12.05.2022, 00:07

Bakana açık mektup

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum,

Sayın Bakan,

Malumunuz olduğu üzere “Yeşil Ordu”nun “Yeşil Fatsa” ilçesinde yaklaşık 8 yıldır faaliyet gösteren siyanürlü altın madeni bölgeye zehir saçmaya devam etmektedir. Birinci ÇED süresi dolan ve bakanlığınıza ikinci ÇED başvurusu yapan siyanürlü maden kapasitesini iki katına çıkarmayı ve Fatsa’nın tepesine 50 metre derinliğinde 2-3 milyon metreküplük bir zehir barajı inşa etmeyi planlamaktadır.

Buna izin vermeyiniz. Bütün Fatsalıların ve bütün Orduluların isteği budur Sayın Bakan.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eylül 2021’de New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamanın ardından, Ekim 2021’de Paris İklim Anlaşması TBMM’de onaylandı. Siz de “Yeşil Kalkınma Devrimi” ilan ederek Türkiye’nin karbon azaltımı için atacağı adımları açıkladınız.

Sayın Bakan,

Dünyamız “küresel iklim krizi” gibi ağır bir hastalık geçirirken, bugün en değerli varlıklarımız ormanlarımız, tarım topraklarımız ve su kaynaklarımızdır. Tüm dünyada bilim insanları yıllardır bu konuda bütün ülkelere uyarı üzerine uyarılar yapıyor. Hal böyleyken, Türkiye’nin can damarı olan Karadeniz bölgesinde kestane bal ormanları ve fındık bahçeleri kesilerek, su kaynakları acımasızca zehirlenerek açılan siyanürlü bir altın madeni halen çalışmaktadır.

Sayın Bakan,

Ukrayna savaşı bize bir kez daha gösterdi ki tarım topraklarımız, su kaynaklarımız, ormanlarımız olmadan ayakta kalamayız. Karadeniz bölgesi aşırı ağaç kesimi, bilinçsiz tarımsal faaliyetler ve düzensiz yapılaşma nedeniyle zaten sorunlar yaşayan bir bölgemizdir. Ancak Ordu’nun yüzde 74’ünün, Fatsa’nın ise yüzde 92’sinin maden bölgesi ilan edilmesi bir katliamdır. Üstelik Yeşil Ordu bölgesinde dünyanın en tehlikeli madenciliği olan siyanürlü altın madenciliği yapmak, ekokırımın zirvesidir. Karadeniz Çernobil felaketini en derinden yaşadı. Kanserden binlerce insanını kaybetti ve kaybetmeye de devam ediyor. Şimdi yeni Çernobilleri getirip Karadeniz’in kalbine saplamayın. Bugün siyanürlü altın madenlerinin ortaya çıkardığı atıklar, nükleer reaktör atıklarıyla eş tutulmaktadır.

Bugün hiçbir parti ayrımı yapmadan tüm Fatsalıların ve tüm Orduluların şiddetle karşı olduğu bu siyanürlü madenin çalışmaya devam etmesi demek, ilk etapta iki köyümüzün haritadan silinmesi, yani aileleriyle birlikte 1000 kişinin yerinden yurdundan edilmesi anlamına geliyor.

Bilim insanlarımızın hazırladığı bir rapor ortadayken, hatta maden şirketinin kendi hazırladığı ÇED raporundaki verilerde bile bölgedeki zehirlenmeler açıkça beyan edilirken, bu yıkımın iki katına çıkarılması kabul edilemez.

8 yıllık çalışması sonucunda bölgedeki toprak ve suların zehirlendiği ve bölgedeki köylerde heyelanların yaşandığı kanıtlanmış bir gerçektir. AFAD bölgedeki köylülerimizin evlerini boşaltmasını istiyor ama her nedense sorunların kaynağı olan madene tek kelime etmiyor.

Sayın Bakan,

27 Nisan’da Ankara’da bakanlığınızda yapılan İDK toplantısında tüm Fatsalıları ve Orduluları memnun eden bir karar verilmiş ve siyanürlü maden şirketinin isteği olan ikinci ÇED raporu onaylanmamıştır. ÇED süreci durdurulmuştur.

bölge halkını mutlu eden bu kararın üzerinden iki hafta geçmiş olmasına rağmen henüz bakanlığınız tarafından yazılı bir açıklama yapılarak, ÇED’in nihai durumu açıklanmamıştır. Bizler, bölgeye daha fazla yıkım, ölüm ve zehir getirecek, “Yeşil Fatsa”nın idam fermanı olacak bu ikinci ÇED’in reddedileceğine inanıyoruz.

Ancak bize ulaşan bazı duyumlara göre şirket hatırlı kişileri devreye sokarak ve bazı kurumları etkileyerek ÇED’in onaylanması için yoğun bir kulis faaliyeti içindedir.

Lütfen Sayın Bakan, Fatsa’nın ve Ordu’nun ekokırıma uğratılması; ormanlarının, fındık bahçelerinin yok edilmesi, su kaynaklarının zehirlenmesi Türkiye’yi de yıkıma uğratır. Yüz binlerce insanın hayatı ve geleceği bakanlığınızın vereceği karara bağlı.

Yeşil Orduyu çöle çeviren, fındık bahçelerini ve kestane ormanlarını yok eden bir Çevre Bakanı olarak tarihe geçmeyiniz...

Saygılarımızla…

Yorumlar (0)
15
parçalı bulutlu