Yargı, Atatürk Orman Çiftliği tarihi SİT alanında emniyet hizmet binası yapılmasına geçit vermiyor

Ankara 10. İdare Mahkemesi, Atatürk Orman Çiftliği’nde emniyet hizmet binası yapımına ilişkin plan değişikliğinin yürütmesini durdurdu.

Çevre 24.11.2022, 16:23 24.11.2022, 16:38
Yargı, Atatürk Orman Çiftliği tarihi SİT alanında emniyet hizmet binası yapılmasına geçit vermiyor

Ankara 10. İdare Mahkemesi, Atatürk Orman Çiftliği’nde emniyet hizmet binası yapımına ilişkin plan değişikliğinin yürütmesini durdurdu. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, AOÇ’de farklı parsel ve adada emniyet hizmet binası yapımına ilişkin plan değişikliğini daha önce de iptal ettirmişti.

Ankara 10. İdare Mahkemesi de, Atatürk Orman Çiftliği, tarihi SİT alanında resmi kurum yapımına (emniyet hizmet alanı) izin vermedi. Yine Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin açtığı dava sonucunda Ankara 10. İdare Mahkemesi, 21.01.2022 tarih ve 2630858 sayılı Olur ile onaylanan Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Orman Çiftliği Mahallesi, 8619 ada 6,7,8 parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda resmi kurum alanı (emniyet hizmet alanı) amaçlı 1/10000 koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin yürütmesini durdurdu.

SARAY’IN KAÇAKLIĞININ ALTI ÇİZİLMİŞTİR’

Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “AOÇ’yi talanda ısrar edenler, hukuka aykırı yapılan Kaçak Saray’ın korunması için, emniyet hizmet binası yapmak için farklı parsellerde plan değişikliğine gittiler. Açtığımız davalar sonucunda yargı bunları iptal etti. Son olarak Ankara 10. İdare Mahkemesi de, tarihi sit alanlarında kamu kurumu alanı yapılamayacağı gerekçesi ile telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Yargının bu kararı gerekçelendirmesi ile Kaçak Saray’ın bir kez daha kaçak olduğunun da altı çizildi” değerlendirmesi yaptı.

Candan, yargının bu kararının da, sarayı kaçak hale düşüren 1700 sayılı ilke kararı ile gerekçelendirdiğini hatırlattı. Candan, “Yargı kararlarının ilke kararlarına atıfta bulunması, Atatürk Orman Çiftliği alanlarında yürüttüğümüz bütünlüklü hukuk süreci için büyük önem taşımaktadır. AOÇ’de Atatürk’ün şartlı bağışına aykırı olarak yapı inşa edilmesinin hukuksuzluğu bir kez daha ortaya koyulmuştur” dedi.

TARİHİ SİTLER, KORUMA VE KULLANMA KOŞULARI

Tezcan Karakuş Candan mahkeme kararına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:

“AOÇ koruma 2863 sayılı Kanunun 51. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca tarihi sit alanlarının korunmasına ve kullanılmasına yönelik işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek amacıyla 16/01/2014 tarihli, 271 sayılı ‘Tarihi Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı alınmıştır. Sözkonusu ilke kararının (a) bendinde, ‘Milli Park bulunan yerlerde uzun devreli gelişim planı, milli park bulunmayan yerlerde alanın tarihi ve kültürel değerlerini koruyan koruma amaçlı imar planları ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları ve kamu hizmet yapıları dışında, bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağı’ düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu ilke kararının ‘kamu hizmet yapıları’, ‘koruma amaçlı imar planları onaylanmadan’ ibarelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 6. Dairesinin 21.10.2020 tarih ve E:2020/8233, K:2020/9849 sayılı kararı ile bahse konu ibarelerin iptaline hükmedildiği, temyiz talebinin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11.10.2021 tarih ve E:2021/209, K:2021/1718 sayılı kararı ile reddedilerek kararın onandığı görülmektedir.

Bahse konu Danıştay kararı gereğince, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca tarihi sit alanlarının korunmasına ve kullanılmasına yönelik işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek amacıyla bu kez 11/03/2021 tarih ve 1700 sayılı ‘Tarihi Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları’ İlke Kararı alınmıştır. Alınan bu kararda; ‘a) Milli Park bulunan yerlerde uzun devreli gelişim planı, milli park bulunmayan yerlerde alanın tarihi ve kültürel değerlerini koruyan koruma amaçlı imar planları ilgili koruma bölge kuruluna uygun görülünceye kadar zorunlu altyapı uygulamaları ve bu uygulamalar kapsamında yapılacak olan resmi kurum yapıları dışında bitki örtüsünü, topografik yapıyı, siluet etkisini bozabilecek, tahribata yönelik hiçbir inşai ve fiziki uygulamada bulunulamayacağına’ şeklinde düzenleme yer almaktadır. Tarihi sit alanlarında koruma amaçlı imar planları ilgili koruma bölge kurulunca uygun görülünceye kadar kamu hizmet yapıları yapılabilmesine olanak sağlayan 16.01.2014 tarih ve 271 sayılı ilke kararının Danıştayca iptali üzerine Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 11.03.2021 tarih ve 1700 sayılı ilke kararı ile kamu hizmet yapıları ibaresinin metinden çıkarıldığı görülmektedir”

Yorumlar (0)