Serap Yazıcı: Artık Türkiye'yi hiçbir uluslararası endekse göre demokrasi olarak tanımlamak mümkün değil'

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı, “Türkiye, bugün içinden geçtiğimiz sivil otoriterizmi daha önce hiç deneyimlemedi… Bugün artık Türkiye’yi, hiçbir uluslararası endekse göre demokrasi olarak tanımlamak mümkün değil. Türkiye, artık demokrasinin alt tiplerinden biriyle değil otoriter rejimlerin alt tiplerinden biriyle tanımlanıyor. Literatürde yeni bir kavram olan ‘yarışmacı otoriterizm’ olgusuyla ifade ediliyor” dedi.

Demokrasi 16.06.2022, 14:12
Serap Yazıcı: Artık Türkiye'yi hiçbir uluslararası endekse göre demokrasi olarak tanımlamak mümkün değil'

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serap Yazıcı, “Türkiye, bugün içinden geçtiğimiz sivil otoriterizmi daha önce hiç deneyimlemedi… Bugün artık Türkiye’yi, hiçbir uluslararası endekse göre demokrasi olarak tanımlamak mümkün değil. Türkiye, artık demokrasinin alt tiplerinden biriyle değil otoriter rejimlerin alt tiplerinden biriyle tanımlanıyor. Literatürde yeni bir kavram olan ‘yarışmacı otoriterizm’ olgusuyla ifade ediliyor” dedi.

Türk Demokrasi Vakfı, yeniden yapılanmasının ardından ilk toplantısını “Türk Demokrasi Vakfı, Yeniden" başlığıyla bugün Ankara’daki bir otelde yaptı. Vakfın mütevelli heyetinde olan Serap Yazıcı, toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Türk Demokrasi Vakfı, 1987 yılında kuruldu. 1980’lerin Türkiye’si, asgari müdahale ortamında çoraklaşmış ve düşünce iklimi yönünden gerçekten kupkuru hale gelmiş bir Türkiye’ydi. Ve o tarihlerde ben de Türkiye’de 20’li yaşlarda bir doktora öğrencisiydim. Türk Demokrasi Vakfı, o tarihlerde dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen pek çok akademisyenlerini, politikacılarını davet ederek her cumartesi günü düzenlediği toplantılarla bizleri hasretini çektiğimiz o demokrasi iklimine kavuşturmayı gerçekten başardı.

“TÜRKİYE BUGÜN İÇİNDEN GEÇTİĞİMİZ SİVİL OTORİTERİZMİ DAHA ÖNCE HİÇ DENEYİMLEMEDİ”

Türkiye siyaseti, çeşitli aralıklarla askeri yönetimler nedeniyle kesintiye uğradı. Otoriterizmi, askeri müdahaleyi çeşitli biçimlerle deneyimledi. Ama Türkiye, bugün içinden geçtiğimiz sivil otoriterizmi daha önce hiç deneyimlemedi. Gezi parkı protestoların bastırılması sürecinde hukuk devletinden anayasal süreçte kopuş yaşadı. Ardından 15 Temmuz darbe teşebbüsünün bastırılması gerekçesiyle ilan edilen Olağanüstü Hal rejiminde evvelce hiç deneyimlemediği kadar ağır bir zulmü gördü.

“TÜRKİYE ARTIK YENİ BİR KAVRAM OLAN YARIŞMACI OTORİTERİZM OLGUSUYLA İFADE EDİLİYOR”

Anayasa değişikliğine Türkiye tanık oldu. Bu anayasa değişikliği, sistemimizi kökten değiştirdiği halde ne Meclis’te tartışılabildi ne de kamuoyunda tartışılabildi. Olağanüstü Hal rejiminin yarattığı otoriterizm anayasal olarak da kurumsallaşmış oldu. Bugün artık Türkiye’yi, hiçbir uluslararası endekse göre demokrasi olarak tanımlamak mümkün değil. Türkiye, artık demokrasinin alt tiplerinden biriyle değil otoriter rejimlerin alt tiplerinden biriyle tanımlanıyor. Literatürde yeni bir kavram olan ‘yarışmacı otoriterizm’ olgusuyla ifade ediliyor… Seçimler Türkiye için bir kader yolculuğu olacak. Ya otoriterizmin gerçek ve tam modeline sürekli bir yolculuğa çıkacak Türkiye veya otoriterizmle bağlarını kopararak yeniden demokrasiye ‘merhaba’ diyecek. İşte böylesi tarihi bir anda Türk Demokrasi Vakfı’nın yeniden hayata geçmesi hem büyük bir şans ve hem de gurur kaynağı… Ümit ediyorum ki Türkiye, sivil ve siyasal toplumun el ele vermesi suretiyle bugünkü otoriter karanlıktan kurtulabilir ve hepimiz demokrasiye yeniden merhaba demek imkanını bulabiliriz.”

Yorumlar (0)
21
parçalı bulutlu