiyle bir araya gelen HDP, EMEP, TİP, TÖP, TKP, Halkevleri, SMF ve EHP temsilcileri ortak açıklamayla çalışmalarını ortaklaştırarak daha ileriye taşımak için girişimlerini sürdüreceklerini açıkladılar.

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada ortak tutum;

  • “Ortak mücadeleyi sürdürmeyi, bu mücadele zeminlerini çoğaltmayı ve güçlendirmeyi,
  • Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmeyi,
  • Mevcut katılımla kendini sınırlamayan, ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemeyi karar altına aldık” denilerek duyuruldu.

HDP’nin çağrı yaptığı partiler arasında olan ama toplantıya katılmayan Sol Parti, toplantıya katılmama gerekçesini, “Partimiz bu aşamada hangi koşullarda yapılacağı belli olmayan seçime ilişkin ittifak tartışmasına girilmesini doğru bulmamaktadır. HDP’nin çağrısıyla gerçekleşecek sınırları ve içeriği beli olmayan demokrasi ittifakı adlı çalışmanın parçası olmama” olarak açıkladı.

SOL PARTİ SEKİZ PARTİNİN TOPLANTISINA NEDEN KATILMADI?

Sol Partinin kararını; daha toplantıdan önce alınmış ve “Hangi koşullarda yapılacağı belli olmayan bir seçime” endeksli gibi afaki bir gerekçeye dayandırması dikkate alındığında, bu kararın açıkça ön yargılı bir karar olduğu görülmektedir.

Şu çok açık ki, tarihi ister “erken” isterse “zamanında” olsun Türkiye bir seçim sathı mailindedir. Hem de epeyce bir zamandan beri böyledir. Bu yüzden de elbette mücadeleden söz eden her siyasi parti ve siyasi parti topluluğu için seçim ve seçimle ilgili yapılacak girişimler giderek daha da ısınacak bir sıcak gündem konusudur.

Ancak salı günü toplanan partilerin gerek kamuoyuna duyurdukları karar, gerek bu toplantıya katılan partilerin son dönemde yaptıkları açıklamalar ve yayımladıkları bildirgelerde açıkça görülmektedir ki, bu partilerin oluşturmak istedikleri bir “seçim iş birliği” ya da “seçim ittifakı” değildir. Tersine yapılan girişimde amaç, siyasete halkın doğrudan müdahalesi üstünde yükselecek halk muhalefetinin oluşturulmasıdır. Seçimlerde halk iradesinin sandığa az çok yansımasının, hatta sandık-seçim güvenliğinin sağlanmasının tek gerçekçi yolu da buradan geçmektedir.

Nitekim, sekiz siyasi parti ve çevrenin ortak toplantısı sonrasında yayımlanan bildiride, seçimlerden hiç söz edilmediği gibi (Ki, edilebilirdi de), “Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmek”ten ve “Ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi”nden söz edilmektedir.

EMEK PARTİSİNİN BİLDİRGESİNDE NASIL BİR İTTİFAK SAVUNULUYOR?

Dahası Sol Parti, uzunca bir zamandan beri, Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı dışında üçüncü bir seçeneğin oluşturulması amacıyla Emek Partisi ve TKP ile görüşmeler sürdürmekteydi. En azından bu iki partinin bir “seçim İttifakı” peşinde olmadığını bilmekteydi. Bu yüzden de Sol Partinin, ortak adım atmak için bir araya gelen sekiz partinin neden toplandıklarını bile anlayıp dinlemeden tutum açıklaması, ülkede gelişmeleri az çok izleyen herkes için anlaşılır olmamaktadır. Bu nedenle de buradan, Türkiye’nin ilerici demokrat kamuoyunun da Sol Partinin tutumunu gözden geçirmesini beklediğini söylemek yanlış olmaz.

Nitekim, EMEP’in geçtiğimiz pazar günü bir basın toplantısıyla “BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK BİR ÜLKE VE İNSANCA YAŞAM BİLDİRGESİ” olarak kamuoyuna açıklanan bildirgesinde ortak mücadele ve ittifak konusuna nasıl yaklaşıldığı açıkça ortaya konulmaktadır.

Bildirgenin, “Mevcut koşullar ve gelecek açısından işçi ve emekçiler için tek çıkış yolu…” diye başlayan bölümde, “İşçi ve emekçiler ekonomik, politik hak ve özgürlükler için mücadeleyi büyüttükleri oranda, seçimlere de kendi bağımsız politik çıkarları doğrultusunda müdahale edeceklerdir…” dendikten sonra şöyle devam edilmektedir: “(Partimiz) Cumhur İttifakı ve Millet İttifakının ortaya çıkmasından bu yana, biri iktidarda diğeri muhalefette olan bu iki burjuva seçeneğe karşı halkın gerçek seçeneğini oluşturmak için çalışmalarını yürütmektedir. Emekten, barıştan, demokratik hak ve özgürlüklerden yana bütün parti, sendika ve meslek örgütlerinin, aydın, sanatçı ve bilim insanlarının bir araya gelmesi ve merkezi-yerel her düzeyde ortak hareket etmesi için girişimlerini sürdürmektedir… Bütün emek ve demokrasi güçlerini Cumhur İttifakını yıkacak, Millet İttifakı karşısında sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin haklarını kararlıkla savunacak üçüncü bir seçeneği, gerçek bir halk ittifakı seçeneğini oluşturmak üzere birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Elbette seçimler de bu sürecin bir parçasıdır…”

EYLEMDE BİRLİK PROPAGANDADA SERBESTLİK!

Yukarıdaki uzun alıntıdan da anlaşılacağı gibi EMEP, ülkenin içinden geçtiği sürecin özellikleri, seçimler ve ortak mücadeleye ilişkin Sol Parti ve TKP ile sürdürdüğü görüşmelerden farklı bir şey savunmamakta, giderek oluşturulan birliğe katılacak siyasi çevreler, emek ve demokrasi güçleri, aydınlarla… mücadelenin ortaklaşmasını savunacak, elbette ki kendi yaklaşımıyla çatışmayan bir ortak mücadele hattında birleşmek için gayret sarf edecektir.

Bütün bu günümüz gerçekleri yanında, her sürdürülebilir birliğin temelinde “Eylemde birlik propaganda ve ajitasyonda serbestlik” olduğunu, bunun geçmişteki olumlu birliklerden çıkarılan en önemli ders olduğunu da unutmadan!

Yorumlar (0)
18
açık