Efsane güreşçi Ahmet Ayık: ‘Soyumuzda güreş var’

Güreşin efsane isimlerinden, 84 yaşındaki Ahmet Ayık, güreşe nasıl başladığını ve yaşamını medyaport.net’e anlattı. Güreşe, bir köy düğününde güreşen babasının rakibini yenememesi üzerine hırslanarak başladığını ve henüz...

07 Nisan 2022, 00:37 Ali Erdoğan
Efsane güreşçi Ahmet Ayık: ‘Soyumuzda güreş var’

Güreşin efsane isimlerinden, 84 yaşındaki Ahmet Ayık, güreşe nasıl başladığını ve yaşamını medyaport.net’e anlattı. Güreşe, bir köy düğününde güreşen babasının rakibini yenememesi üzerine hırslanarak başladığını ve henüz 9 yaşında olduğunu aktaran Ahmet Ayık, dedesinin de güreşçi olduğunu ve Rus esaretinden güreş sayesinde kurtulduğunu söyledi.

1998 yılında Güreş Federasyonu Başkanı iken, Yaşar Doğu Turnuvası’nda kadınları da güreştirdiğini, bu konuda tehditler almasına rağmen geri adım atmadığını belirten Ahmet Ayık, “Bugün kadın güreş milli takımımız, takım halinde Avrupa Şampiyonu oldu. Kurtuluş Savaşında cephede savaşan, mermi taşıyan kadınlarımız vardı. Her spor branşında kadınlar var da güreşte niye olmasın?” diye sordu.

Türk güreşinin yaşayan efsane ismi Ahmet Ayık, köyde düğünde babası Ömer’in rakibiyle yaptığı iki maçta da rakibini yenemeyince, kendisinin hırs yaptığını ve henüz 9 yaşında iken güreşe başladığını anlattı.

Sivas’ın Doğanşar ilçesi Eskiköy’de dünyaya gelen ve altı kardeşten dördüncüsü olan Ayık, olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonalarında altın ve gümüş madalya kazandığını belirterek “Rus Medved ve Yurgin’i yenen tek sporcuyum. Yenilgisiz olimpiyat ve dünya şampiyonasında o günkü kurallar nedeniyle gümüş madalya kazandım. Dünyada yenilmeyen ve altın madalya kazanamayan tek güreşçiyim” dedi.

Güreş Federasyonu Başkanlığı görevinin yanı sıra 1998 yılından 2012 yılına kadar Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği(FİLA) yönetim kurulu üyeliği ve Asbaşkanlık da yapan üç çocuk babası. Halen Türk Güreş Vakfı Başkanlığı görevini sürdüren 84 yaşındaki Ahmet Ayık Medyaport.net’in sorularını yanıtladı:

Güreşe nasıl başladınız?

Güreşe 9 yaşında köyde başladım. Babam düğünlerde güreşirdi. Ben de izlerdim. Rakibini iki müsabakada da yenemedi. Ben de bunun üzerine güreşçi olmaya karar verdim. Soyumuzda var güreş. Sultan Abdülaziz’in pehlivanlarından Karaoğlan’ın torunuyum. Dedem güreş sayesinde Rusya’da esaretten kurtuldu. Ruslar güreşçilere çok ilgi gösteriyordu. Dedem de iyi bir güreşçi olduğu için serbest bırakıp, Türkiye’ye göndermişler.

Faal sporculuğa nasıl başladınız?

Askerlikten köye geldim. Yaşar Doğu beni götürmek istedi. Babam göndermedi. Rençberlik yapıyordum. Tarlada ekin biçip, hayvanlara bakıyordum. Motosikletli iki kişi köye geldi. Kayseri’de tayyare fabrikasında güreş takımı kurulduğunu bana maaş bağlayacaklarını söyleyerek, babamı ikna ettiler. Böylece profesyonel olarak güreşe dönmüş oldum.

Federasyon başkanı size niye karşı çıktı?

Meksika Olimpiyat Oyunlarında altın madalya kazandım. Rahmetli Mahmut Atalay da altın madalya kazanmıştı. O dönemin Federasyon Başkanı Cemil Erkök ile aramız açıldı. Bizi yaşlı ilan edip, bir sonraki Dünya şampiyonasına götürmek istemediler. Kendi param ile ay-yıldız için gideceğim dedim. Yine izin vermediler. Bir altın madalya kaçmış oldu. Federasyon Başkanı değişti. Bir sonraki dünya şampiyonasına gidip, altın madalya kazandım.

Süleyman Demirel'in elinden ödül alırken...

Başkan ile çok konuşulan bir söz düellonuz vardı. Açıklar mısınız?

Cemil Erkök bizi kadroya almayınca tepki gösterdik. Kendisi, “Bin Ahmet harcar, bir Ahmet yetiştiririm” dedi. Ben de “Benim yerimi alacak daha anasından doğmadı” cevabını verdim. Söz düellosu kızıştı. Cemil Erkök gitti, Mehmet Akzambak Federasyon Başkanı oldu. Gazeteler o gün “Ahmet Ayık, Dünya Şampiyonası sana layık” diye manşet attı. Ben de bu manşeti atanları mahcup etmedim. Doğu Berlin’de altın madalya kazandım. Sonra da aktif spor yaşamımı bıraktım.

Yenilmeden nasıl ikinci oldunuz?

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonasında hiç yenilmedim. Ancak gümüş madalya kazandım. O zaman kurallar öyle idi. Kilolara, rakibinin karşısında elde ettiğin sonuca göre puan kazanırdın. Bir-iki puanla altın madalyayı kaybettim.

En güçlü rakipleriniz kimlerdi?

Rus Medved ve Yurgin en güçlü rakiplerimdi. İkisine de yenilmedim. Onlar tek yenilgilerini benden aldılar.

Dünya ve Türk güreşini nasıl buluyorsunuz?

Dünyada güreş iyi değil. Devamlı kurallar değişiyor. Bu da ilgiyi azaltıyor. Seyircinin anlayacağı şekilde olmalıdır. Bu kurallar en az 10 yıl geçerli olmalı. Devamlı kural değişikliği antrenörün de, sporcunun da kafasını karıştırıyor.

Türk güreşi ise şu anda iyi. Her zaman güreşin içinden gelenlerin başkanlık yapmalarını savundum. Ben ve Hamza Yerlikaya yaptık. şimdi Şeref Eroğlu görev başında. İyi çalışıyor. Sorunları biliyor. Daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.

Kadın güreşçileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

1998 yılında Federasyon Başkanı iken Ankara Atatürk Spor Salonu’nda Yaşar Doğu Turnuvası yaptık. O dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Başbakan Necmettin Erbakan’ı da davet ettim. İzlediler. Bu turnuvanın aralarında kadınlar da güreşti. Demirel de, Erbakan da sonuna kadar izledi. Bazı çevrelerden tehditler aldım. Ama geri adım atmadım. Bugün kadın güreş milli takımımız, takım halinde Avrupa Şampiyonu oldu. Kurtuluş Savaşında cephede savaşan, mermi taşıyan kadınlarımız vardı. Her spor branşında kadınlar var, güreşte niye olmasın? Artık kadına bakış açımız değişmeli.

Son olarak Türk sporu hakkındaki görüşleriniz nedir?

Türkiye’de tesis var. Önemli olan bu tesislerin içini doldurmak. Eğitime çok önem vermeliyiz. Ülkemizde geçmişte olduğu gibi olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonalarında güreşte madalyalar kazanıyoruz. Halterde geriledik. Cimnastik iyi yolda. Voleybol ve basketbolda Dünyada, Avrupada ses getiriyoruz. Ama en büyük yatırım futbola yapılıyor. Geldiğimiz nokta da belli. Başarımız yok…

Yorumlar (0)
15
parçalı bulutlu