10 Ekim katliamı davasının 17’nci duruşması başladı

10 Ekim Ankara katliamı davasının firari sanıklar yönünden devam eden davasının 17’nci duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı.

Gündem 06.10.2022, 10:49 06.10.2022, 15:19
10 Ekim katliamı davasının 17’nci duruşması başladı

Sultan ÖZER

10 Ekim Ankara katliamı davasının firari sanıklar yönünden devam eden davasının 17’nci duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. 

10 Ekim 2015'te Ankara’da düzenlenmek istenen mitinge IŞİD’in gerçekleştirdiği bombalı saldırıda 103 kişiyi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişiyi yaralanmıştı. 

Duruşma öncesinde polis, ailelerin adliye önünde basın açıklama yapmasını engelledi. Kaldırımda açıklama yapan aileler "adalet" istedi.

Duruşmaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, milletvekilleri Candan Yüceer, Ali Haydar Hakverdi, Ali Şeker, Emine Gülizar Emecan, Sevda Erdan Kılıç, Mahmut Tanal, Murat Emir, Müzeyyen Şevkin, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, HDP milletvekilleri Oya Ersoy ve Ali Kenanoğlu, TİP milletvekilleri Ahmet Şık ve Sera Kadıgil, EMEP Ankara İl Başkanı Şükran Doğan ile TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

Duruşma, silahların gölgesinde başladı. Çok sayıda çevik kuvvet polisi silahları ile salona alındı. CHP'li Mahmut Tanal, "12 Eylül'de bile böyle değildi. Silahların gölgesinde mi yargılama yapacaksınız?" diye tepki gösterdi.

Duruşmada, "IŞİD'in Türkiye Emiri" olduğu söylenen Kasım Güler tanık olarak dinlendi. Güler, “2012’de El Kaide operasyonlarıyla alındım, cezaevinde kaldım. 2014 yılında, Suriye’ye gittim, orada kaldım. Orada gelen ailelere yardım ediyordum. Eylemlere hiç katılmadım. Ailelere giyecek yiyecek yardımında bulundum. Türkiye’den Suriye’ye iki üç sefer girip çıkıyordum. Karakol komutanı da biliyordu, o dönem bir sorun olmuyordu.IŞİD kurulunca, şeriat olduğu yerde yaşamak istedim o yüzden kaldım” dedi

IŞİD’te olduğu süre boyunca eğitim vermediğini söyleyen Güler, “2015’in 6.ayında uçak vurdu, ayağım parçalandı. Hastanede yattım 3 ay. 2 yıl da evde kaldım. İdlib’e geçtiğimde internette kırmızı listede oldugumu gördüm. Orada yaşamaya başladım” dedi.

Avukat Eylem Sarıoğlu, Güler’e, ifadesinde Türkiye’ye rahat girip çıktığını söylediği hatırlatması üzerine Güler,  “Çok rahat giriş çıkış olurdu. Yüzlerce insan gelir giderdi. Karakoldaki askerlere ‘Suriye’deki yardıma giriyoruz’ derdik, geçerdik”dedi. “MİT sizinle ilgili niye pazarlık kurgu yapma gereği duydu?” soru üzerine Gürel, “Bunu MİT’e sorabilirsiniz, bana sormayın” dedi.

Mahkeme Başkanı, Sarıoğlu’na soruların katliam çerçevesinde olması gerektiğini söyledi. Sarıoğlu, soruların katliamla ilgili olduğunu söylemesi üzerine mahkeme başkanı, “Bildiğini biliyordur bilmediğini bilmiyordur” dedi. Bu sözler üzerine salondan mahkeme başkanına yönelik, “Siz onun avukatı mısınız, siz bizi tehdit ediyorsunuz?” denilerek tepki gösterdi.

Avukatlara tepki göstere ve sorulara yanıt vermek istemeyen Güler, “Ben buraya tanık olarak geldim  beni sanık yerine koyup soruyorsunuz” dedi. Aileler tepki gösterince Mahkeme Başkanı “Müdahale ederseniz salonu boşaltırım, tanığı gönderirim” dedi. Ailelerin mahkeme başkanına “Tehdit ediyorsunuz, sanığı tanık yerine koyup savunuyorsunuz” diye tepki göstermesinin arasından Mahkeme Başkanı duruşmaya 15 dakika ara verdi. Aileler durusmadan çıkan mahkeme heyetini alkışlarla protesto etti. Aileler, mahkemenin tutumuna karşı 15 dakikalik ara boyunca salonundan ayrılmadı.

Aranın ardından Güler, 10 Ekim katliamını haberlerde öğrendiğini öne sürdü. IŞİD'de giyecek ve yiyecekle uğraştığını ama MİT operasyonuyla alındığını söyleyen Güler, 2017'den itibaren kırmızı listede aranması konusunda yanıt vermekten kaçındı.

Güler, Nisanda yakalandığını ama 80 gün MİT'te tutularak işkence gördüğünü iddi etti.

Avukat Murat Kemal Gündüz, tanıkların mahkemeye geldiğinde daha önce ifadeleri kabuk etmediğini belirterek şöyle konuştu:

"Sayın başkan bir sonuca varamıyoruz. MİT gidip operasyonla aldığına göre firari sanıklarla ilgili bilgisi var. Ağır ceza mahkemesinin kamu gücünü kullanarak bu bilgileri istemenizi talep ediyoruz. Herkes Nusret Yılmaz öldü diyor ama arama listesinde yeşilden kırmızıya çıkarılmış. Demek ki devletin elinde resmi bilgi belge var."

Avukat Sevinç Hocaoğulları kamu görevlilerinin yargılanması için somut talepleri olduğunu ama tek bir kamu görevlisi hakkında bile işlem yapılmadığını ifade etti. Aslında yargının bu tutumuyla katliamda can çekişen insanlara karşı polisin gaz kullanabileceğini söylemiş olduğunu ifade etti.

"Bu yüzden taleplerimizi reddederken neyin parçası olduğunuzu gözler önüne sermek istedik" diyen Hocaoğulları, şöyle konuştu:

"Henüz katliamın ikinci gününde saldırıya tepki gösterenlere polis müdahale etti. 2019 yılı dışında katliamın her yıldönümünde yakınlarını anmak isteyenlere polis saldırdı, haklarında dava açılanlar var. Duruşmaya girmeyeceğim diyen meslektaşımız hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Kırklareli'de katliama karşı protestodan 6.5 yıl sonra dava açılmış."

Yorumlar (0)