7 muhalefet partisi toplumu kendi hakikatini kurmaya çağırdı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) çağrısıyla bir araya gelen Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Halkevleri ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun (SMF), oluşturduğu 7’li oluşumun düzenlediği, “Geleceğin Türkiye’si için Hafıza, Hakikat ve Hesaplaşma Konferansı”nın son bölümünde kürsüye çıkan parti başkanları, toplumu, kendi hakikatını kurmaya çağırdı.

Demokrasi 05.06.2022, 22:44 05.06.2022, 23:09
7 muhalefet partisi toplumu kendi hakikatini kurmaya çağırdı
© Haber/fotoğraflar: Burcu Yıldırım

7 muhalefet partisi, yaşanılan düzenin hakikatinin baskı ve şiddet politikalarıyla ve tüm çıplaklığıyla gözler önünde olduğunu ifade etti. Ortak bir bildirge yayımlandı. Toplum, hakikatini bilmeye, hafızasına sahip çıkmaya ve yenisini kurmaya davet edildi.

Türkiye’nin geleceği için Hafıza Hakikat Hesaplaşma Konferansı, 7 muhalefet parti başkanının Hesaplaşma’ya ilişkin konuşmalarıyla İMO Kültür ve Kongre Merkezi'nde sonlandı. 7 parti yöneticisi, iktidarın ve sermayenin baskıcı politikalarına karşı seçimi işaret etmek yerine halkı bulundukları her alanda birlikte mücadele etmeye çağırdı. Yayınlanan ortak bildirgede de toplumun hafızasına kazınan katliamların, ihmallerin, hukuksuzlukların unutulmadığı vurgulanarak 'Yüzleşmeye, sorumlulardan hesap sormaya ve kol kola girmeye davet ediyoruz. Hafızamızı ortaklaştırırsak, hakikati dile getirirsek, hesabını birlikte sorarsak, mücadele edersek değiştirebiliriz, düzeltebiliriz" denildi.

'HEPİMİZ İÇİN TARİHİ BİR SORUMLULUK'

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: Türkiye, tarihine baktığımızda travmatik deneyimler yığını ile karşı karşıya olan bir ülkedir. Büyük acılar yaşandı ama gerçekliğin hikayesinin anlatılmasına izin verilmedi. Mağdurları sesini kısmak ve kendi dar dünyalarında kaderlerine razı olmaya mecbur etmek asıl hedeflenendir. Bütün bu acıları yaşamak zorunda kalan toplum kesimleriyle hakikati buluşturmak zorundayız. Asıl hedefimizin ne olduğunu burada çok daha iyi görebiliriz. Eğer bunu başarabilirsek inanın bu söylediğim sistem dönüşümü düzen değişikliğini de sağlar. Adaleti her alanda aramaktan vazgeçmemeliyiz. Bütün bu adaletsizliklerin temelinde bir sistemin, bir düzenin yattığını da görmeliyiz. Bu acıları kendi döneminde yaşatmış, eskileri de gayet memnuniyetle kabullenmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu iktidara karşı mücadele, hafızanın unutmaya karşı mücadelesidir. Hakikat acıdır. Ama susmak öldürür. Susmamalıyız. Hakikatleri mutlaka dile getirmeliyiz. Hakikati tek başımıza kalsak da dile getirmeliyiz. Şimdi biz bütün bu gücü, bütün bu acıları, hepsini birleştirme, siyasi bir projeye, siyasi bir birlikteliğe ortak mücadele konusuna evirme göreviyle karşı karşıyayız. Bu görev hepimiz için tarihi bir sorumluluktur, geçmişe karşı, bugüne ve geleceğe karşı.

'HALK ÖZNE OLURSA HESAPLAŞMA OLUR'

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Başkanı Erkan Baş: Halk özne olursa hesaplaşma olur. Artık birbirimize AKP’nin ne yaptığını değil, ne yapacağımızı konuşalım. Bunların yönettiği ülkede her gün büyük kayıplar yaşıyoruz. Bu konferansın önemli noktası sadece seçim meselesi değil, yeni bir yüzyıla adım atmak tartışılıyor. Biz bunun için örgütleniyoruz. Hesaplaşmadan kastedilen şey budur.

'HESAPLAŞMA ORTAK DEĞER KURMAKTIR'

Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk: Halk sokaklardayken bu sömürü düzeni o kadar rahat edemiyor. Bu hafızayı tazelerken politik bir kavgayı da yürütüyoruz. Sömürü düzenini ortaya çıkarmaya çalışanlar ve buna yılmayan bizler, tam da bu yüzden kuşatmayı kırmak için yüzleşmemiz lazım. Hesaplaşma gelecekle ortak değer kurmaktır. Bugünü kurtarmak değil, yarını yeniden kurmaktır.

HEDEF EŞİTSİZLİK

Emekçi Hareket Partisi (EHP) Sözcüsü Özge Akman: Bizler hesaplaşmanın nasıl olacağını konuşmaya ihtiyacı olanlarız. Ben hesaplaşmanın aslında tüm eşitsizliği önümüze hedef koymak olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki görev, mücadelede birlikte yürüyeceğimiz yolu var etmektir.

'KRİTİK EŞİKTEYİZ'

Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüsü Perihan Koca: İktidar sona doğru yaklaşmış durumda, kaybettikçe halka hakaret ederek sertleşiyorlar. Düzen güçleri, semaya partileri halkın olmadığı bir seçeneği hepimize dayatmaya çalışıyor. Halk güçlerinin arayışı, bir biçimde bu gidişata 'hayır' dediği kritik eşiğin içindeyiz. Halka güç ve güven veren politik güç merkezini halkla birlikte kurmak zorundayız. Suç iktidarı ile hesaplaşmak zorundayız.

'KENDİ SEÇENEĞİMİZİ ORTAYA ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ'

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan: Kendi seçeneğimizi ortaya çıkarmak zorundayız. Güvenceli gelecek, demokrasiyi güvence altına alan bir siyasi rejim istiyoruz. Egemen olanın seçeneklerine mecbur kalmadan, kendi seçeneğimizi yaratacak bir güce ihtiyacımız var. Bu yıkıcı düzene son vermek ve halkın iktidar olduğu bir düzen kurmak ihtiyacımız olan. Emek hareketinin, işçilerin mücadelesi yeniyi kuracaktır bu inançla hepinizi selamlıyorum.

'UNUTMUYORUZ DEĞİŞTİRMEYE DAVET EDİYORUZ'

Konuşmaların ardından 7 siyasi parti ve kurumun ortak bildirgesi okundu. Bildirgede şu ifadeler yer aldı:

“Hatırlıyoruz. 301’i Soma’dan, 100’ü Ankara’dan, 34’ü Roboski’den, 33’ü Van’dan, Sivas’tan. Hatırlıyoruz.

Haziran’ı Berkin’den. Temmuz’u Oğuz Arda’dan. Eylül’ü Ceylan’dan. Ekim’i Veysel’den. Kasım’ı Uğur’dan. Cumartesileri Dilek’ten, Davut’tan, İlyas’tan ve gözaltında kaybedilen daha nice çocuktan.

Hafızamızda, unutmuyoruz. Gözlerimizi kapatmıyor, kulaklarımızı tıkamıyor, yüzümüzü çevirmiyoruz. İçinde yaşadığımız düzenin hakikati tüm çıplaklığıyla karşımızda.

Bu, emekçiyi sömürüp sırtına basarak zenginleşen sermayenin hakikati. Kadınları sömüren, ezen, taciz eden, katleden ataerkinin hakikati. Kürdü ikinci sınıf sayıp hakkını gasp eden ırkçılığın hakikati. Aleviyi, inançsızı, kendinden olmayanı eşit saymayan mezhepçiliğin hakikati. Özel harbiyle, kontrgerillasıyla, mafya ve çeteleriyle devletin hakikati. Katili, hırsızı koruyup, mağduru, mazlumu gadre uğratan adaletsizliğin…Başka halkların topraklarına göz koyan yayılmacılığın ve savaşın…Kentlerimizi ve doğayı tüm canlılar için yaşanmaz kılan yağmacılığın…

Toplumu eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve çalışma haklarından mahrum bırakan piyasacılığın hakikati.

Davet ediyoruz. Geçmişi hatırlayıp, geleceği değiştirmeye… Hakikati bilip, yenisini kurmaya…Yüzleşmeye, sorumlulardan hesap sormaya ve kol kola girmeye davet ediyoruz. Biz yapacağız, siz izleyin demiyoruz.

Hafızamızı ortaklaştırırsak, hakikati dile getirirsek, hesabını birlikte sorarsak, mücadele edersek değiştirebiliriz, düzeltebiliriz. Emek için, adalet için, eşitlik için, özgürlük için, barış için, demokrasi için bir oluyoruz, birlik oluyoruz.

Geleceğin Türkiye’sini birlikte kuruyoruz.”

Yorumlar (0)
16
parçalı az bulutlu