Candan: ‘Artık 657 sayılı devlet memuru değil, Mustafa Kemal’in memuruyum mücadele bitmeyecek’

İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun Danıştay kararına rağmen Sinan Aygün'ün şikayeti sonucunda aldığı devlet memurluğundan çıkarma kararı Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’a, Çankaya Belediyesi’nde resmi olarak tebliğ edildi. Tebliği almaya giden Candan’ı Tüm Bel Sen üyeleri ve çalışma arkadaşları uğurladı. Uğurlamanın bina önünde olmasına müdahale eden polis, katılımcıları tartakladı.

Demokrasi 30.09.2022, 15:12
Candan: ‘Artık 657 sayılı devlet memuru değil, Mustafa Kemal’in memuruyum mücadele bitmeyecek’

İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun Danıştay kararına rağmen Sinan Aygün'ün şikayeti sonucunda aldığı devlet memurluğundan çıkarma kararı Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’a, Çankaya Belediyesi’nde resmi olarak tebliğ edildi. Tebliği almaya giden Candan’ı Tüm Bel Sen üyeleri ve çalışma arkadaşları uğurladı.

Çok sayıda vatandaşın, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve Mimarlar Odası üyelerinin olduğu karşılamaya polis izin vermedi. Çankaya Belediyesi önünde basın mensuplarının da görüntü almasını engellemeye çalışan polisle, vatandaşlar arasında arbede çıktı. Polisin engellemesi nedeniyle karşılama belediye binası içinde yapıldı.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, kentin talanına ve rantçılara karşı mücadelenin bitmeyeceğini vurgulayarak, “Bugünden itibaren 657 sayılı devlet memuru değilim. Bugünden itibaren yeminini ettiğim Mustafa Kemal’in memuruyum” dedi.

‘MÜCADELE BİTMEDİ’ MESAJI

Bu hukuksuz karardan sonra yargı sürecinin başlayacağını, bu ülkenin Cumhuriyet değerlerinin rantçılara kalmadığını bir kez daha göstereceklerini belirten Candan, “Belediyede işe başladığımda sendika kurulma mücadelesi devam ediyordu. Bizler her yerde eylem yapmış ve dostlarımızla bu süreci büyütmüş insanlarız. Bugün Tüm Bel-Sen ve dostlarımın beni uğurluyor ve Çankaya Belediyesi’nin binasını sloganlarla çınlatıyor olmamız bu mücadelenin bitmediğini gösterir” dedi. Katılanlara teşekkür eden Candan, bunun bir de dönüşü olacağını ve o zaman hep birlikte burada olacaklarını ifade etti.

‘HUKUK TERAZİSİNİ BOZDULAR’

Polisin sert müdahalesinin sorulması üzerine de Candan, “Kapıdaki görevliler, İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Kendi hukuksuzluklarının teşhir edilmesine izin vermemiş olabilirler. Bu ülkede zaten kimsenin hukuk ve can güvenliğinin kalmadığı dönemlerden geçiyoruz. Teraziyi bozdular, bu bozuk hukuk terazisi bir gün onları da tartacak farkında değiller” yanıtı verdi.

‘ONLARI RAHATSIZ ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Tüm Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt da yaptığı açıklamada, “Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bir teknik insan olarak başka hayatlar kurabilirdi, ama o Ankaralıların insanca yaşayabildiği bir kent için, kenti talan eden politikalara karşı itiraz etti. Bu itirazını meslek odası ile birlikte binlerce kez dile getirdi ve rahatsız oldular. Onları rahatsız etmeye devam edeceğiz. Bu bir başlangıç, buradan çıktığımız gibi adil ve bağımsız bir yargı kararıyla arkadaşımızı tekrardan buraya getirteceğiz. Kamu yararı mücadelesini hep birlikte yürüteceğiz” dedi.

Buradan, basın toplantısı için Mimarlar Odası’na geçildi. Basın toplantısına, Mimarlar Odası Ankara Şube ve merkez yöneticileri, Tüm Bel /Sen yöneticileri, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Kaplan ile çok sayıda vatandaş da katıldı.

‘KARARIN SİYASİ OLDUĞU ÇOK AÇIK’

Tezcan Karakuş Candan burada da bir konuşma yaparak, kararı “siyasi” olarak değerlendirdi.

“Sinan Aygün’ün şikayetiyle Çankaya Belediyesi’nin yetkisini gasp ederek Danıştay kararına rağmen memuriyetten ihraç kararının bugün tebliğini aldık. Bu kararın siyasi bir karar olduğu çok açık. Hukuken sakat bir karar, belediyelerin yetkisini gasp ederek personel üzerindeki etkisini gösteriyor” diyen Candan, tebligatı aldıklarını ve hukuki süreci başlatacaklarını da söyledi. Tüm Bel –Sen’in uğurlamasına teşekkür eden Candan, kararda imzası olan isimlere ilişkin de şunları söyledi:

“Bu karara imza atan 6 kişilik heyet içinde beni temsil eden bir tek sendika temsilcimiz Sevgi Karaduman var. Diğerleri 5 tane erkek. Biri Vali ve Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, kendisi aynı zamanda 24. Dönem AKP Milletvekili. Diğeri Mülkiye Müfettiş Kurulu Başkanı İbrahim Akın. Bu beyefendi eski Kırşehir Valisidir. Merkeze çekildi. Kırşehir Hükümet Konağı’nın arazisini TÜRGEV’e peşkeş çeken birisidir. Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak bunu yargıya taşıdık ve yürütmeyi durdurma kararı aldık ve mühürlendi. İbrahim Akın Mimarlar Odasının kamuoyuna teşhir ettiği bir isimdir. Bir diğer isim Personel Genel Müdürü Mehmet Fatih Serdengeçti. Ben belediyede çalışırken böyle bir isim duymadım, çünkü İçişleri Bakanlığı’nda çalışmıyorum, bu personel genel müdürü benden sorumlu olamaz. Diğeri ise İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Vekili Abdullah Korkmaz. Bu listeyi gördüğümüzde hukuk hizmetleri genel müdürünün farklı bir tavır içinde olabileceğini değerlendirmiştik. Özgeçmişini ve aldığı eğitimleri değerlendirdiğimizde hukuka uygun bir tavır alabileceğini düşünmüştük. Ancak o gün izinliymiş yerine genel müdür vekili baktı. Bir diğer isim ise İller İdaresi Genel Müdürü Selçuk Arslan, bu ismi ilk defa duyuyorum. Beş erkeğin verdiği bir karar, çocuklarının ve ailelerinin yüzlerine nasıl bakacaklar bilmiyorum ama bu isimleri biz unutmayacağız. Çünkü bozuk adalet terazisi bir gün onları da tartacak. Bu örnek bir dava olacağı için her aşamasını kamuoyuyla paylaşacağız.”

'KUYRUK ACILARI VAR'

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir de şunları ifade etti: “Bu haksız, hukuksuz ve vicdansız kararı kabul etmiyoruz. Adeta bir emsal dava olacak, şaşırtıcı bir karar, hukukun çiğnendiği bir karar. Bu kararın değişmesi ve düzeltilmesi için elimizden ne gelirse yapacağız, takipçisi olacağız. Hukuk er geç işleyecek, adaleti bu ülkeye eninde sonunda getireceğiz. Bu günler Türkiye tarihinde ve perde arkasında bu kararı kuranların alnında bir leke olarak kalmaya devam edecek. Çünkü kuyruk acıları var. TOGO kulelerinde var. Ankara’nın talan edilmesine karşı verilen mücadelede var. AOÇ’nin Atatürk mirasının yok edilmesinde, ayaklar altına alınmasında var. Ankara’nın akciğerlerinin talan edilmesinde var. Bunların da sembol ismi Tezcan Karakuş Candan. Bu kararla demokratik kitle örgütlerine, meslek örgütlerine, aykırı herkese parmak sallıyorlar. Gözdağı veriyorlar. Seçime giderken kendilerine göre bir mıntıka temizliği yapma gayretindeler. Bu kararı verenler bilsinler ki ne Candan, ne ekmeğinden edilen on binler, ne de bundan sonra iktidarın gazabına uğrayacak insanlar yılacak, yılmadılar.”

‘CESARETLE DOĞRULARI SÖYLEDİĞİMİZ İÇİN BEDEL ÖDETİYORLAR’

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen de ödedikleri bedellerin gün geçtikçe arttığına dikkat çekerek, “Bir nişane daha takmış bulunuyoruz” dedi. Sinan Aygün’e; “Mutlu mu şimdi? Cebine giremeyen paraların bedelini bir şekilde ödetmiş mi oldu, nasıl hissediyor?” diye soran Nihal Evirgen, “Bunca çürümüşlüğün içinde TMMOB bağlı odalarımız ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi her şeye rağmen cesaretle doğru olanı söylemeye devam ediyor. Bunun bedelini ödüyoruz. Dışarıda bizlere karşı polisin müdahalesi ve gördüğümüz muamele tam da bu yüzden. Toplumun hakkını savunduğumuz, eğitimini aldığımız mesleği gerçekten halk yararına kullanmayı seçtiğimiz için… Bugün çocuğunun kırtasiye masrafını karşılamayan aileler varken, ekonomik sıkıntılar ve gıda pahalılığı nedeniyle çocuklar gelişemezken, Sinan Aygün gibiler haksız kazançlarını ceplerine doldurmak için bize bedel ödetmeye çalışıyorlar. Taktığımız nişaneler ve ödediğimiz bedeller görünen o ki bu düzende bitmeyecek ama elbet hesabını soracağız. Hem içerde 18 yılla yargılanan arkadaşlarımız elbet serbest kalacak, hem de Ali Atakan ve Tezcan karakuş Candan işlerine geri dönecek, bizler de elbet terör örgütü propagandası yapmaktan yargılandığımız davadan beraat edeceğiz. Güzel günleri de birlikte elde edeceğiz. Bu çürümüşlüğe rağmen iyiliğe ve güzelliğe inanan insanlar hiç de az değil. Gittiğimiz her yerde gördüğümüz destek toplumun vicdanında bu kararların kabul görmediğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

Diğer konuşmacılar da mücadelenin süreceği ve Candan’ın yanında oldukları mesajlarını verdiler.

Yorumlar (0)
GazetelerTümü