Türkiye Suriye'ye vurdu, yok sebep o değil! TSK savaş uçakları

Türkiye Suriye’nin kuzeyine, Fırat’ın doğusuna yönelik bir hava operasyonu yaptı. Suriye Kürtlerinin öncülüğünü yaptığı ancak Arapların da yer aldığı Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) ve Şam’a bağlı Suriye ordusundan ölenler olduğu belirtiliyor. Ancak ölü ve yaralı sayısına ilişkin henüz net bir rakam açıklanmadı.

Dış Politika 23.11.2022, 12:23
Türkiye Suriye'ye vurdu, yok sebep o değil! TSK savaş uçakları

Gazeteci Hediye Levent, TSK'nın Sureyi'nin kuzeyine yapılan operasyonu ve dış politikayı Evrensel Gazetesi'ndeki köşesinde yazdı:

"Türkiye Suriye’nin kuzeyine, Fırat’ın doğusuna yönelik bir hava operasyonu yaptı. Suriye Kürtlerinin öncülüğünü yaptığı ancak Arapların da yer aldığı Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) ve Şam’a bağlı Suriye ordusundan ölenler olduğu belirtiliyor. Ancak ölü ve yaralı sayısına ilişkin henüz net bir rakam açıklanmadı.

Saldırıdan önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’a ilişkin “siyasette küslük olmaz, sil baştan yapabilmeliyiz” dedi.

Peki Türkiye Şam ile ilişkilerin normalleştirilmesi niyetinin ilk kez bu kadar açık dile getirildiği açıklamadan sonra Suriye ordusunu neden vurdu?

Ya da en iyisi genel manzarayı anlamak için sahadaki duruma, Şam’ın ve Kamışlı’nın gözünden siyasi şartlara bakarak sorularla ilerleyelim;

1 - Türkiye Suriye’yi neden vurdu?

- Ankara’nın Suriye’deki Kürt silahlı ve siyasi yapıları PKK’nın Suriye uzantıları olarak gördüğünü biliyoruz. Bu yapıların merkezi olan Kamışlı başta olmak üzere kuzey-doğu Suriye’ye bir operasyon yapılabileceğine dair epeydir açıklamalar geliyor. Buna bağlı olarak sahada da aylardır operasyon ihtimalinin tetiklediği siyasi ve askeri hareketlilik sürüyor.

- Bu hareketlilik çerçevesinde Suriye Kürtleri ABD’nin göz yumması, Rusya’nın ara buluculuğu ve şartların zorlaması ile Şam ile iyice yakınlaştı. Nihayetinde, bir önceki operasyondan hatırladığımız formül devreye girdi ve SDG’nin elindeki bazı yerler ya Suriye ordusuna devredildi ya da iki taraf karargahları birleştirdi. Birkaç yerde SDG’nin Suriye ordusunun askerlerinin üniformasını giyip bulundukları yerlerdeki flama ve bayrakların yerine Suriye bayrağı astıkları da iddia ediliyor.

- Taraflar arası yakınlaşmaya dair Kürt kaynaklardan biri en son Rusya’nın kullandığı Lazkiye-Hmeymim üssünde bir toplantı yapıldığını, askeri ve güvenlik konularındaki iş birliğinin yanı sıra siyasi meselelerde de ilerleme sağlandığını söyledi. Siyasi konularda neyi tartıştılar, hangi konularda mutabakata varıldı; belirsiz!

2 - Ankara’nın operasyon ile verdiği mesaj neydi ve kimeydi?

Ankara tam da bu sebeple Suriye’nin kuzey-doğusunu vurdu; Şam’a mesaj vermek için.

Yani Ankara Şam’a, “Sil baştan başlayalım” mesajını verdikten bir gün sonra “Barışma niyetim açık ancak Kürtlere kalkan olursan, bu meselenin Suriye içinde çözülmesini sağlamaya çalışırsan, ortak karargah ve siper oluşturursan onunla birlikte seni de vururum” demiş oldu.

Bir diğer ifadeyle Ankara, Şam’ı Kürtlerden, Şam’ın Kürt politikasını çözüm girişimlerinden ayırmaya çalışıyor. Bu ne kadar başarılı olur; belirsiz. Çünkü Şam da Kürtlere yönelik on yıllarca baskı ve sert politikalarına başvurdu ancak ülke tam anlamıyla tufan sonrası harap durumdayken halkın bir kısmını açık cephe savaşıyla karşısına almak istemiyor. Yani silahla değil siyasetle, zorla değil ikna ile sorunu halletmeye çalışıyor.

3 - Rusya hava sahasını niye açtı?

- Bilindiği gibi Suriye hava sahası Rusya’nın kontrolündeydi ve Türkiye’ye kapalıydı. Ancak son operasyonda Rusya’nın hava sahasını Türkiye’ye açtığını Şam kaynakları da söylüyor. Bu bağlamda Şam’da Rusya’ya yönelik öfke var ancak el mahkum!

- Rusya’nın hava sahasını açışında birkaç hedef gözetilmiş gibi görünüyor.

Öncelikle Rusya, Ukrayna işgali sonrası siyasi ve ekonomik açıdan zor dönemler geçiriyor. Böylesi bir dönemde Türkiye ile sorun yaşamak istemez.

Kürtlerin savunmasız ve korumasız olduklarını anlamaları yönünde bir ders vermek istemiş olabilir. Ki, buna ek olarak Suriye Kürt yapılarla ABD ilişkisinin yıpratılması da hedeflenmiş olabilir.

Saldırı sonrası Suriye Kürtlerinin ABD’ye yönelik tepkileri düşünüldüğünde kısmen de olsa başarılı olduğu söylenebilir.

4 - ABD neden sessiz?

Aslında mantıklı ve siyasete uygun olan soru şu; ABD’den ne bekleniyordu da hayal kırıklığı yaşandı?

Sonuçta ABD bir süper güç, SDG yerel bir güç. Türkiye bölgenin en güçlü ülkelerinden, NATO üyesi, AB ülkeleri ile inişli-çıkışlı da olsa ilişkileri var. Bu açılardan bakıldığında ABD’nin SDG’yi ve hatta Suriye Kürtlerinin tamamını korumak için Türkiye’yi tamamen karşısına alması, açık çatışmaya girişmesi olası değil.

Kaldı ki ABD SDG’ye gerek tırlar dolusu lojistik ve silah desteği vererek ve gerekse sivil-askeri heyetleri Kamışlı’ya göndererek Türkiye’yi yeterince rahatsız ediyor.

5 - Kara operasyonu olur mu?

Öncelikle Ankara’nın politikalarının uzunca bir süredir kestirilemediğini, günlük hatta bazen gün içinde birkaç kez değişkenlik gösterdiğini bir kez daha hatırlamak gerekiyor.

Bunu göz önüne alarak kısa vadede bir kara operasyonunun mantıklı olmadığı söylenebilir. Operasyon yerine operasyon ihtimalinin yarattığı baskıyı Ankara mümkün olduğunca kullanması, mümkünse seçim arifesine kadar yayması beklenebilir.

Seçimden hemen önce kara operasyonu dahil ülke içinde ve dışında her şey mümkün.

6 - Operasyon neden yapıldı?

Operasyonun görünüşteki sebebi İstanbul Taksim’deki terörist saldırı. PKK’dan IŞİD’e potansiyel şüpheli listesi uzun ancak listede Türkiye’nin desteklediği Suriyeli silahlı gruplar hâlâ yeterince konuşulmuyor.

Halbuki, saldırının amatörlüğü, bombacı olduğu söylenen kadının amatörlüğü bir tarafa sorulması gereken iki soru var;

Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi kimler için ölüm-kalım meselesi?

Kimler ne pahasına olursa olsun Türkiye’yi Suriye içinde tutmak ister?

Bunlara ek bir soru daha soralım; saldırıyı kim yapmış olursa olsun Ankara kimi işaret edip Suriye’ye yönelik operasyon yapacaktı?

Yorumlar (0)