Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu: ‘Seçim Yasası teklifiyle AKP, risk gördüğünü bozmak istiyor’

Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, AKP ve MHP'nin hazırlayıp Meclis'e sunduğu, seçim barajını yüzde 7'ye indiren yasa teklifini; "Seçim Yasa taslağı, darbenin seçimler yoluyla yapılması demek” diye değerlendirdi.  Cumhur...

15 Mart 2022, 14:42 Kübra Kırımlı
Eski YARSAV Başkanı Eminağaoğlu:  ‘Seçim Yasası teklifiyle AKP, risk gördüğünü bozmak istiyor’

Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, AKP ve MHP'nin hazırlayıp Meclis'e sunduğu, seçim barajını yüzde 7'ye indiren yasa teklifini; "Seçim Yasa taslağı, darbenin seçimler yoluyla yapılması demek” diye değerlendirdi. 

Cumhur İttifakı'nın yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı “Seçim Kanunu” teklifi, AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız tarafından TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

Yeni teklif seçim barajını yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürmeyi öngörürken; aynı zamanda ittifaklara yönelik bir düzenlemeyi daha içeriyor. 15 maddelik Seçim Kanunu teklifine göre; ittifakı oluşturan partilerin her birinin çıkartacağı milletvekili sayısı, her seçim bölgesinde ittifak içinde elde ettiği oy sayısı esas alınarak D'Hondt uygulamasıyla belirlenecek.

Yani genel seçimlerde ittifak oyu yerine tek tek siyasi partilerce alınacak oy oranıyla, bu oy oranı yüzde 7 veya üstüyse parlamentoda temsil hakkı sağlanabilecek.

Hukukçu ve aynı zaman da eski YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun konuya dair ilk değerlendirmesi “Seçim Yasa taslağı, darbenin seçimler yoluyla yapılması demek” oldu. Eminağaoğlu ile meclise sunulan teklifi konuştuk.

‘BU DURUM HDP YÖNÜNDEN BİR TEHDİT UNSURU’

“Seçim Yasa taslağı, darbenin seçimler yoluyla yapılması demek,” diye bir değerlendirme yaptınız, ne demek istediniz?

AKP ve ortağı MHP iktidarda kalabilmek için seçimleri demokratik bir yarış ortamında değil, kendilerini avantajlı kılacak şekilde gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Tam bir serbest seçim ortamında seçimlerin yapılmasından uzak hareket ediyorlar. Sundukları teklif net olarak bunu ortaya koyuyor. Çünkü şu an seçimlere girebilecek 24 parti var. Bu 24 parti eşit imkanlarla hareket etmiyor. Bu 24 partiden hazine yardımı almayan partileri gözetirsek, onlara yönelik bir düzenleme getirilmediğini görüyoruz.

Öte yandan HDP’nin durumunu düşünürsek, kapatma davası var ve bu durum HDP için bir tehdit unsuru. Çünkü mecliste grup olma şartı kaldırılıyor, seçimlere katılmak yönünden.

‘BU TEKLİFLE ERKEN SEÇİM İHTİMALİ ORTADAN KALKTI'

Kaybetmeyi gören iktidarlar seçim öncesi kanun değiştiriyor. Bunu daha önce de gördük. Muhalefetin tavrı “MHP’yi kurtarmak için yaptı” şekilde oldu. Siz ne dersiniz?

Şimdi her partiye yönelik AKP son güne kadar bekleyerek böyle bir teklif hazırlandı. Bu teklif yasalaştığında bu teklif 1 yıl uygulanamayacak. Bu bir yıl Nisan 2023. Yani Nisan 2023 ve 60 günde seçim takvimi gözetilirse, bir kere bu teklifle birlikte erken seçim ortadan kalktı.

‘YÜZDE 7 BARAJI MHP İÇİN GETİRİLDİ’

AKP kendini avantajlı kılabileceği bir anı gözledi ama o anın gelmediğini gördü. AKP baktı ki olmuyor, son güne kadar ‘nasıl bir yasal mevzuatla bu durumdan çıkarımın’ derdine düştü. Bunun için her partinin durumunu ayrı ayrı değerlendirdi. Örneğin ‘ortağım MHP bir seçim barajına, ülke barajına takılır mı?’ diyerek hiçbir başka partinin işine yaramayan yüzde 7 barajını getirdi.

‘HDP’NİN SEÇİME GİRMESİNİ ENGELLEYEN BİR B PLANI’

TBMM’de grup olma şartının kaldırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu, doğrudan HDP’ye hitap eden bir konu. Çünkü HDP hakkında olası bir kapatma kararı durumunda, kapatmaya neden olan milletvekillerinin eskiden vekillikleri düşürülürken, şimdi düşürülmüyor. Dolayısıyla bu da milletvekillerinin bir parti çatısı altında grup kurarak seçimlere girmesini engelliyor. Bu düzenleme ile ayrıca HDP’nin kapatılma davasının anayasa mahkemesince yıl sonun kadar uzatılacağını ve bir kapatma kararı çıkarsa da HDP’nin seçime girmesini engelleyen bir B planı olduğunu görüyoruz.

‘İTTİFAKLARDA SORUN YAŞANACAK’

Seçim Yasası teklifi sadece ülke barajı yönünden getirilmiş bir düzenleme. Milletvekili dağıtımı yönünden ittifak hiçbir şekilde dikkate alınmıyor. Oysa geçen seçimde milletvekilleri ittifaka dağıtılıyordu. İttifak kendi içinde vekilleri dağıtıyordu. Şimdi ittifak sadece ülke barajında dikkate alınıyor. Milletvekilleri doğrudan partilere dağıtılıyor. Doğrudan partilere dağıtılınca, neredeyse hiçbir seçim çevresinde büyük partiler dışında kalan küçük partilerin milletvekili, sandalye kazanması gibi bir durumun gerçekleşmesi de söz konusu olmuyor. Bu durum, küçük partilerin büyük partiler listelerinde, büyük partilerin adıyla seçime girmek durumunda kalması anlamına geliyor.

Millet İttifakı içinde CHP özelinden örnek vereyim. CHP listelerinde Saadet partililerini göreceksiniz, bu durum parti tabanında tepki yaratacak. Bir CHP örgütü aynı motivasyonla seçimlere çalışmayacak. Bu durum 3. İttifak içinde de yaşanabilir.

Cumhur ittifakında böyle bir siyasal ayrışma yok. Ama diğer ittifakların oy oranı düşük ve farklı olduğu için ciddi sorunlara yol açacak bir konudur.

‘CHP VE İYİ PARTİ SÜRECİ DENGELİ YÜRÜTMELİ’

Peki Millet İttifakı dağılır mı?

Millet ittifakının yürümesi anlamında diğer küçük 4 partinin bu durumda milletvekili çıkarması belki kendi memleketlerinde söz konusu o da mucizelere bağlı. Böyle bir tabloda diğer 4 partinin CHP ve İYİ Parti içindeki listelerde yer alması lazım. Buna CHP ve İYİ Parti’nin tabanı ve örgütleri nasıl yaklaşacak? CHP ve İYİ Parti’nin kendi kadrolarının ve ağırlığının öne çıkarılması lazım, bunu dengelemeleri ve diğer 4 partiye sembolik düzeyde yer vermeleri lazım ki dengeleri koruyabilsinler ve bu oluşum devam etsin.

6 partiye birbirine yakın oranda yer verseniz, o zaman her parti kendi kadrolarını belli yerlere taşımak ister. Hiçbir seçimde ağırlığı olmayan diğer partilerin kadrolarını listelere taşırsanız kendi kadrolarınıza yer kalmaz. Burada CHP ve İYİ Parti’nin bu durumu çok dengeli bir şekilde yürütmesi gerekir. Bu durumun ittifak içerisinde sorun yaratması muhtemel.

AKP bugün seçim olsa bugünkü mevzuatla seçimi kazanamayacağını görüyor. Bugün meclise sunduğu tabloda ise kendine risk olarak neyi görüyorsa bunu bozmaya yönelik bir düzenleme getiriyor.

‘KÜÇÜK PARTİLER ÜLKE BARAJINI AŞAR, SEÇİM ÇEVRELERİNDE TAKILIRLAR’

Seçim Yasası teklifi sonrası Gelecek, DEVA ve Saadet Partisi’nin sağ ittifakı oluşturmak için önümüzdeki günlerde bir araya gelmesi muhtemel olur mu? Siz böyle bir ihtimale ne dersiniz?

DEVA, Gelecek ve SAADET kendi adıyla seçime girmezse; şu an AKP’de olan seçmen ‘ben neden AKP’den kopup onlara gideyim’ diyecek. Ya da bu 3 parti bir araya gelip ülke barajını geçerse, 3’ü başka bir ittifak yaratabilir. Ama o zaman 3’ünün başka bir ittifak yaratması durumunda yine her seçim bölgesinde milletvekili çıkarabilmek için ayrı ayrı oyları dikkate alınacağı için seçim çevrelerinde bir tehlike ile karşı karşıya kalmaları söz konusu. Ülke barajını aşarlar. Ancak seçim çevrelerinde takılma durumları gündeme gelir.

Ama şöyle bir tablo daha ortaya çıkarıyor; böyle bir tabloda bu 3 parti kendi adlarına seçime girmezse, AKP’deki seçmenin AKP’den kopmaması gibi bir olasılığı da var.

‘ERDOĞAN’IN 3. KEZ CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMASI MÜMKÜN DEĞİL’

Nisan 2023’e kadar seçim olmaz mı? Olmaz ise Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı nasıl olur?

Bu seçim taslağı Nisan 2023’e kadar uygulanamayacağı için meclis Nisan 2023’e kadar erken seçim kararı alamayacak. Nisan 2023’e kadar bu yol böyle yürünecek. Meclis erken seçim kararı almayacağı için, Erdoğan 3’üncü kez Cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Çünkü Erdoğan’ın adaylığı meclis erken seçim kararı alırsa gerçekleşiyordu. Meclis erken seçim kararı almadığı için YSK’nın (Yüksek Seçim Kurulu) Erdoğan’ın adaylığı durumuna ret kararı vermesi lazım.

‘SANDIKLARA SAHİP ÇIKILMALI’

Sandıklar konusunda da ‘sahip çıkılması’ uyarınız var sanırım…

Seçim kurulu oluşturma kurasına, isteyen yargıçlar girecekmiş. HSK'ya (Hakim ve Savcılar Kurulu) bulaşmak istemeyenler kuradan uzak kalacak. Göze girip maharetlerini sergilemek isteyenler ise kuraya koşacak. Seçim kurulları ile seçim güvencesi yerine, açıkça seçime müdahale edilecek. Bu bir ilk. Onun için de sandıklara sahip çıkılmalı.

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu