Ali Taş yazdı: Kıymayın efendiler

Şimdilerde yine Antalya Lisesi’nin tarihi binasına göz dikildi. Hatırlarsınız. Daha önce de, Dışişleri Bakanlığı’na tahsisi gündeme gelmişti. O zaman kamuoyunun tepkisi üzerinde bu girişimden vaz geçilmişti. Yine aynı senaryo yaşama geçirilmeye çalışıyor.

Güncel 04.07.2022, 14:53 04.07.2022, 15:02
Ali Taş yazdı: Kıymayın efendiler

Ali Taş'ın Graffiti Haber'de yayımlanan yazısı şöyle: 

Bir ülkenin eğitim tarihi, aynı zamanda siyasal tarihinin bir yansımasıdır. Çünkü her siyasal yapı, kendisi ile uyumlu kuşaklar yetiştirmek ister. Bu nedenle de eğitim program ve organizasyonunu kendisini ile uyumlu hale getirir.

Söz konusu bu topraklar ve eğitim olunca hepimizin aklına öncelikle Köy Enstitüleri gelir. Bu da doğaldır, çünkü Köy Enstitüleri hepimizin özlediği toplumun küçük bir modeli ve bu modelin eğitimdeki yansımasıdır. Ancak aklımıza sadece Köy Enstitülerinin gelmesi eksik bir yaklaşımdır. Çünkü Cumhuriyetin eğitim modeli, Köy Enstitülerinin yanı sıra kent merkezlerinde de önemli eğitim kurumlarını yaşama geçirmiştir.

Bunların başında da ‘kent liseleri’ gelir.

Cumhuriyetten önce ‘Sultani’ adı ile eğitim yapan kurumlar, Cumhuriyet ile ‘lise’ adını alırlar ve sadece bulundukları kentlerin değil, o bölgenin aydınlanma ocağına dönüşürler.

Gaziantep Lisesi, örneğin. 1911 yılında, ‘Ayn-ül Maarif İdadisi’ adı ile açılır. 1923 yılında ‘lise’ adını alır.

Ya da Sivas Lisesi. Aynı zamanda Sivas Kongresi’nin de toplandığı bina olan Sivas Lisesi, Anadolu’nun tam ortasında bir aydınlanma ocağı işlevi görmüştür.

Ankara Lisesi’ne ne demeli? 1923 yılında ‘Ankara Kız Lisesi’ olarak açılır. Kendisine ait bir marşı vardır. Marş’ın bestesi, aynı zamanda İstiklal Marşı’nı besteleyen Zeki Üngör’e, sözleri ise Faruk Nafiz Çamlıbel’e aittir.

Kimler, kimler yetişmemiştir ki bu liselerden. Sonraki yıllarda her biri bu ülkenin onuru olarak nice aydınlar, işte bu liselerden çıkmıştır.

İşte bu liselerden birisi de Antalya’dadır. Bugünlerde binasının başka bir eğitim kurumuna devri ile gündemde olan lise, Akdeniz’in aydınlanma ocağıdır. Antalya Lisesi sıralarında yetişenler bir yana, öğretmenlerinden vereceğim iki örnek, Antalya Lisesi’nin önemini sizlere de anlatacaktır.

Öğretmenlerden birisi, Cahit Külebi’dir. Edebiyatımınız koca çınarı.

Diğeri, Cavit Orhan Tütengil’dir. Türk düşün yaşamının büyük ismi. Sosyolog ve felsefe öğretmeni. Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde öğrenciyken, eserleri başucu kaynaklarımızdı.

Daha nice isim sayılabilir, Antalya Lisesi ile ilgili.

Şimdilerde yine Antalya Lisesi’nin tarihi binasına göz dikildi. Hatırlarsınız. Daha önce de, Dışişleri Bakanlığı’na tahsisi gündeme gelmişti. O zaman kamuoyunun tepkisi üzerinde bu girişimden vaz geçilmişti. Yine aynı senaryo yaşama geçirilmeye çalışıyor.

Oysa kurumlar, içinde vücut buldukları yapılarla tarihe geçerler. Bugün bu bina Antalya Lisesi’nden alınırsa, Antalya Lisesi, bütün yaşanmışlıkları ile tarihe karışacak, taşınacak yeni binasındaki Antalya Lisesi, asla ve asla ‘Antalya Lisesi’ ol(a)mayacaktır.

Antalya Lisesi’ne, tarihe, yaşanmışlıklara kıymayın efendiler!

Not: Antalya Lisesi’ni başka kurumlara devretmek isteyen erk sahipleri. Bugünlerde Antalya Lisesi’nde, lisenin tarihini anlatan bir sergi var. Önce bu sergiyi bir gezin, sonra da başınızı ellerinizin arasına alıp, alacağınız kararın sonuçlarını tekrar düşünün.

Yorumlar (0)
28
az bulutlu